Normal Sahtekarlıklar
Sarp Keskiner
“Suriyeliyim ve bu herifi hayatımda hiç duymadım”: Bunu söyleyen ne sizsiniz, ne de benim. Bunu söyleyen, Youtube’a yorum bırakan diasporalı bir Suriyeli. Omar Souleyman; yani Ömer Abi, bizim ülkenin dış politikası değerli yalnızlıklardan ötürü cızlamı çekmek üzereyken, yüzbinlerin ekber olan adına birbirini boğazladığı, bununla beraber sıfırın altında sorun yaşadığımız güney komşumuzdan... Rasülayn şehrinde mukim iken savaş onu bir biçimde “dünya müziği” pazarına sürüklemiş. Ömer Abi, artık çok meşhur. Kürt halayları ile shaabi havalarından terkip müziği ile savaş öncesinde yılda üç bin kadar düğünde, sünnette çalıyormuş. Süper kıvrak klavyecisinin de katkısı ile şimdilerde Avrupa rave âlemlerinin gülü. Ünü hakkıdır kanımca; biri (Four Tet) abimizi bulmuş ve cevheri keşfetmiş.
Buna benzer yaklaşımlara örnek olarak “Abi, Sincan sazı ile breakbeat’i karıştıralım; alta da dub basları ile reggae gitarları koyalım” hususu dost meclislerinde yıllardır konuşulagelirken olayın Suriye’den meme yapmasına şaşırmak anormal. Erken davranan kazanır.
Diasporadaki Suriyelinin Ömer Abi’den haberi olmayabilir. Tüm röportajlarda müziği tanımlanırken Türkiye’ye sürekli referans veren abimizi bizim tanımıyor olmamız epey anormal.
“İzmir denince ilk akla gelen midye dolmadır”: Facebook’taki arkadaşa bakacak olursanız, İzmir denince akla ilk bu geliyor. Hrant yürüyüşü sonrasında bize “Hepiniz Ermeni piçisiniz,” diye sosyal medyadan söven o arkadaş; midye dolmanın Ermeni usulü meyhane mezeciliğinin bir şahikası olduğunu elbette bilmiyor. Bilmediğini bizzat biliyorum. Ermeni meyhane ustalarının bu geleneği zamanında “her niye ise” sadece Mardinlilere öğrettiğine kafa yormaması da normal. Hepimiz dolmacıyız; dol dol.
“Baba!”: Dizilerde tokadı çakıp kızını yere sermek az normal. Mekruh da diyebiliriz. Rakı içmek ise anormal. Haram. Siyahları çekip kirli sakalı da bıraktın mı silah çekmek, çok normal. Bireysel silahlanma üzerine kampanya açmak ve yürütmek ise anormal. Marjinal. Dizilerde şiddetten başka bir şey yok iken kadınlarımıza yönelik terörü protesto etmek için ülkenin en büyük meydanında yürümeyi istemek anormal. Kemirgence. Böyle bir yürüyüşe müdahale etmek ise normal. Destansı.
Dizilerinde karısına, sevgiline silah çekmeyi helal gösteren Türkiye’de; ensest, kadın ölümleri, anneanneyi boğazlayıp takıları iç etme, öz çocuğuna işkence, ayaklarını bağlayıp hayvanları mazotla yakmak ise über normal. Göz çıkarmada, kırkbeş derecelik fişek sektirmelerde olduğu gibi bu alanlarda da Allah’ın izni ile Avrupa birincisiyiz. Mevzubahis şiddet, riya, tecavüz olunca birinci olmayı Avrupalılardan öğrenecek değiliz. Diğer yandan o dizilerin senaryo yazarı olup da sosyal medyada toplumsal sorumluluk ikonu kesilmek ise enfes seviyede normal. Bu gibi konularda alabildiğine doğru ve çalışkanız. Küçüklerimizi korumak ve büyüklerimizi saymak adına; son on yıldır destan yazıyoruz.
Dalaman’daki bir benzin istasyonunda temizlik görevlisinin kendisini azarlayan patronuna dediğini anımsadım ansızın: “Her taraflara sıçı sıçıve’mişlee!”.