Hafıza-i Beşer Nisvan İle Malûmdur!
İpek Tuna
“Biz ki saçı uzun aklı kısa diye erkeklerin alaylı gülüşlerine hedef olmuş bir taifeyiz. Bunun aksini ispat etmeye çalışacağız. Erkekliği kadınlığa, kadınlığı erkekliğe tercih etmeyerek, çalışmanın doğru yolunda mümkün olduğu kadar ayak direten olacağız.” Şükûfezar 1886
19. yüzyıl başlarında Batılı kadınlar, sosyal ve siyasal hayat içerisinde belirli ve etkin konumlar edinirken, o yıllarda buradaki toplumun her kesimini etkilemiş olan devletin yapısal değişimi; kadınları da kendileri ve çevreleri ile ilgili konular, durumlar, sorunlar hakkında düşünmeye, çeşitli çözüm arayışlarına yönlendirmiştir. 1869-1920 yılları arasında basında kadın izlerine baktığımızda bu yönelmelerin gelişimini gözlemlemek mümkün. Yani aslında hafızaya kazılmaya çalışılanın aksine, bu topraklarda kadının hareketlenmesi Osmanlı döneminde başlıyor ve birbirinden farklı düşünce yapısında olsalar da amaçları için birlik olan bu kadınlar tarafından oldukça da etkili oluyor.
Önceleri erkeklerin hazırladığı yayınların kadın sayfaları ve eklerinde değinilen Osmanlı kadınları, ev, aile, çocuk gibi sınırlı mevzulara konu oluyorlar, kimliklerini açık etmeden gönderdikleri mektuplarla yer alıyorlar gazetelerde, dergilerde. Zamanla kadınların da yazıları yayımlanıyor ve dahası kadrosu sadece kadınlardan oluşan dergiler, gazeteler çıkmaya başlıyor. Bu kadınlar çoğunlukla dönemin aydın, bürokrat ya da zengin ailelerinin, evde yetişen iyi eğitim görmüş kızlar ve eşler. Kadınların birlik olabilmesi ve seslerinin duyulabilmesi için entelektüel çevrenin kadın yazarlarının yanı sıra okur mektupları da bu süreçte ihmal edilmemiş.
Basında daha çok yer alarak ve örgütlenerek “var olduklarını” ta o zaman duyurmaya çalışan kadınlar, özellikle II. Meşrutiyet ile daha da etkin olmuş, davalarını bir mücadeleye dönüştürmüşler. Hepimiz bu noktada birbirimizden utanabiliriz.
Gazete ve dergilerde Osmanlı kadınlarının izleri
Terakki gazetesi (1868) - Kadınların mektuplarını kimliklerini gizleyerek yayımlamış. Çok eşliliği sorgulayan, vapurda eşit paraya erkeklerden daha kötü yerlerde oturmak zorunda kalmaktan şikâyet eden çeşitli mektuplar.
Terakki-i Mukadderat (1869) - Terakki gazetesinin 48 sayılık kadınlara özel eki. Okur mektuplarında bir potansiyel görmüş olsalar gerek. Mektupların yanı sıra kadın eğitimi, Batı’daki kadın hareketleri ile ilgili yazılar.
Vakit, Mürebbi-i Muhadderat ve Ayine dergileri (1875) - Evlilik, annelik, çocuk gibi başlıklarda imzasız yazılar.
Aile (1880) - Şemseddin Sami tarafından diğerlerinin benzeri konularda yazılmış, imzasız basılan yazılar.
İnsaniyet dergisi (1883) - Yayımcısı Mahmud Celaleddin’in yazıları ve kadın mektupları. Mektepli Kız rumuzlu okur, kadın dergilerinde kadınların yazdığı yazılara öncelik verilmesi gerektiğini talep etmiş bir mektubunda.
Hanımlar dergisi (1883) - Ev idaresi, edebi metinler, tarih, yabancı dil öğrenmenin gerekliliği üzerine yazılar.
Şükûfezar (1886) - Sahibi kadın olan ve kadrosu tümüyle kadınlardan oluşan ilk dergi. Sahibi Arife gibi diğer kadınlar da babalarının ya da kocalarının adlarını değil sadece kendi adlarını kullanmışlar.
Mürüvvet dergisi (1888) - Eğitimin gerekliliği, kız okullarının durumları üzerine yazılar. Şair Nigar Bint-i Osman, Şair Leyla gibi ilk şairelerin, diğer edebiyatçı kadınların eserlerine de yer verilmiş.
