İnanç Salonları

Faith Salons - Brenda Kahn & Jeff Buckley

İnanç salonlarında tırnaklarınızı yapıyorlar şişesi 150 sente, biri karanlıkta gelişinizi beklerken orda. İnanç salonlarında sözler kesilmiş, toz ve kilden kahramanlar yaratarak. Adam sana dolar üzerinden altmış saniye veriyor, ve yürüyüp gidiyor. Asırlık kitabının ortasında, mektuba düşlerini yazıyorsun. İkinci şanslardan ve bekâr danslarından yorgun. Elbisesi mor kadifedendi sanki Kahire kralı gibi bir his. Aptalların mahkûmları ve kâğıt tanrıların köleleri. İnanç salonlarında...
 
Katliamlar ve doğal afetler kitapları saldırganlık tarafından ayartılmış, dans ustalarından öğrenilen.Trendeki çocuk anlamsız gevezeliğin taklit taklitçisiydi. Anne, çocuğun sökeceği süveterler ördü. Savaş hatlarının başörtülü mültecilerine dönüp bakacaktır, sanki bu işte hepimiz biriz demek ister gibi. Bir ahır dolusu huzursuz kısrak bir toz havuzunda heba oluyorlar. Korkma. Korkma, bir sınav yok. Zira elde edemezsin arzuladığın her şeyi. İnanç salonlarında...
 
Delilik için ilaçları var, ilaçların yol açtığı delilikleri var, başağrın için bir hap ve böcekleri öldürmek için bir sprey. Çokseslilik podyumlarında yürüyorsun ve şu senin kader maskaralıklarında. Kimin yaratılış mitine sonunda diz çökecek ve af dileneceksin. Reddedildi. Kavgacı bir hayalet gibi belirecek düşlerimde, oturma odamda, paramparça ve hüzünlü, havada kurdelelerin uçuştuğu, ve bardaktan boşanırcasına yağıyor yağmur, ve toz. Tek gerçeğin gidilen yol olduğu çölde, barış uzaklarda bir serap, göze çarpan tek şey şans. Kapı eşiklerinde uyumak. Dökülen fresklerin altında, diyecektir ki, bu senin acın. İnanç salonlarında...
 
İnanç salonlarında tırnaklarınızı yapıyorlar şişesi 150 sente, biri karanlıkta gelişinizi beklerken orda. Ve kimisi buna intihar der, kimisi kurtuluş.

çeviri: yenal yergün