Birden Bire Bosnian Rainbows
Murat Mrt Seçkin
Eğer müzik dinlemeye meraklıysanız, bu eğlence olmaktan çıkıp araştırmaya dönüşebiliyor birden bire. Bir grubu beğeniyorsunuz, sonra öğreniyorsunuz ki yan proje denen bir şey var. Onu da hatmediyorsunuz. Yetmiyor türleri araştırıyorsunuz, olmadı plak firmalarına dalıyorsunuz. Sonu gelmesin diye kendi başlıklarını uyduruyorsunuz; kadın vokaller, kedi şarkısı söyleyenler, bootlegler, korsan kayıtlar, fetiş müzikleri, splitler vs. vs. Böyle böyle bir bakıyorsunuz koskoca bir arşiviniz, dinlenmesi için sırada bekleyen onlarca albümünüz oluyor. Küçük bir su birikintisi olarak başlayan müzik sevdanız, ufuksuz bir okyanusa dönüşüyor.Zamanında müzikal moron gibi bir deyim hortlamıştı. Ben de kendimi biraz o grupta görüyorum. Hiçbir zaman DJ’lik yaptığımı iddia etmesem de 12 senedir mekanlarda insanlara zorla sevdiklerimi dinletiyorum. Şanslıyım ki hep buna müsamaha gösteren işletmelerde yaptım bu işleri. Büyük ihtimalle sevgilisi ile hoş bir haftasonu geçirmeye gelmiş birilerine Skinny Puppy “Shore Lined Poison” veya olmadık yılbaşı partilerinde Slayer “Angel Of Death” çalarak çok küfür yedim. Yine de biliyorum ki birileri ile çok güzel sesler paylaşma şansım oldu, belki de hala oluyor. Bu sayede kendi tutkularınızın hatta duruşunuzun farkına varıyorsunuz. Ben yıllar içinde endüstriyel ve deneysel müziğe nasıl tutulduysam, agnostizmi, anarşizmi ve bize öğretilen ahlaki-artistik değerlerin bazılarının tamamen ticari dayanakları olduğunu da öyle öğrendim. Throbbing Gristle gibi ekipler müzikten önce sesin önemli olduğunu, punk ekipleri müzisyenliğin ulaşılamaz olmadığını, post-punk ve goth grupları duruşun önemini, new-wave ve synth grupları ise akustiğin dışında da hayat olduğunu öğretti. Bunların hepsi ise dinledikçe türlerin dostluğunu hatırlattı her zaman. Ne dinlediğin değil, kendin için neyi dinlediğin önemli.
Tüm bu hastalıklı ve takıntılı anlarda bazen de hiç beklemediğin zamanda, olmadık bir yerden sesler duyarsın. Çok iyi hatırlıyorum Bauhaus’u ilk detone Deniz’in dükkanında duymuştum. Ne olduğuna dair hiçbir fikrim yoktu ve sadece öylesine uğramıştım. Şimdi beynimin bir kısmı bu grubun külliyatına ayrılmış durumda. Üstelik böyle ani sürprizler size ömür boyu yanınızda olacak müzikal dostlar veriyor.
Bosnian Rainbow’u da işte biraz böyle buldum. Her ne kadar elemanlarını daha önceden biliyorda olsam gruptan hiç haberim olmamıştı. Sadece gece sıkılmasında facebook’ta dolanırken birisinin paylaşımı sayesinde keşfedilmiş bir ses benim için.
Mars Volta elemanları yetenek timsalleri Omar Rodríguez-López (gitar, geri vokal), De-antoni Parks (davul, klavye), Le Butcherettes ’ten Teri Gender Bender (vokal) ve deneysel Dark Angels grubundan Nicci Kasper (klavye) gibi isimlerin biraraya gelmesi ile oluşmuş grup aslında daha çok genç. Bazılarına göre Mars Volta, Bosnian Rainbows yüzünden dağıldı. İşin doğrusu belki de iyi oldu. Son yıllarda görüp görebileceğiniz en iyi progressive rock gruplarından biri olan Mars Volta birkaç albüm daha çıkartsaydı unutulup gidecekti kim bilir. Yoğun ve icrası zorlayıcı bir müziğin en yetenekli müzisyenleri bile nasıl usandırdığını Omar-Rodriguez’in nasıl yalnızlık çekip sıkıldığına dair sözleri de kanıtlar nitelikte.
Ancak ters anlaşılmasın, bu klasik kalıplar, yetenekli ellerde bambaşka bir hal alıyor. Bizim pop dediğimiz sound onların bu müziği yaparken nasıl rahatladıklarını ve neredeyse egolarını nasıl bir kenara attıklarının göstergesi. Özellikle Mars Volta elemanlarının standart bir grupta varolma çabası kayda değer ve takibi seyirlik. Ancak kabul etmek lazım ki Teri Gender Bender’ın farklı sahne duruşu ve güzel sesi Bosnian Rainbows’u sadece hoparlörlerden dinlenecek değil aynı zamanda sahnede takip edilecek bir grup haline getiriyor. Müzikten her an delirebilecek histerik kadın profilini o kadar iyi yansıtıyor ki hem sahneye gidip onu öpmek hem de olanca gücün ile arkaya bakmadan kaçmak isteyebilirsin.
Bosnian Rainbows albümü baştan sona derli toplu ve eşlik edilebilir bir şekilde kotarılmış çok güzel bir alternatif pop albümü. İlk dinlemede değil ikinci, üçüncü dinleyişte size yakın arkadaş olabileceğinin garantisini veren bir ses yolculuğu. muratmrtseckin@gmail.com