Ayna ve Bathory


Burak Bayülgen
Güvenli attığım tüm adımlar artık arkamda herhangi bir iz bırakmasalar da, bir gün güzelliğin ve gençliğin bayrağını ben taşıyacağım; tüm gardiyanlarım istifa etse de ve soğuk gecelerin anıları halen yer etse de etrafıma baktığım her yerde...
 
O an, tüm korkularım yükselecek yükselebildiği kadar, bir gülümsemenin derinliklerine gömülsünler diye. Yaşayan dünya gözyaşlarını çatırdatırken pencerelerde, ben ebediyen genç ve güzelim.
 
Halen kemiklerime kadar ürperiyorum. Gençlik ve güzellik kalbe ve tüm tahtlara bahşedilmiş en büyük keşif. Buzlarla ovulmuş kara daireler, elmaların yetiştiği bahçeler... Tehlikeli ama bir kez daha baştan çıkmak istiyorum sonuçlarını bilmeme rağmen.  
 
Reddedemiyorum hiçbirini: gücü, gençliği ve öngörülerimi; en önemlisi irademi... İrademin artıklarını ruhumun köklerine inebilmek için gömmem mi lazım ille de bir yerlere?... Dünyaya emretmek istiyorum tüm irademle bana daha dostane davranması için ki hiçbir idol beni yerle bir edemesin.                           
Maksadımın çok ötesine geçtim; o korkunç anların düşüncesinden bile daha çıplak ve kırılganım. Bir şimşek lazım beni diriltmek için yeniden. Ne güzel bir mezar burası!...
 
Yineliyorum. Tehlikeli ama son bir kez daha baştan çıkmak istiyorum ve en büyük zenginliği şu aynaya bakarak görüyorsam eğer, dünya beni mazur görsün. burakbayulgen@gmail.com