İstinat Duvarı

Sezgi Davran

​Kimsenin Tatmin Olduğu Yok


ÖSYM, YGS’deki (Yükseköğretime Geçiş Sınavı) “şifre” skandalı nedeniyle LYS (Lisans Yerleştirme Sınavı) başvurularını erteledi. Ertelemenin gerekçesi, YGS sonuçlarının açıklanmaması. Sonuçların açıklanmamasının sebebi ise sınavdaki şifreli soru / cevaplarla ilgili “iddialar” nedeniyle Ankara Cumhuriyet Savcılığı’nın başlattığı geniş çaplı soruşturmanın tamamlanmamış olması.
 
KPSS sınavındaki usulsüzlükleri unutturan YGS “şifre” skandalı ve şimdide ALES’teki soru kitapçıklarının karışması beceriksizliği sonrasında istifa etmemekte direnen ÖSYM Başkanı Ali Demir, arkasına muhtemelen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün “Ben tatmin oldum,” açıklamasını alarak koltuğunda oturmayı sürdürüyor (Aslında Gül bile en sonunda eror verdi ya bu duruma). Ancak yaklaşan seçimler öncesi AKP kanadında, gelişen haklı tepkilerden ötürü, bir tedirginlik olduğu da kesin. Hükümet’in önemli isimlerinden Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, LYS sınavının ertelenmesinin ardından “Telafi etmek mümkündür, ama bu tür olayların üst üste gelmesi, herhalde bir seçim döneminde fazlasıyla herkesi ilgilendirmesinin altında yatan başka bir husus varsa, Türkiye bir hukuk  devleti olduğuna göre bunu da araştırmak zorundadır,” açıklamasını yaptı. Ilgili ilgisiz herkesin kafasında bir belirsizlik var. Bu belirsizlikleri gidermek, sorum(suz)lular hakkında gerekli işlemleri yaparak kamuoyunu “tatmin etmek” Hükümet’in göreviyken, Hükümet’ten olayların zamanlamasının altında bir çapanoğlu aramak tepkisi geliyor.
 
Tabii ki, mağduriyetlerini göstermek, tepkilerini dile getirmek için sokaklara dökülen gençlerin karşısına 5 mislini, 10 mislini çıkartabilecek gücü olduğunu hatırlatan Hükümet’in başı, yangına körükle gitme refleksini bir kez daha gösterdi. Sanki yeterince bilet satılmadığı için U2’ya ve kanka Bono’ya ayıp olmasın diye otobüsler dolusu AKP Gençlik Kolları üyesini konsere doldurmak kadar basit her şey. Tepki veren gençler bin, ikibin kişi olabilir Sayın Başbakan. Ama sınava birmilyonaltıyüzellibin kişi girdi. Hadi belli kısmı yandaş onları düş, eh zaten hepsi de oy veremeyecek diyelim. Velileri ne yapacaksınız? Bu savaş çağrılarıyla, bu tehditlerle kimi tatmin edeceksiniz?
 

Neşe Dolamıyor İnsan


Bismil ilçesindeki protestolar sırasında polis kurşunuyla ölen 17 yaşındaki İbrahim Oruç ile bu sene de 23 Nisan’da çocuk ölümleriyle “kutlandı”. İHD İzmir Şubesi, 23 Nisan’da Konak’ta bir açıklama yaptı. Hatırlatma babında açıklamaya bir göz atalım; İHD verilerine göre 1988 – 2011 yılları arasında 433 çocuk kolluk güçleri tarafından öldürüldü. Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre Türkiye’de hâlâ binyediyüz çocuğun kayıp. AKP iktidarında 2006 yılında değiştirilerek ağırlaştırılan Terörle Mücadele Kanunu uyarınca 2006-2010 yılları arasında 6 bin 190 çocuk özel yetkili ağır ceza mahkemelerinde yargılandı. Adalet Bakanlığı verilerine göre Ocak 2011 itibariyle Türkiye hapishanelerinde bin 957’si tutuklu, 211’i hükümlü toplam 2 bin 168 çocuk bulunuyor ve Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde çocuklar için tanımlanan hakların da göz ardı edilmeye devam ediliyor.
 
Bizler Başbakan Erdoğan'ın “Güvenlik güçlerimiz çocuk da olsa, kadın da olsa kim olursa olsun terörün maşası haline gelmişse gerekli müdahale ne ise bunu yapacaktır. Bunun böyle bilinmesini istiyorum,” dediğini asla unutmadık. Bizler Uğur Kaymaz'ı, Ceylan Önkol'u, Enes Atay'ı unutmadık. Bu 23 Nisan da neşe dolmuyor insan diyerek, ülkenin Başbakan’ının talimatı ile 23 Nisanlarını kutlayamayan çocukları hatırlayacağız. 

One Minute Karanlık


1 Mayıs'ta başlayıp 13 Haziran'da seçimlerden sonraki gün sona erecek olan “Sürekli Aydınlık İçin One Minute Karanlık” eyleminde, ışıklar her gece 21.00'de hidroelektrik santrallerden (HES) nükleere, fikir ve ifade özgürlüğünden nefret suçlarına, öldürülen gazetecilerden gazetecilerin tutuklanmasına kadar pek çok konu için yakılıp söndürülecek. Bir dakika, unutmayın!

info@kargamecmua.org