1, 2, 3 ve Daha Fazla Talk Talk
Saffet Sözen
Scott Walker 30th Century Man belgeseli şöyle başlar: Sanatçının ‘60’lardan bir klibi gösterilir ve ardından stüdyoda çekilmiş yeni tarihli bir görüntüye geçilir. Yumrukla yapılan ritmik vuruşların çiğ bir ette çıkardığı ses kaydedilmektedir. Dış seste ise şunu duyarız: “Annelerin favorisi sevimli adam Walker, nasıl oldu da böyle bir şeye dönüştü?” Talk Talk ve solist Mark Hollis’in müzikal çizgisindeki gelişim ve dönüşümün benzerliğinden söz edilebilir. 1982 yılında Duran Duran’ın alt grubu olarak müziğe başlamış ve kırkbeşlikleri Atlantik’in iki yakasında da listelere girmiş, gelecek vaat eden Talk Talk da birkaç yıl içinde avangard albümler yapan bir topluluğa dönüşmüştü. Bir yıl boyunca, terk edilmiş bir kilisede onlarca akustik enstrümanla yapılmış emprovize kayıtlardan doğan albüm Spirit Of Eden, popüler müziklerin popüler yayıncısı EMI’ın kalbine inecek kadar avangard bir çalışmadır. Hollis ve arkadaşları albümlerin stüdyo ortamında yaratıldığı ve tekrarlanamayacağı gerekçesiyle konser vermeyi de durdurur. Plak şirketi zarara uğradığı gerekçesiyle topluluğa dava açar. Buna karşılık Talk Talk da izinsiz remiks albümü bastıkları için EMI’yı mahkemeye verir. 1991 yılında yeni plak şirketi Polydor’dan çıkan albüm Laughing Stock grubun baş döndürücü müzikal yolculuğunun sonu olur.Geçtiğimiz birkaç ay boyunca Talk Talk cephesinden yeni haberler geldi. Eski Depeche Mode üyesi Alan Wilder’ın ön ayak olduğu Spirit Of Talk Talk tribute albümü ve kitabı yayınlandı önce. Albüm, yersiz kullanımıyla literatüre giren zorlama post ön takısı altında toplanmış yeni kuşak rockçuların çoğunluğu oluşturduğu otuz şarkılık bir saygı sunuşu. (Post-modern kavramına daha tam alışamadık post-rock ne allasen?) Kolektif bir çalışmanın ürünü olan kitap ise tam bir Talk Talk arzu nesnesi. The Go Betweens biyografisiyle hatırladığımız gazeteci Chris Roberts imzalı ayrıntılı bir biyografi, James Marsh’ın grup için tasarladığı nefis görseller ve uzun bir Hollis ropörtajı 200 sayfalık kitabın önemli bir kısmını oluşturuyor. İlk yayınlandığı 1991 yılında sadece İngiltere’de bir milyon satmış Natural History 1982-1991 toplama albümü, gruba ait tüm video klipleri içeren DVD ekstrasıyla tekrar basıldı. Hemen arkasından da solist Mark Hollis, parça seçimi ve sıralamasını kendinin yaptığı Natural Order: 1982-1991 toplamasını yayınladı. Boss isimli TV dizisi için bestelediği 55 sn.’lik müzik ise sanatçının 1998 tarihli solo albümden sonra yayınlanan ilk çalışması oldu.
ÇIĞLIKLAR ve FISILTILAR
Talk Talk – Live At Montreux DVD 1986
Colour Of Spring albüm turnesindeki topluluk gücünün ve popülerliğinin zirvesinde. Konser kadrosuna katılan yeni isimlerin klavye ve perküsyonuyla şarkılar almış başını gitmiş. Yüzüne dökülen sarı saçları ve kara gözlükleriyle solist Mark Hollis Araf’ta acı çeken Dante kahramanları gibi. Eşsiz ve benzersiz, bilindiği gibi tanrısal bir kavram ve kullanırken çok dikkatli olmak gerekiyor ama Hollis’in sesi için daha başka ne söylenebilir ki? 2008 yılında DVD olarak basılan kayıt parça parça internetten de izlenebiliyor. Popüler müzik tarihinde verilmiş bu uzak ara en güzel konser şimdi değilse de gelecekte müzelerde sergilenen büyük bir sanat eseri olacak.
