Marc L***
Çeviri: Céline Pierre-Magnani, Utku Çağırıcı
Le Tigre, 2006’da Lætitia Bianchi ve Raphaël Meltz tarafından oluşturulmuş, reklamsız ve bağımsız ‘Fransalı’ bir dergidir. ‘Meraklı’ve ‘ilginç’tir (‘Curieux magazine curieux’). Farklı alandan gelen katılımcılar ile, genel benzerleştirme yatkınlığına karşı çeşitli haberler sunuyor. İnternette, tüm eski sayılarına web sayfasında ulaşılabiliyor (Fotoğraf projelerine bakmanızı özellikle öneririm.) Paris’te Üniversite’ye gittiğim dönem, metro saatlerimi aydınlatan bir dergidir.
Çevirmemize izin verdiği için, Raphaël Meltz’e teşekkür ediyoruz.
Mutlu yıllar, Marc. 5 Aralık 2008’de, 29 yaşını kutlayacaksın. Sana ‘sen’ desem, olur değil mi? Beni tanımıyorsun, doğru. Ben seni epey iyi tanıyorum ama. Le Tigre dergisinin ilk Google portresi olma şansı (yoksa müsibeti mi desek?) sana denk geldi. Çok basit bir köşe olacak bu: tanınmamış birisini seçip, internette bilerek ya da bilmeyerek bıraktığı tüm izleri takip ederek onun hayatını anlatıyoruz. Peki neden böyle bir köşe? Arkasında bir fikir mi saklı? Elbette. İnternette bulunan kişisel bilgilerimize çok dikkat etmiyoruz fakat bunlar bir araya getirildiği zaman ortaya endişe verici bir tablo çıkıyor. Bilmeni isterim, art niyet taşımadan hayatına daldım. Yeni insanlar ile tanışmayı çok seviyorum, ondan. Seni baştan uyarayım, Le Tigre dergisi olarak savunduğumuz bütün fikirlere karşın adabın sınırlarını epey aşacağız, fakat iyi bir amaç uğruna. Ayrıca suç sonuçta senin; daha dikkatli olman gerekirdi.
Başta kaynakla ilgili sorun yaşayacağım diye birazcık korkmuştum. Kaynak az olduğundan değil, tam tersi çok fazla, ondan. İsim benzerliklerinden dolayı. Copains d’avant web sitesinde en az 5 tane Marc L. var. Ama sen yoksun orada, kuşak farklılığı. 1990'ların sonuyla 2000 başlarında, herkes ilkokul 4. ve 5. sınıflarda birlikte okuduğu arkadaşlarını bulmak için Copains d’avant websitesinde okul bilgilerini işliyordu. O zaman Facebook yok. Ah, Facebook… Ama var ona daha. Sevgili Marc, seninle Flickr'da tanıştım, şu arkadaşlarla fotoğraf paylaşılan devasa resim bankası (Facebook bu fikri oradan kopyalamıştı, onu da belirtmeden geçmeyeyim.) Portresini çıkarmak için, gazeteciler de der ya hani « iyi malzeme » çıkar bundan, o ümit, seyahatlerinde çektiği resimleri paylaşma ihtimali olan birini düşürmek üzere Google'a « yolculuk » yazdım. Seni buldum. Flickr'ı çok seviyor olmalısın ki, daha iki sene olmadan 17.000 resim koymuşsun. Böylece, senin resimlerini bulabildim.
Pekâlâ Marc... Yakışıklı, küt saçlar, ince bir yüz ve apaçık meraklı gözler. 5 Ağustos 2008'de Helena ve Jose ile Kanada seyahati esnasında Montreal'deki Starbuck’s Cafe’de çekilmiş fotoğrafınızdan bahsediyorum. Belli ki o akşam da, Vancouver'da geçirdiğin hafta sonu gibi oldukça hoş geçmiş. Bu fotoğrafları özellikle seviyorum, çünkü onları Jose çekmiş ve bu sayede seni daha sık görebiliyorum. Bir scooter kiralamışsınız, deniz kenarına gitmişsiniz, ama denize girmemişsiniz sadece plajda takılmışsınız. Kanada'da toplamda bir ay geçirmişsin. Başlangıçta, Montreal’da Hôtel Central’de tek başınasın (“otel civarı” fotoğraf dizisi). Oraya iş için gitmişsin. İş derken; geçen Eylülden beri LBA diye büyük bir mimarlık şirketinde, “iç mimari servisi”nde asistanlık yapıyorsun (Facebook, ‘profil’). Şirketin birçok şehirde şubesi var ve anladığım kadarıyla Bordeaux’nun bir banliyösünde, sanırım Pessac'taki şubesinde çalışıyorsun.
