Kılavuzu Karga Olanın
MERCEK
Rüzgâr Şiir Yaşam VIII – Kolektif
Hakan Orman’ı kaybedeli 1 yıl oldu. Düşününce gelmiş geçmiş en hızlı yıldı sanki. 1 yıldır bir sürü rakı içildi buruk buruk. Ekşi elma daha ekşi geldi onsuz. Yokluğunu birbirimize tutunarak geçirdik. Adı her zikredildiğinde “Hakan Orman’ın Dokundukları” cemaatinin bireyleri sadece kendilerinin anladığı suskunlukları paylaşabildi bakışlarında.
Rüzgâr Şiir Yaşam dergisinin (kitabının) “Zaman aşımı / Zaman aşar mı?” konulu sekizinci sayısının yaklaşık üçte biri Hakan’a ayrılmış. 70 sayfalık Hakan Orman dosyasında; cemaatin küçük bir bölümü bir anı, bir çizim, bir yazı, bir şiir derken, geçen yıl zamanın hem nasıl çabucak geçtiğini hem de onsuz nasıl geçmek bilmediğini anlatmışlar satır aralarında. Dosya konusundaki özellikle Madımak Davası üzerine yazılanlarla birlikte bazı şeylerin zamanla alakası olmadığının da bir dökümü bu sayı. Şimdilik Beyoğlu’nda 40 Ambar Sahaf ve Tezgah’ta bulunabiliyor Rüzgâr Şiir Yaşam.

EcoFest İstanbul
Türkiye’de düzenlenecek ilk geniş tabanlı, uluslararası ekoloji festivali olan EcoFest İstanbul, 3 gün boyunca pek çok renkli etkinliğe ev sahipliği yapacak. Üretimden tasarıma, gıdadan enerjiye dek yaşamın her alanında çevre bilincini, doğa dostu ve sürdürülebilir yaşam kültürünü, ses getiren yaratıcı etkinlikler aracılığıyla geniş kitlelerle paylaşmaya yönelik uluslararası bir kültür, sanat ve sosyal sorumluluk projesi olan EcoFest İstanbul; katılımcı kuruluşların KüçükÇiftlik Park’ta stantlarla temsil edileceği, ekolojiyle ilişkili farklı disiplin ve sektörleri buluşturan, etkileyici tematik konserlerden “açık mutfak” etkinliklerine, ekoloji temalı defileden çocuk atölyelerine, atıklarla üretilen sanat eserlerinden MindBody İstanbul yoga etkinliklerine ve enstalasyonlara dek pek çok şenlikli sosyal paylaşıma zemin oluşturacak.
Babazula’nın vereceği açılış konseri, sebzelerden yaptıkları enstrümanlarla dikkat çeken özel proje The Vegetable Orchestra, perküsyon ustası Adam Rudolph yönetiminde sahne alacak Organic Orchestra ve komşumuz Gitarcafe’nin ön ayak olacağı diğer konserlerin yanında, meraklısı için kaçırılmaz bir seçenek sunan, dünyaca ünlü 16 ustanın özel seanslar ve atölyeler sunacağı yoga ve pilates organizasyonu MindBody İstanbul etkinlikleri dikkat çekiyor. Çoluk çocuk katılabileceğiniz 3 günlük bir çevre şenliği. 8-10 Haziran, KüçükÇiftlik Park.
YAYIN
Amerikan Edebiyatının en önemli isimlerinden Henry Miller’ın efsane romanı Yengeç Dönencesi Siren Yayınları’ndan çıktı. Yazarın 1934’te yayınladığı ve Paris’teki bohem günlerini “müstehcen” bir dille anlatan eser, 30 yıl kadar Amerika’da yasaklı kalmıştı. Scorsese filmlerinde adı geçen, Seinfeld’e bile konu olmuş, George Orwell ve Samuel Beckett’in favori kitaplarından biri olan Yengeç Dönencesi’ni okumadıysanız şimdi bu güzel bir fırsat. Gonzo gazeteciliğin öncülü, Avi Pardo’nun çevirisiyle.