Parça Bohça (1889) - İki kadının hazırladığı tek sayılık dergi. Ev işleri, çocuk bakımı ve terbiyesi üzerine yazılar ve yemek tarifleri.

Hanımlara Mahsus Gazete (1895) - Dönemin en uzun süreli kadın dergisi, 1908’e kadar toplam 604 sayı olarak çıkmış. İlk sayısından itibaren kadın ve toplum arasındaki bağlantının kuvvetlendirilmesi, kadınların yetiştirilmesi ve yükseltilmesinin gerekliliği vurgulanmış, kadınların her işi yapabileceği savunulmuş. “İyi anne, iyi eş, iyi ev kadını” klişeleri dışında günümüz pek çok kadın dergisinden de ileri olan dergi, kadınlara üstlendikleri bu rollerin yanı sıra onların konumlarını sorgulayan, problemlerinden bahseden mektuplara, metinlere yer vermiş, kadınları yazmaya, araştırmaya yönlendirmiş. Ev işleri, bütçe idaresi, sağlık, çocuk yetiştirme gibi konuları da işlemiş ama feminizm hakkında yayımladığı değerlendirmelere, Avrupa yayın çevrelerinden haberlere, dünya edebiyatından çevirilere ve Osmanlı’da kadın hareketi söylemlerine yer vermesiyle farklı seslerin duyulmasına imkân vermiş sayfalarında. Bir yandan okuyan, yazan, yabancı dil öğrenen, hakkını savunan, erkek dünyasında yerini bulmaya çalışan entelektüel bir kadın kimliği oluşması için dönemin “modern” kalemlerine söz hakkı tanırken, Fatma Aliye Hanım gibi Doğu ve Batı arasına sıkışmış düşünceleri, fikirleri ile hâlâ polemik konusu olan kadınları da daha ilk sayılardan kadrosuna katmış. Kadınların Avrupa ve Amerika’da da Osmanlı’da olduğu gibi erkekler tarafından aşağılandığını, kadınların toplum içinde var olmasının engellendiğini, sanat ve bilim çevrelerine alınmadıklarını dergideki daha ilk yazılarında dile getirmiş Fatma Aliye Hanım. Hasılatının yüzde beşini kimsesiz ya da fakir kızlara çeyiz parası olarak dağıtan derginin imtiyaz sahibi Mehmet Tahir, eşi Fatma Şadiye Hanım da müdiresi. Kadrosunda Fatma Aliye Hanım ve kardeşi Emine Semiye ile beraber Leyla Saz, Makbule İnan, Münire Hanım, Fatma Fahrünnisa, Fatma Zehra, Gülistan İsmet, Şair Nigar Bint-i Osman, Makbule Leman, Fatma Şadiye, Nezihe Muhittin gibi şaire ve yazarlar varmış. Erkek sesini de kısmamışlar; Ahmet Mithat Efendi, Ahmet Rasim, Mustafa Asım, Sermet Muhtar Alus, Faik Ali, Talat Ali gibi dönemin önde gelen erkek yazarlarını da aralarına almaktan çekinmemişler. Ayrıca kurdukları kütüphane ile şaire ve yazar kadınların yapıtlarının basımını ve satışını da yapmışlar.
Haftalık Malumat Mecmuası (1895) - 27 sayı yayımlamış. Ahmet Rasim, Nazif Sururi, Mehmet Cemal gibi yazarların kadınlara ilişkin yazıları ve kadınlardan gelen mektuplar.
Alem-i Nisvan (1906) - Kırım'da Tercüman gazetesinin eki olarak yayımlanmış. Kafkasya'da yaşayan Müslüman kadınların yaşadıkları kötü koşullar hakkında yazılar ve çözüm önerileri.
1908'de II. Meşrutiyet'in ilanıyla kadın dergilerinin sayısı hızla artmış. Mecmuanın Haziran sayısında Tanin, Servet-i Fünun, Sabah, Millet gibi günlük gazetelerde de kadın yazarların çoğalmasıyla iyice belirginleşen “Osmanlı Kadın Hareketi”yle dönemin kadınlarındaki “değişimi” kısaca inceleyeceğimizi belirtiyor, kulağa bir küpeyle bu sayılık harekâtı askıya alıyoruz… Kadınlar hatırlar!
fituna@gmail.com