Bunu, Arcachon ya da Utopia'da (Bordeaux'da bir sinema/kafe) sık takıldığın için, tahmin edebiliyorum. Anlaşılan Montreal’de bir büroda Steven, Philip ve Peter ile beraber iki bilgisayarla (bir laptop, bir masaüstü) mimari haritalar üzerine çalışmışsınız. Fotoğrafı büyütürsek, Packard-Bell bir laptop'ın olduğunu ve mousepad olarak taslak kağıtları kullandığını görebiliyoruz. İlginç demiyorum, görebiliyoruz, sadece onu söylüyorum. 21 Ağustos'ta, seni havaalanına götüren Steven'mış. Fransa'ya dönüyorsun, bir düğün (Juliette ve Dominique), tamam, bir sonraki hafta Libourne'da yeğeninin, Luc'un kız kardeşi Lola'nın vaftizi (kocaman gözlüğü ile komik surat yapıyor).
Şimdi sana dönelim. Heteroseksüel ve bekarsın (Facebook). 2008 İlkbaharı, Bordeaux'daki Fransa-Avusturya kültür merkezinde çalışan Claudia R*** ile bir ilişkin olmuş (Google’da ‘ü’ karakterinin yerine ‘ue’ yazmak gerektiği için hemen bulamadım onu). Bu arada, güzel bacakları, kısa saçları, küçük memeleri ile çok şirinmiş, sana katılıyorum. Bize ailesinin adresini de vermişsin, Bordeaux’da V*** bulvarındalarmış. Arcachon'da, petank oynamışsınız kültür merkezinde; Claudia’nın işten arkadaşı da oradaymış. Mayıs sonuna doğru, Claudia’ya uğradığın gün çekilmiş 4 önemsiz fotoğrafın var (bir şeyler saklıyorsun burada sanki bizden.) Başka bir fotoğraf daha, birkaç gün sonrasına ait. Claudia çekmiş bunu kendi evinde. Aranızdaki vaziyeti belli eden bir resim; onun yatağını tanıyoruz ve onun üstünde yatan sensin. Giyinmiş, yalnız. Bir diğerinde, dişlerini fırçalıyorsun.
31 Mayıs’ta; iki gün önce, Lukas'larda ''CAF'tan gelen para için kutlama" yapmışsınız (sakin bir geceymiş, ta ki Lukas piyano çalmaya ve Almanca şarkı söylemeye başlayana kadar. Herkes çok gülmüş, Flickr videosu). O 31 Mayıs'taki sarılma şekliniz şüpheye yer bırakmıyor pek. Sonra 22 Haziran'da bu iş kesinleşmiş, Cap-Ferret'de elele küçük bir gezi yapmışsınız. Claudia'dan oradan sonra haber yok. Onun iş numarası var bende, bilesin (kültür merkezinde pedagojik asistanlık için iş ilanı, Claudia işe alımlarla uğraşıyor), onu arayabilirim. Ama iş bir ayrılığı anlatmaya gelince internet bile sınırlı kalıyor. Claudia'dan önce, çağdaş sanat ile ilgilenen Jennifer (Beaubourg müzesine gitmişsiniz birlikte, sonra onu Madonna konserine götürmüşsün) ile berabermişsin (en azından 2 sene sürmüş). O önce Angers'de, sonra da Metz'te oturmuş, kedisinin adı Lula'ymış ve tarz olarak yine Claudia'yı andırıyormuş. 2006 yazında, beyaz bir Golf'le Pornic’teki bir kampa gitmişsiniz. Atlantik kıyısı, sonra iç Bretagne. Kısa saçlıymışsın sen o zaman, o kadar da yakışmıyormuş sana.
Müzikten bahsetmedik hiç. 1990'ların sonuna doğru, sen Merignac'ta oturduğun dönem (Bordeaux'ya birkaç kilometre kala) bir Punk bir grubuna girmişsin. Gruptan birkaç iz, yalnız senin Flickr hesabında değil, Google'dan bulduğum yerel basının arşivlerinde de kalmış. Biliyor musun ? Orada, senin cep numaranı buldum 06 83 36 ** **. 2002'den beri aynı numarayı kullanıp kullanmadığını öğrenmek istedim. Seni aradım, 'Alo' dedin. Ben 'Marc ?' diye sordum, sen 'kim o' dedin, kapattım. Onu diyorum işte, cebin bende var. Makaledede şöyle yazıyordu : ''2001 yılı Punkçılar için önemli bir yıl oldu. Çağdaş müzik gruplarına destekveren Bordeaux Domino Derneği'nin sorumluluğunda düzenlenen ilk Rock yarışması kazandılar ve Arcachon'daki Olympia'da 700 kişi önünde çok büyük bir konser verdiler. »
Ama 2002 grubun son yılı olmuş gibi gözüküyor - nasıl bitti tahmin edebiliyoruz, sen yollandın Montpellier’de üniversiteye (Facebook, Eğitim kısmı), diğerleri de sağa sola okumaya gittiler... Ama bak, asla umudu yitirmemek gerek çünkü gitarcınız Michel *** ile Bordeaux'da Café Maritime'de 2007'de yine çalmışsınız. Kısa bir videoda seni şarkı söylerken dinledim, öyle inanılmaz bir şey yok ama fena da değil. Sonra Dom ile beraber tekrar çalmaya başlamışsınız, hani Nantes sokaklarında, 2008 müzik şenliğinde bir gösteri yapmışsınız. O gösterinin provasını da zaten önceki gün Dom'la sevgilisinin (Carine T***) evinde yapmışsınız. Dom, Dominique F***, BordeauxIII'te doktora öğrencisi.
