GEZİ'DEYİM / SÜT
GEZİ’DEYİM
bedenim yalansızdır
ve ellerim kansız
insanım ben
bende
haklılığın inadı vardır
direnişimiz eşyaya karşıdır
bir hizaya
karşı insanım ben
simsiyah maaşganlığa
gezi parkının içindeyim
gökyüzü yapraklarının
ve ağaç bulutlarının altında
bugünlerde sıkı şiiri yaşıyorum
gaddarlığın tam karşısında
insanım ben!
değişik yıllar diktim sokağımdaki bahçeye
ağaçlarla ve çocuklarla birlikte büyüdüler
sonra toprak döndü ırmaklar yürüdü
ellerimin yalansız çizgilerinde
Zafer Yalçınpınar
SÜT
Apo Can, Ethem ve Mehmet için…
Anne, biz henüz ölmedik, saklanıyoruz.
Gündüzden korkuyorlar anne, hiç bilmediğimiz karanlıklara saklanıyorlar.
Anne, gece süt kokuyor, yalın ayak toprağa basıyoruz, kızma.
Bir arkadaşa gözyaşlarımızdan genel grev yaptık bugün,
Gülümseyen cesedini ayırdık bir ağaçtan.
Görsen nasıl da sıkı sarılmış, ar bellemiş, dal vermiş…
Anne, esmer bir yağmur yağdı bu sabah,
Muşambalar altında demledik bize gönderdiğin son çay çimdiğini;
Bardağın arkası barikat. Göz yuvamda bir kızın eli var,
Okşuyor yalnızlığını haklılığın anne, genzim zehir gibi bal kokuyor.
Vakit kan gibi, üzerimizde kuruyor telaşsız…
Mosmor öpücükleri var inadın etimizde anne, kıskanma,
Arkadaşlar bana iyi bakıyor, utanıyorum, tek gözle ağlanmıyor…
Anne, bizi burada bulamazlar, görüp de çıkartamazlar,
Devrim bir ağaçla başladı, saklambaçla zafere ulaşacaktır,
Merakta kalmayın; onurumuz hepimizi saklamaya yeter.
Anne, yağmurdan sonra parka gelebilirsen eğer yarın,
Toprağa süt dök azıcık, yalanan kedilerin peşi sıra göğe kaldır başını,
Hepinizi alnınızdan öpüyor olacağız ve unutmadan sen de benim için,
Dudakların kan olana dek öp özgürlüğü göz bebeklerinden de, aman dilenme n’olur…
Ozan Durmaz