Kontrast


Okan Aydın
FAVORİ
Arcade Fire / Reflektor / Sonovox Records
Arcade Fire’ın son albümüne adını veren açılış parçası “Reflektor” hiç şüphesiz bolca adından söz ettirecek “yılın parçası” tadında, oldukça güçlü bir çalışma; peki ya albümün geri kalanı? Bir önceki albümleri The Suburbs ile 2010 yılında Grammy’de “yılın en iyi albümü” ödülünü alan grup için de Reflektor’ün önemli bir adım olduğu açık. Yeni çalışmanın prodüktör koltuğunda James Murphy’nin (LCD Soundsystem) olması da heyecanımızı artıran bir ek not elbette. 13 parçadan oluşan ve 75 dk. civarındaki süresiyle benzerine pek denk gelmediğimiz uzunluktaki Reflektor’ü iki bölümde değerlendirmek mümkün. İlk bölümde yer alan yedi parçanın her biri ortalamanın üstünde; güçlü riff’ler (“Reflektor”), sıkı melodiler (“We Exist”, “You Already Know”), nahif bir vokal (“Flashbulb Eyes”), birleştirici ve tam dozunda kullanılmış elektronik altyapılar; daha akışkan, derinlikli ve hareketli parçalar özetle. İkinci bölümde ise nabzın bir nebze düşürüldüğünü görüyoruz. Daha sade, gevşek ritimli uzun parçalardan oluşan bu kısmın öne çıkanları ise “Porno” ve “Afterlife”. Velhasıl-ı kelam, Reflektor’ü açılış parçasının büyüsüne çok kapılmadan birkaç tur dikkatle dinlemekte fayda var; içinde başkaca cevherler de barındıran albüme ilişkin eksi notumuz ise çoğu parça da biraz gereksiz hissi veren esktra uzunluk.

 
PLASE
Midlake / Antiphon / Bella Union

Bella Union etiketi taşıyan albümlere daha bir sıcak bakmamıza neden olan “güzel” grup Midlake, ilk üç albümde vokallerden sorumlu Tim Smith’in geçen yıl gruptan ayrıldığını açıklamasıyla bir sonraki adımda neler yapacağını merak ettiğimiz bir isim haline dönüşmüştü. Soru işaretlerimizi gideren 4. stüdyo albümünde, grubun mahir elemanlarından Eric Pulido’nun (gitar, perküsyon ve başkaca enstrümanlara ilaveten) geri vokali bırakıp artık mikrofonu eline aldığını görüyoruz. Antiphon öncüllerine göre folk ve rock terazisinde kefenin rock kısmına doğru kaydığı, dolayısıyla daha sert tınlayan bir çalışma. Melodik kurgudaki zenginlik, Pulido’nın hiç yabancılamadığımız akıcı ve sıcak vokali ve kendine daha belirgin bir yer edinen bulanık gitar riff’leri ruhunuzun parçalar arasında keyifle dolaşmasına yardımcı oluyor. Bolca kullanılan akustik enstrümanlar ve arka plana derinlik katan saykodelik dokunuşlar alıştığımız bir Midlake artısı. Albümün alkışı hak eder bir özelliği de prodüksiyon kalitesi; ortaya konulan bolca malzemenin kendi tatlarını kaybetmeden albümün geneline verdiği lezzet farkı Antiphon’a geçer not vermemizin destekçilerinden. Son not: albümün “bizce” en iyisi “Vale”ye ayrı bir kulak kabartın lütfen!

 
SÜRPRİZ
Thomas Fehlmann / Gute Luft / Kompakt

Fehlmann 60’lı yaşlarını süren veteran bir elektronik müzik emekçisi. ‘70’lerin sonunda Palais Schaumburg adındaki avangard oluşumda yer alan, bir ara The Orb’un yarı zamanlı üyesi olan, ‘80’lerde plak şirketi yöneticiliğine soyunan, ‘90’larda efsane klüp Tresor’da “resident DJ”lik yapan Fehlmann aynı zamanda Gudrun Gut’un kurucusu olduğu Ocean Club ekibinin de bir parçası. Gute Luft aslında Berlin’de farklı insanların bir günlük yaşantılarına odaklanan bir belgesel için hazırlanmış ama çoğu kullanılmamış ve daha sonra tekrar editlenerek albüm haline getirilmiş bir proje. Teknonun cazibeli ritimlerinden dub’ın serin sularına, minimal elektronik kurgularla beslenen ambient tınılardan funk’ın kıvrak melodilerine kadar bolca türün Fehlmann’nın usta tezgâhından devşirilmiş hali olan albümde bol miktarda kalburüstü parça var (“Alles Immer”, “Wasser Im Fluss”, “Schwerelos”, “Fluss Im Wasser”, “Permanent Touch” ve “Im” gibi ). Fehlmann’ın tüm diskografisi boyunca yaptıklarının bir özeti mahiyetindeki çalışmaya “arşivlik albüm” notumuzu vererek tekrar hatırlatmak Kontrast’ın boynunun borcu olsun, aklınızda olsun!
okan@kontrarecords.com