Güzel bir konusu var, "İki arada bir derede", göçmenlerin hayatının sonu hakkında bir sosyolojik çalışma. Bu arada, gariptir, onun ile ilgili araştırma yaparken YouTube'ta da senin bir sayfan olduğunu keşfettim. Bir de, 2008 başlarında İtalya'daymışsın (27 Mart'a değin kapalı bir çarşıda Bordeaux'ya dönüş videonu çekmişsin). Roma'da ne yaptığın ile ilgili bilgi eksikliğim var, onu itiraf edeyim. İş için muhtemelen, çünkü seni bir dairede bilgisayarın başındayken görüyoruz (manzara güzel bu arada). Philippe S*** ile parti yapmışsın, Sevgililer günü için Gep Şarap Evi'nde şarkı söylemişsin.
Bir sefer kurnazlık yaptım : Facebook profiline girebilmek için, (sonradan çok yardımı oldu bana bunun), sahte bir profil oluşturdum ve sana ''arkadaşlık'' teklif ettim. 'Duvarında' herkesin ufak mesajlarını rahat rahat görebildiğim Helena C*** gibi değilsin. Güvensizce, hemen ''evet'' demedin. Bana cevap verdin yine de, İngilizcen de biraz tuhaf, ''Hi, who are you? Regards Marc.' diye'. Vancouver'e bayıldığım ve oradaki fotoğraflarını çok sevdim diye sağlam bir yalan atmak üzereydim fakat cevap verdiğim anda Facebook beni uyardı: '' Marc L***'ye mesaj attığınızda, ona bir aylık genel, iş ve eğitim bilgilerinize ve sizin arkadaş listenize bakmasına izin veriyor olacaksınız''. Tersi de geçerli diye düşünüp, genel bilgilerine ulaşmak için sana cevap vermeme gerek kalmadı.
Bu arada, robot olmadığımızı ispatlayan kısa metin 'captcha'lardan kurtulmak için Facebook'un sunduğu bir çözüm olduğunu keşfettim: çok basit, sadece cep telefon numaramızı veriyoruz ve site gerçek bir kişi olduğumuzu kontrol edebiliyor. İşte bu. Facebook’taki tek eksik bilgi, acele edelim hemen verelim!
10 sene öncesini, herkesin internetin ne etkileri olacağı hakkında hayaller kurduğu zamanları, 1998 yılını düşünüyorum. O zamanki Marc L*** ile ilgili kuşkusuz hiçbir şey ya da çok az şey bulurdum. Şimdiyse Marc, sana dair ne istiyorsam hepsini buldum. Gününü nasıl geçirdiğini, genç bir çalışan olarak hayatını, gelecekte mimar olacağını, Bordeaux'da kankalarınla müzik çalmaktan aldığın hazzı, dünyanın öbür ucuna yolculuklarını, gelecek kız arkadaşını (kısa saçlı olacak orası kesin) kafamda canlandırıyorum. Bir şey eksik yalnız: adresin. Sanal zamanlarımızda, adresimiz emailler ve cep telefonları oldu, iyi de bir problemim var: sana Le Tigre dergisini nasıl yollayacağım? F*** caddesinde olduğunu biliyorum da, hangi numara olduğunu bilmiyorum, ve sarı sayfalarda yoksun. Ama bakarsan yollamayabilirim de. Portreni göndermesem ne olur, kendi hayatını sen zaten biliyorsun.
***
Zat-ı muhterem'in talebi ile, sadece kişilerin adlarının değiştirildiği Le Tigre basılı versiyonunun aksine, bu metinde geçen kişi adları ile şehirler, yerler vs. anonimleştirilmiş veya hayali isimlerle değiştirilmiştir. Ancak bu uyarlama, adı geçen bütün bilgilerin mevcut ve engelsiz bir şekilde ulaşılabilir olduğu gerçeğini değiştirmemektedir.
Raphaël Meltz, Marc L***, Le Tigre, 7 Ocak 2009 (güncelleşme 28 Nisan 2009)