Stephen King’in Uyarlama Dünyası - Önce Sıradakiler


Utkan Çınar
Net bir rakam vermek zor ama dünya tarihinin en önemli ve en çok satan yazarlarından Stephen King’in televizyon veyahut dizi uyarlamalarının sayısı 100’e yaklaştı. Bu sene ise iyice kontrolden çıktığını söyleyebiliriz. Bu sayıda gösterimi yeni başlamış veya önümüzdeki aylarda gösterilecek dizi ve filmleri tanıtarak bir girizgâh yapacağız. Önümüzdeki sayı veya sayılarda ise tarihten seçtiğimiz uyarlamaları irdeleyeceğiz. Zira King’in “iyi” uyarlama yüzdesi pek iyi değil. Her Shawshank Redemption karşılığında birkaç tane Cell var.
 
Dizi olarak hayatına devam etmeye başlayan The Mist ile açılışı yapalım. Shawshank Redemption’ı çeken, The Walking Dead’in ilk iki sezonunda yapımcılık yapan Frank Darabont aslında 2007’de bunun filmini çekmişti. The Walking Dead kadrosundan tanıdığımız birkaç ismin de yer aldığı film özellikle sonuyla takdire şayan bir bilim-korku yapımıydı. Henüz ilk 3 bölümünü izleyebildiğimiz dizi ise şimdilik filmin etkisine pek ulaşamıyor. King’in başarılı karakter yaratımı göz ardı edilip işin tamamen bilim kurgu veya gizemli atmosfer tarafına yoğunlaşınca hep bir şeyler eksik kalıyor. The Mist de bundan muzdarip. Fazlasıyla tek boyutlu insanlarla uğraşıyoruz. Bir de Twin Peaks varken zaten pek şansı yok gibi. Ama tatil dönemi vakit geçirtebilecek bir iş. Ha konu mu? İşte bir sis küçük bir kasabayı kaplıyor ve olaylar gelişiyor. Bu arada Twin Peaks demişken; Lynch ve King’in Amerikan folklorünü en harbici yansıtan adamlar olduklarını düşünmeden de edemiyorum.
 
Benim heyecanla beklediğim iş, Ağustos’ta başlayacak olan Mr. Mercedes isimli dizi. King’in en son üçlemesinden (2014-2016)  uyarlanan diziyi kitapları okuyanlar da merak ediyordur sanırım. Korku ve bilim kurgu öğelerini alt seviyede tutan, karanlığın içinde yol alsa da eğlenceli-pozitif bir havaya da sahip roman zaten televizyon için yazılmış gibi. Neredeyse hiçbir adaptasyon müdahalesine ihtiyacı yok. Hatta okurken hangi karakteri kimin oynayabileceğini bile düşünebiliyorsunuz. Dizi 2018’de beklenirken çok daha çabuk görücüye çıkıyor. En son Big Little Liars’la iyi iş çıkaran ve avukatlı dramaların kralı David E. Kelley’nin önderliğinde kotarılan dizide, In Bruges, Calvary gibi filmleriyle sevdiğimiz abi Brendan Gleeson başrolde. Bu güzel haber. O elim kazayla çok genç yaşta aramızdan ayrılmasaydı Anthon Yelchin’i de görecektik. Sevdiğimiz kitapların filmlerde içine edilmesine alışığız aslında ama Mr. Mercedes’ten gayet umutluyuz.
Ağustos’ta çıkacak başka bir uyarlama ise en yüksek profilli Stephen King adaptasyonlarından biri. Yazarın pek popüler The Dark Tower (Kara Kule) serisi uzun soluklu bir film ve dizi serüvenine başlıyor. Halihazırda çizgiromana da uyarlanmışlığı olan serinin film adaptasyonunun 10 yıllık bir hikâyesi var. Önce kendisine sormadan korku filmi çekemediğiniz JJ Abrams ile başlayan hikâye, Abrams’ın 6 yıllık bir Lost macerasından sonra bu yüklü işin altına girmek istememesiyle sonlandı. Onun yerine gelen Ron Howard, King’i de memnun etmişti ama prodüksiyon bütçesi sorunları ve sürekli ertelemeler derken yeni bir yönetmen seçildi. Danimarka dışında ilk kez yönetmenlik yapacak olan Nikolaj Arcel projenin başına getirildi, Idris Elba ve Matthew McConaughey’nin de başrolleri almasıyla sonunda iş bitirildi. The Dark Tower’a tarihin en iddialı King uyarlaması diyebiliriz. Serinin birçok kitabından hikâyelerin beraber kullanıldığı yapım fragmanlarıyla bol patlamalı, boyutlar arası bir masal vaat ediyor. Bakalım sonuç ne olacak? Devam filmleri ve dizi versiyonları da sırada. Bu tutarsa tabii.
It, 1990’da iki bölüm halinde yayınlandığında ABD’de 30 milyonun üzerinde seyirciyi ekrana bağlamıştı. O zamandan beri kült bir King uyarlaması olarak hayatına devam etti. Şimdi gene iki film halinde canlanıyor. Hikâyesi 2009’da başlayan, ilk başta True Detective’in harika ilk sezonunu çeken Cary Fukunaga’nın yönetmesi beklenen yapım, 2013’te çektiği korku filmi Mama ile ün kazanan Arjantin’li yönetmen Andrés Muschietti’nin elinde can buldu. Fukunaga’nın yazar kadrosunda da yer aldığı film, konusuyla geçen sene büyük sükse yapan Stranger Things’in ciddi bir rakibi olacak. Ancak Tim Curry’li ilk versiyondan sonra buna gerek var mıydı, onu da zaman gösterecek.
Bu sene sonlarına doğru Netflix de Gerald’s Game’in bir film uyarlamasını yayınlayacak. Geçtiğimiz yıl çıkan Ouija: Origin of Evil ile görünürlük kazanan Mike Flanagan’ın yöneteceği film King’in 1992 tarihinde yazdığı ve genelde tek mekânda geçen sağlam gerilimin uyarlaması. Kitabı okuyanlar kadın başrole çok işin düşeceğini bilirler. Burada dikkat çekici bir film kariyeri olmayan, dizilerde daha çok klişe karakterlere can veren Carla Gugino’nun ne kadar başarılı olabileceğini göreceğiz. Çünkü kitap iyi bir adaptasyonu hak ediyor.
 
Son olarak yayın tarihi henüz belli olmayan ama büyük ihtimalle 2018’in başında izleyiciyle buluşacak Castle Rock’tan bahsedelim. Stephen King’in kısa hikâyelerinden oluşacak ve King’in Castle Rock’ında geçecek 10 bölümlük bu dizide JJ Abrams’ın (!) yapımcı olarak parmağı var. The Shining, Green Mile, Needful Things, Dolores Claiborne gibi birçok ünlü King romanından karakterlerin de yer alacağı seri, saydıklarımız arasındaki en kuul teaser’a sahip iş.
Den of Geek’in haberine göre saydıklarımızdan çok daha fazlası da geliştirilme aşamasında. 70’ine gelen King ise durmadan yazmaya devam ediyor. Başta da söylediğimiz gibi, King’in iyi uyarlama yüzdesi çok fazla değildir. Ama şu yukarıda saydıklarımızın bir ikisi iyi çıksa bile bize yeter. Tekrar edelim, önümüzdeki ay mecmua sayfalarından King’in geçmiş uyarlamalarıyla ilgili yorumları okuyabilirsiniz. khgv@hotmail.com