YAYIN

Kucaklaşmanın Kitabı”, “Gölgede ve Güneşte Futbol”, “Tepetaklak” gibi unutulmaz kitaplarıyla gönlümüzü fetheden Uruguaylı usta gazeteci, yazar Eduardo Galeano’nun yeni kitabı “Biz Hayır Diyoruz” Metis Yayınları’ndan çıktı. Gazeteciliği edebiyatın bir alt kolu değil, en etkili yöntemlerinden biri olarak gören yazarın 26 yazısı var kitapta. Che, Zidane, Salgado, Evo Morales, televizyon, beden, işkence, Latin Amerika, ABD… Galeano’nun bakış açısına ihtiyacımız var.

Biz Hiç Modern Olmadık” diyor Bruno Latour, Norgunk Yayıncılık’tan çıkan kitabının başlığında. Fransız antropolog, 20’ye yakın dile çevrilmiş bu simetrik antropoloji denemesinde, premodern, antimodern, postmodern derken, hepimizi çokca meşgul eden “modern” kavramını enine boyuna inceliyor.

Arthur C. Clarke öldü. Bilim-kurgunun en önemli kalemlerinden biri olan, düşünceleriyle NASA’yı yönlendirmiş, Microsoft’u gelecek vizyonunu öğrenmek için kapısına getirmiş usta yazarı okuma vaktidir. Rama dizisi ya da “2001: Uzay Macerası” olur mesela.
 
SİNEMA
Guy Rithie’nin 2005 tarihli filmi “Revolver” nedense bu ay vizyona girdi. Ritchie filmografisinin en ağır eleştrilere tutulan filminde, yönetmenin vazgeçemediği Jason Statham yine döktürüyor. Ray Liotta, André Benjamin ve Vincent Pastore diğer rollerdeler. Ritchie’yi vazgeçilmez yapan İngiliz mizahı bu filmde yok maalesef. Daha karanlık ve gergin bir film çekmeye çalışmış. Ama kafası çok karışık baş karakteri çözeceğiz derken filmi kaçırıyoruz.

Bu Michel Gondry alem adam valla. Nereden buluyor bu konuları. “Kısa Darbeler”de Serdar Kökçeoğlu’nun bahsettiği “Lütfen Başa Sarın” bu ay hem festivalde hem vizyonda. Jack Black, Mos Def, Danny Glover ve Mia Farrrow gibi ilginç bir oyuncu kadrosuna sahip filmin konusu bomba; manyetik güçlere sahip olan Jerry (Black) sürekli kaset kiraladığı video dükkânındaki kasetlerin yarısını siler. Dükkân sahibini bir biçimde ikna edip silinen kasetleri kendilerinin çektiği versiyonlarla değiştirirler. İşin ilginç tarafı, bir süre sonra filmler karaborsaya düşecek kadar popüler olur. Daha Hollywood işi ama sonuçta Gondry.

Bu ayın en ilginç filmi ise kumar bağımlılarına. “21” gerçek olaylardan esinlenmiş bir kumar filmi. “Across the Universe” ile beğenimizi kazanan genç oyuncu Jim Sturgess, Kevin Spacey ve Laurence Fishburne başrollerde. MIT’de sayılarla ilişkisi üst düzeyde olan bir öğrenci olan Ben Campbell (Sturgess) okul taksitlerini ödemenin yolunu aramaktadır. Profesör Micky Rosa (Spacey) onun ve beş öğrencinin sayılara olan bu yeteneğini farklı değerlendirmek ister; Black Jack ya da 21. Takım oluşturulur, Vegas’ın yolu tutulur. Paralar yağmaya başlar. Ama kumar bu…

Son filmimiz de bir usta, Richard Attenborough’un “Kayıp Yüzük”ü. II. Dünya Savaşı’nda uçağı Kuzey İrlanda’ya düşen bir pilot’un ölmeden önce onu bulan köylüye parmağındaki yüzüğü verir ve onu Amerika’daki sevdiğine iletmesini ister. Yüzük ancak 50 yıl sonra Amerika’ya doğru yola çıkacaktır. Oyuncu kadrosu da göz kamaştırıyor; Shirley MacLaine, Christopher Plummer, Micha Barton, Neve Campbell ve “Babam İçin”in unutulmaz İrlandalısı Pete Postletwaite.
 
KONSER

Bugge Wesseltoft’un -aman da ne iyi edip- el verdiği ve bizlerinde tanışmamıza vesile olduğu Norveçli ikili Beady Belle, son iki albümünde olduğu gibi bu sefer de (artık geleneksel bir durum da denilebilir buna) yeni albümü “Belvedere”nin tanıtımı için Roxy’ye geliyor. Bir kez dinleyenin kayıtsız kalamayacağı sesiyle Beate S. Lech ve partneri Marius Reksjo, sahnede cazın ve groove’un elektronica ile meşkini şeyediyor. 9 Nisan.

Radyo Eksen ara verdiği konserlerine Devotchka ile devam ediyor. Tüm dünyayı sallarken bizde görece az bilinen grubu izleyenler “Little Miss Sunshine” filminin müziklerinden hatırlayabilir. Bilen zaten bu geceyi kaçırmaz. Ama bilmeyenler için Gogol Bordello gibi bir enerji, folk, punk, Yunan, Balkan ve Meksika müziği karışımlı bir yanar döner bir kokteyller diye yardımcı olalım. 15 Nisan, garajistanbul.