FİLM
İngilizlerin efsane yönetmeni Sör Ridley Scott, başyapıtı Blade Runner’dan 30 yıl sonra bilim-kurguya geri dönüyor. 74 yaşındaki yönetmenin yeni filmi Prometheus, 21. yüzyılın sonlarında, bir uzak mekiği personelinin ileri medeniyetler ve insanlığın kökeni üzerine yaptığı araştırmalar ve bu yolculukta yaşadıkları tehlikeleri konu alıyor. Guy Pearce ve Charlize Theron’un yanı sıra son dönemin yeni yıldızları İdris Elba, “ejderha dövmeli kız” Noomi Rapace ve Michael Fassbender’in rol aldığı film, Scott’ın form durumunu bize gösterirken, iyi bilim-kurguya olan özlemimizi de dindirecek gibi.
Woody Allen filmleri tanıtması hep zevklidir. Yaşayan efsanenin Avrupa gezisinin son durağı Roma. To Rome With Love yönetmenin 2006’dan beri başrolünde de yer aldığı ilk filmi. İtalyanca ve İngilizce olarak 4 ayrı hikâye etrafında dönen yapımda yine ünlüler geçidi var. Allen’in yanı sıra Penelope Cruz, Alec Baldwin, Ellen Page, Judy Davis, Ornella Muti ve Roberto Benigni ilk akla gelenler. Romantik komedinin çalışkan kralı gene harika bir filmle karşımızda.
DİZİ
Armando Ianucci, The Thick Of It serisi ve onun film versiyonu In The Loop ile bayağı bir hayır duamızı almıştı. Politika ve siyasetin iç dünyasında dönenleri realist sinema tekniğiyle çok başarılı bir şekilde anlatan bu yapıtlar şimdi okyanusu aşıp Amerika’ya geliyor. Veep adını taşıyan ve Nisan ayında hayatına başlayan bu yeni seri gene Ianucci’nin önderliğinde Amerikan siyasetinin arka planını Başkan Yardımcısı Selina üzerinden anlatıyor. Başrolde Seinfeld’den hastası olduğumuz Julia Louis-Dreyfuss’un yer aldığı yapım 8 bölüm için ekrana gelecek ilk sezonunda. 2. sezon anlaşmasını da şimdiden yapmışlar. Haydi hayırlısı.
ALBÜM
“Post-rock’ın babası” yakıştırmasının genelde rahatlıkla yapıldığı PIL (Public Image Ltd.), 20 yıl sonra yeni bir albümle karşımızda. John Lydon yeni ekibiyle gene benzer sularda yüzüyor. This Is Pil adını taşıyan çalışma müzikal anlamda dinleyicisini tatmin etse de Lydon’n ayrıksı vokalleri, yorgun sesiyle birleşince alabileceğimiz homojen bir enerjiden yoksun bırakıyor bizi. Yine de müzikler çok güzel, özellikle “One Drop” bir yaz hit’i olmaya aday. Gene de Lydon egzantrikliğiyle sevdiğimiz bir abimizdir. Bu arada grubun orijinal kadrosunda yer alan Jah Wobble ve Keith Levene’in de Bir Sex Pistols Tribute grubu vokalistiyle Mart ayında grubun ‘79 tarihli başyapıtı Metal Box için “Metal Box in Dub” adıyla ufak bir turnesini yaptığını da hatırlatalım.
Sheffield’in harbici, her işini pek bir merakla takip ettiğimiz abisi Richard Hawley yeni albümüyle ummadığımız sulara açılıyor. 2009’daki Truelove’s Gutter’dan sonraki yeni albümü Standing at the Sky’s Edge her yönüyle farklı bir Hawley albümü. Hawley’nin alışık olduğumuz vokali dışında prodüksiyonu U2 ve ‘80’lerin pop-rock’ını andırırken, Amerikan folk’unu ve saykodeliayı çok iyi birleştiren bir işçiliğe sahip. Hawley tarzında yenilenmeye gitmek için çok doğru zaman seçti. Yılın en iyi albümleri biri demekte sorun olduğunu düşünmüyoruz. Kesinlikle edinin.
