43.394.025


Kerem Erol

Tüm dünyada internet çökmüş, ATM’ler çalışmıyor, ben de kredi kartı borcumu ödemek için yıllar sonra bir banka şubesine giriyordum. 43.394.025 ise girişteki cihazın bana verdiği sıra numarasıydı. Çalışan tek gişedeki ışıklı tabelada ise 13.478.477 yazıyordu. Yanında oturduğum adamın elindeki numaradan bir öncesi. Göz göze geldik. “Hiç düşünme” dedi bana, “2000’den beri bekliyorum.”
 
İşte o noktada ter içinde uyandım. Gördüğüm sayıların bir anlamı olmalıydı. Hemen Google başına oturdum ve kargamecmua’nın 2000’ler değerlendirme sayısına yazacağım bol rakamlı yazının verilerini toplamaya başladım. Bu on yılın dijital çağa nasıl koşturduğunu gördüm açıkçası, bu koşunun bireysel ekonomik yanını bir de.
 
Ne çok istatistik varmış fütursuzca kullandığımız kartlarla ilgili meğerse. Ve ne çok şey söylüyormuş bizim hakkımızda. Son on yılda %300 artmış mesela kart kullanımımız. %37’mizin tek kartı varmış sadece, %32’mizin iki, %31’imizin de 3 veya daha fazla. Milletçe kimseye güvenmediğimizi de ek kart sayısının azlığından anlayabiliriz sanki. 2005’de %1.4 ek kart varmış, 2008 sonunda sadece %1.6’ya çıkmış. Ortalama kart limitimiz 2.505 TL’ye denk geliyormuş ama halkın %43’ünde 1.000Tl ve altında limiti olan kartlar varmış. %27’lik bir kesimin de 1.000-2.000 TL arasında. Varın geri kalanların limitini siz düşünün, ortalamayı 2.500 TL’ye çekebildiklerine göre.
 
Hatırlıyorum 2000’lerin ilk yarısındaki kart skandallarını. Kullanmayı bilmemekten ve çılgın kart faizlerinden sıkıntıya düşen aileleri. Biraz gözümüz korkmuş galiba, 2009 itibariyle  % 74’ümüz mevcut limitimizin sadece yarısını kullanıyormuşuz ve %80’imiz de ödemesi geldiğinde kart borcunun tamamını kapatıyormuş. Bu oran 2001’de %60’mış, ciddi bir ilerleme var gerçekten. Ama kalan %20, sekiz milyon kişi etmez mi? 8 milyon vadesi geçmiş ve faiz ödeyen kart borçlusu. Her şey mükemmel değil yani. Borcunu kapatamayanların %48’i asgari ödemeyi yapıyor. Bu arada asgari ödeme de o ayki borcunuzun %20’si demek, onu da bilin.
 
Galiba 2000’lerde plastik para kullanımını patlatan şeyi buldum, taksit. Kullanıcıların %50’si sahip oldukları kartı tercih etme sebeplerini daha çok yerde taksit imkanı sağlaması olarak belirtmişler. İkinci sırada puan toplama var %27’lik oranda. Tabii kimsenin televizyonda her beş reklamın üçü kredi kartı, kalan ikisi de banka kredisi, beynim yıkandı diyecek hali yok ama %57’miz ne alsak fiyatına bakmaksızın bölüyorlarsa böldürüyormuşuz. Özel bir çaba gerekiyor mu bilemedim şimdi ama %70’imiz bu puan biriktirme hadisesine girmişiz. %50’miz de biriktirdiğimiz puanları yine geçen yerlerde harcıyormuşuz.
 
Nakit avans denen zıkkımın da yanlış bir şey olduğunu çözmüşüz yıllar içinde, 2005’te %43’ümüz nakit çekiyormuşuz kartlarımızdan, 2008’de bu oran %22’ye inmiş.
 
Kredi kartıyla yaptığımız ortalama aylık harcama 881 TL imiş. 40 küsür milyonla çarpın, kendinize geleceksiniz. Çok para dönüyor bu işte çok. Kartını kullananların %81’i seviyor bu nesneyi, önem veriyor. Genelde de taksit imkânı sağladığı için veya yanında nakit taşıma gereksinimini azalttığı için. %92’lik bir kısım ülke için de önemli olduğunu savunuyor kredi kartlarının. Kayıt dışı ekonomiyi azalttığını düşünüyor ve ticaretin arttığını. Eh bunlar doğru, ama gerçekten var olmayan bir para ile ticaretin nereye kadar artabileceğini ve periyodik olarak ne büyüklükte krizlere girebileceğimizi de biliyoruz. Devletimizin neyi kayıt altında neyi kayıt dışında tutmak istediğini de ben henüz çözemedim.
 
Özetle 90’lar, 2000’ler farkı o kadar büyük ki bu alanda, bir karşılaştırma yapmak yersiz. 2000’lerin kendi içindeki ivmelenme bile baş döndürüyor. Tu kaka demeyeceğim bu nesne için, zaten mecmua okuyucusu kendi için doğrusunu bilir. Ama hangi marka prezervatif kullandığımın veya en çok ne içtiğimin, satın aldığım kitapların, yıllık sigara tüketimimin sayısal veri halinde sistemde bir yerlerde geziniyor olması fena halde canımı sıkıyor. Biliyorum yalnız da değilim, hepimizin içinde bir Tyler Durden saklanıyor.
 

*Tüm sayısal veriler BKM (Bankalararası Kart Merkezi istatistik ve raporlarından alınmıştır)

keremerol@hotmail.com