Seattle’ın Suratsız Sesi: DAMIEN JURADO
Utkan Çınar
Kariyerine Sub Pop plak şirketinde başlamış Seattle’lı bir müzisyen dediğimizde bu müzisyenin Seattle kaynaklı grunge ve indie kollarından yetiştiğine emin olabiliriz. 17 yıllık kariyerinde 11 albüme imza atmış önemli bir şarkıyazarı olan Damien Jurado bu etkileri yıllar içinde hissetti ama artık müzik tarihine kendi özgün imzasını attığı albümler yayınlıyor. Son albümü Brothers and Sisters of the Eternal Son (dindar bir yanı da var kendisinin) yayınlanmışken, biz de bu albüme ve onun kariyerine bir bakış atalım dedik.
Jurado’nun Grunge’ın kendisini çok da etkilemediğini söylemesine (“Pearl Jam ve Alice In Chains hiç Seattle’da çalmadı ki!”) şaşmamalı ama Nirvana’nın hayaleti ilk çalışmlarında duyuluyor. Gene de Jurado’nun ilk albümü Waters Ave S, bir yandan Weezer ve Dinosaur Jr. etkilerini hissettirerek ama Jurado’nun kariyerindeki tüm albümlere koyacağı akustik damarlarla, değişik ama yol kat etmesi gereken bir sanatçı olduğunu anlatıyordu. 2000’deki 3. çalışması Ghost of David gayet ekstrem bir lo-fi albümüydü. Bunu yapabilmesinin meyveleri ise daha sonra gelecekti. Bir sonraki çalışma Pixies etkili I Break Chairs, Sub Pop’la yayınladığı son albüm olurken bir daha çok fazla sularına girmeyeceği bir tarzla da ilişkisini kesmiş oluyordu. Americana’nın yolları taşlıydı...
Indie kafasının folk’a ve country’e yansıması hep iyi oldu. Secretly Canadian’dan çıkan ilk albümü Where Shall You Take Me? sadece Sub Pop ile değil ‘90’larla da bağını koparmaya çalışacağını kanıtlıyordu. Ryan Adams-Sparklehorse kırması gibi duran bu albümden sonra benim de onunla tanışacağım And Now That I’m in Your Shadow ile artık tanınmaya başlıyor ve özgünlüğüne doğru dev bir adım atıyordu. Sounduna yeni tatlar eklediği ve minimalizminden her çıkma çabası başarıyla sonuçlanan albümden sonra zirvelerinden biri daha Caught in the Trees ile geldi. Gene Pixies tadlarıyla açılan albüm “Best Dress”, “Sheets” gibi gayet basit ama kuvvetli şarkılarla da kendini gösteriyordu.
Indie ve folk ortamlarında iyi, popüler bir isim olduktan sonra 2010’lu yıllar Damien Jurado’nun yeni deneyimlere doğru yol aldığını müjdeledi. Gene bir Secretly Canadian sanatçısı olan egzantrik isim Richard Swift’i prodüktörü tayin etti ve son 4 senede 3. albümleri oldu Brothers and Sisters of the Eternal Son. 2010’da Saint Bartlett ile başlayan bu üçlemeyi beraber düşünmeli. Wilco ile çalmışlığı, 2011’den beri The Shins üyesi, alternatif alemlerde adını duyurmuş bir prodüktör ve kendisinin de enteresan albümleri olan Swift’in getirdikleri Jurado ile çok iyi kaynaştı. Ve kendilerine özgü bir sonik ortam yaratmayı başardılar. İşleri akustik tutup And Now That I’m in Your Shadow’daki “temizliğe” yüz vermemeleri ve gidişatı bu gayet canlı tınlayan kayıtlarla kotarmaları 2012 yılında yayınladıkları Maraqopa ile en iyi albümünü kıvamını yakaladı. “Nothing Is The News” gibi bir saykodelik folk harikasıyla başlayan albüm Jurado’nun her zaman yaptğı gibi farklı birçok türü bir potada eritmek konusundaki şöhretini sağlamlaştırıyordu.
Yeni albüm Brothers and Sisters of the Eternal Son çıkalı daha çok az zaman oldu. Ama hemen gene saykodelik izlerin kendilerini belli ettiğini görüyoruz. Göbek adını The Shocking Blue’nun “Venus”ünden alan ilk 45’lik “Silver Timothy” ve son yıllarda güçlenen folk müziğin ‘70’leri belki orijinalinden daha iyi şekilde keşfetmesinin de akıllıca örnekleri var bu albümde. Tabii ki zaman istiyor her iyi albüm gibi. Sarkastik not: Swift kafasını çok karıştırmasın başka şey istemez. Şarkılardaki, Hristiyanlık dinine yaklaşım da dikkat çekici. Haliyle uzmanı olmadığım bu konu hakkında Fleet Foxes’dan tanıdığımız ve Father John Misty adıyla müzik yapan J. Tillman’a bırakabiliriz sözü: “...Damien Jurado kendi İsa’sını yaratmış çünkü bir Damine Jurado albümü güzel bir İsa’ya ihtiyaç duyar. Benim tanımadığım, sıradışı bir uzay İsa’sı bu. İsim aynı, betimleme aynı ama yeniden doğmuş. Evet, sanki İsa yeniden doğmuş gibi. Bu albüm böyle tınlıyor... İsa kafayı yemiş ve ben Damien’ın Amerika’sında yaşamak istiyorum.”
Şöhreti iki ucu keskin bıçak olarak tanımlayan Jurado’yu bazen The Eels’in kralı Mark Everett’in nemrut haline benzetiyorum. Plak şirketini paylaştığı Songs: Ohia’nın moderni gibi (nur içinde yatsın.) O her albümünde üzerine uğraşılmış bir iş yapacağından emin olduğunuz şarkıcı/şarkıyazarlarından biri. Yeterince tanınmadığına katılarak yeni başlayanlar için elinizin altında gayet iyi albümler var demek isterim…
khgv@hotmail.com