2000’lerin ortasındaki indie patlamasından günümüze sağlam kalabilen az sayıda gruptan biri Beach House. Maryland’li Victoria Legrand ve Alex Scally’den oluşan ikili 4. ve yeni albümleri Bloom’u yayınladılar, pek de iyi ettiler. Onları şöhrete kavuşturan bir önceki ve Sub Pop’tan çıkan ilk çalışmaları Teen Dream’e göre daha konseptsel kafada, daha bütünlüklü bir albüm Bloom. Şarkıları birbirinden ayırmakta zorluk çekeceksiniz ki bu kötü bir şey değil kesinlikle. Bahsi çokça geçecektir önümüzdeki günlerde.
Sağlık durumundan en şanssız adamlardan Jason Pierce’ın yeni Spiritulized albümü Sweet Heart Sweet Light bu yılki kalburüstü çalışmalardan biri. Son yıllarda ölümden döndüğü bir zatürre ve şimdi de karaciğeri için kemoterapi ile uğraşan Pierce, 2008’de bu konulara atfen Songs in A&E’yi yayınlanıştı. Yeni albüm ondan çok daha gürültülü ve hareketli. Yer yer Velvet Underground tadı alabileceğiniz çalışma Spiritualized kariyerinin en iyi işlerinden bir tanesi.
Luke Temple son yıllarda bizleri sesiyle ve şarkı yazma yeteneğiyle etkileyen az bilinen adamlardan biriydi. Kendi ismiyle yayınladığı işlerinin yanı sıra Here We Go Magic adı altında yaptıkları da yer buluyordu sağda solda. İşte Here We Go Magic olarak yayınladığı son albüm A Different Ship onun anaakıma açılma hareketi oldu diyebiliriz. Prodüktörler prodüktörü Nigel Godrich’in masa başındaki etkileriyle ve güzel şarkılarla bu senenin güzel sürprizlerinden biri A Different Ship. Yenilikçi bir indie sound’unu bünyemize alırken, Temple’ın güzel sesi ve fikirleri de üst düzey. Paul Simon tatları da gözümüzden kaçmadı değil. Es geçmeyin.
KONSER
Lars Von Trier’in yeni kraliçesi Charlotte Gainsbourg, bu kez müzikal kariyerinden seçkiler sunmak üzere konsere geliyor. İlk albümünü 15 yaşında yayınlayan, ikincisi içinse 15 yıl bekleyen ve 2006’daki Jarvis Cocker ve Nigel Godrich destekli 5:55 ile yeni kariyerine başlayan Gainsbourg, 2009’da IRM ve 2011’deki Stage Whisper’ı adamımız Beck ile kotarmıştı. Bu kadar büyük isimler yanındayken Charlotte’u işleri ilgiyi hak ediyor. Günümüzün en yetenekli aktrislerinden birini de sahnede görmek güzel bir tecrübe olacaktır. Yılın en yüksek profil etkinliklerinden biri. 23 Haziran, Cumartesi, 19:30 KüçükÇiftlik
FESTİVAL
2007’deki Radar Live’ın tadı hâlâ damaklarında kalanlar için Solar Beach’de yepisyeni bir festival var, Mono Festival. 4 ayrı sahnede bayağı sağlam bir line-up’ın açıklandığı festival dans, deniz, dans, eğlence şiarıyla bir seçki yapmış gözüküyor. Her daim sağlam bir konseri garanti eden Gogol Bordello, geçtiğimiz günlerde son albümünü çıkartan Kanadalı Metric, yeni kuşak İngiliz indie’ciler The Horrors falan iyi isimler tabii ki de, festivalin bizim için bomba ismi Battles doğal olarak. Yerlilerden Rashit ve The Ringo Jets’in yanında, up-tempo dans için gerekli bütün önemli DJ’ler de sırayla arz-ı endam edecekler. Kimler yok ki; Agentorange, Grup Ses Beats, Deerhead, (((emre))), Club Bangkok, Tutan, Yesh! Me Lady, Sty-ist, Kaan Düzarat, Cervus, Barış Bertigen… 30 Haziran, Cumartesi, Solar Beach, (Kapı Açılış, 10:00).