‘O’rang – Herd Of Instinct LP 1995
Talk Talk üyeleri basçı Paul Webb ve davulcu Lee Haris’in doğaçlamaya dayalı deneysel albümleri, İngiliz müzik basını ve özellikle The Wire dergisi tarafından çok beğenilmişti. Misafir sanatçılar arasında yer alan Bark Psychosis gitaristi Graham Sutton, tüm post-rock janrı adına Talk Talk’a olan saygılarını iletme fırsatı buldu.
Mark Hollis – Mark Hollis LP 1998
Sessiz, daha sessiz ve en sessiz. Yedi yıl aradan sonra çıkan ilk Mark Hollis albümü tüm eleştirmenlerce Laughing Stock’un devamı niteliğinde bir minimalist müzik başyapıtı olarak selamlanmıştı. Albüm baştan sona tek mikrofonla kaydedilmiş gibi. Arkada ne olup bittiğini duyabilmek için sesi iyice açıp müziğe dikkat kesilmek gerekiyor. Son Talk Talk albümünü yayınlayan Polydor’la yapılmış iki albümlük anlaşma bu çalışmayla sona ermiş oldu. Mark Hollis bir sonraki muhtemel albüm için şarkı formunda olmayan, klasik müzik sınırları içinde piyano ile yapılmış besteler olacağını söylüyor.15 sene oldu, hâlâ bekliyoruz.
Beth Gibbons & Rustin Man – Out Of Season LP 2002
Portishead solisti Beth Gibbons ve Rustin Man adını kullanan Talk Talk basçısı Paul Webb’in ortak çalışması, 2000’lerde yayınlanmış en iyi albümler arasında gösteriliyor.
Mini Talk Talk Dinleme Rehberi
Akıl baliğ olması şart. Batılı ülkelerde onlu yaşların başı demek olan bu dönem bizim coğrafyada yirmilerin sonu demek çoğu zaman. Dolayısıyla kronolojik takip yerinde bir seçim olabilir. Yirmilerin ilk yarısına “The Party’s Over” ikinci yarısına “It’s My Life” yakışır. Otuzlu yaşların albümü hiç şüphesiz Colour Of Spring’dir. Spirit Of Eden ve Laughing Stock albümlerini zor beğenir 40+ huysuzluk çağlarına bırakmak gerekiyor.
Mark Hollis konuşuyor:
- Bir nota çalmasını öğren, iki nota çalmadan önce. Çalmanı gerektirecek neden yoksa o bir notayı da çalma.
- Bisiklet Hırsızları ve Cennetin Çocukları’nı anlatım açısından ele aldığınızda yeni hiçbir şey yoktur belki ama duygusal bir bakış açısı filmlerin ne kadar dolu ve heyecan verici olduğunu söyleyecektir. Sanırım müzik de öyle. Nerede ve ne zaman yapıldığından bağımsız olarak var olabilen özgün bir albüm yapmaya çalışmak.
- Her zaman olduğu gibi sessizlik sahip olduğumuz en önemli şey. Bir nota iki notadan daha iyidir. Ruh her şeydir, teknik daima arkasından gelir.
- Her albüm bir öncekinin önüne geçmeyecekse yeni bir albüm kaydetmek ne kadar anlamlı olabilir ki?
- Albümü bitirdiğin noktada yapılabilecek her şeyi yapmış, söylenebilecek her şeyi söylemişsin zaten. Ertesi gün kalkıp yeni bir tanesine başlamak en son yapmayı düşündüğüm şey şu dünyada.
- Yeni bir albüm için bir yedi yıl daha mı bekleyeceksin? Cevap vermem imkânsız. Bildiğin gibi Spirit Of Eden’ı ve sonra Laughing Stock’u yaparken her seferinde bunun son albümüm olduğuna ikna olmuştum. Bildiğim tek şey piyanoyla beste yapmaya devam edecek oluşum. Notaların rezonansıyla oynayarak mutlak bir masumiyeti bulmaya çalışıyorum.