Aşk bir kalkandır,” diyerek 20 yıl önce bütün ilgimize mazhar olan Camouflage; 1999 yılında yeniden bir araya gelmiş, 2003 ve 2006’da çıkarttığı iki albümle ‘80’lerin new wave sound’unu günümüze evirerek zamanın yıpratıcılığına karşı ne kadar sağlam durabildiklerini göstermişti. Almanların Depeche Mode’a cavabı olan Camouflage 18 Nisan’da Balans’da.
 
ALBÜM
Bu ay yazacak çok albüm var. Ama önce NIN. Reznor ve ekibi geçen aylarda “Ghost” albümünü internete koymuş ve indirilebilmesini sağlamıştı. Şimdi 4 CD ve 36 kayıttan oluşan albüm cismen elimizde. Tamamı enstrümantal kayıtlardan oluşan albüm Reznor’un tabiriyle gündüz rüyalarına film müziği. Piyanolarıyla Eric Satie’ye, minimal döngüleriyle Philip Glass’a, ruh haliyle Joy Division’a selam eden ama aralarda patlayan öfkesi Reznor’a ait bir başyapıt.

2006 Gnarls Barkley yılı olmuştu. Pop müziğe getirdikleri kalite ve dillerden düşmeyen “Crazy”den sonra yeni albüm de bu raflarda. “The Odd Couple” ismini taşıyan albümün tamamın dinleme şansımız olmadı maalesef. Ama çok hevesliyiz. İlk çıkan 45’lik “Run” bir “Crazy” değil, ama iş yapar. “Going On”un teneke ritminin altındaki soul ve “Whose Gonna Save Me”nin hissiyatı; Dangermouse’un müzikal kabiliyeti ve Cee Lo’nun mahir sözlerininin bu albümde de hevesimizi boşa çıkartmayacağını gösteriyor.

Geçen ayın son günü Barry Adamson’un son albümü “Back to the Cat” çıktı. Adamson bu yedinci stüdyo albümünde alışık olduğumuz kasvetli ruh halinden uzaklaşmış. Film-noir, electronika, arasında tüm tatlardan haz alan eklektik çizgisi, bu albümde yoğunlukla caza, hatta big band ve swing’e kaymış. “Walk on Line”, “Spend a Little Time” ve “Straight ‘Til Sunrise” çok iyi. Belli ki yaşama dönmek Adamson’a yaramış. Söyleyişi bile şenlenmiş.

Raconteurs, The Breeders, Ministry ve henüz dinlemesek de bu ay çıkacak yepisyeni Portishead albümleri de var daha yazacak. Ama bu ayın son albümü olarak James’in “Hey Ma”sını seçtik. Yeniden bir araya gelmelerinin üzerine geçen sene RadarLive’a da uğramış, kenidlerini ne kadar özlettirdikleri farkettirmişlerdi. Prodüktör Lee “Muddy” Baker, Fransa’da bir şatoyu stüdyo haline getirmiş. Her grup elemanı kendi stüdyolarında (odalarında) geliştirdikleri fikirlerle ana stüdyoya inip jam session’lar yapmışlar. Sonuçta 120 kayıt olmuş ellerinde. Ne iştah değil mi? Biz de dinlemek için iştahlıyız.
 
FESTİVAL

Bu yıl ikincisi gerçekleştirilecek GePGeNç Festival 11-16 Nisan tarihleri arasında santralistanbul’da. Mecmua içinde ayrıntılı bilgisini bulabilirsiniz.


SERGİ

SESSİZ DİRENİŞ- Rus Fotoğrafında Resimsellik” Sergisi İstanbul Modern’de sürüyor. Aralarında Alexander Rodchenko, Sergei Lobovikov, Alexander Grinberg, Yuri Yeremin ve Aleksei Mazurin’in de bulunduğu 18 ünlü Rus fotoğrafçının, 20 yy’ın ilk yarısındaki üretimlerinden toplam 194 adet orijinal baskısı ile dönemin en seçkin yapıtları sergileniyor. 25 Mayıs’a kadar izlenebilir.

Lambda’nın düzenlediği “Makul” isimli çağdaş sanat sergisi 4-25 Nisan tarihleri arasında Hafriyat Karaköy’de. Resim, heykel, seramik, fotoğraf, video,performans, yerleştirme gibi farklı disiplinlerde çalışan 30 sanatçı/sanat kolektifinin katılımıyla gerçekleştirilecek olan “Makul”, Lambdaistanbul’un ilk büyük ölçekli sergisi olma niteliğini taşıyor.

WEB

Performans günlerinde canım performanslarını kaçırdığınız için üzüledururken biraz olsun avunabilmeniz için katılan gruplarımızın müziklerini netten dinleyin bari dedik. Hizmet için…

http://www.myspace.com/outoftunefortuna Tuna Pase
http://www.myspace.com/kuligaudiovideo Kulig
http://www.myspace.com/reveriefallsonall Reverie Falls On All
http://www.myspace.com/islakkopek Islak Köpek
Noksan, noksan.
 
KARGAŞA 8
 
Ortama Karışık”
Geleneksel KargART kapanış sergisi, bu yıl Haziran ayı boyunca KargART Salonu’nda gerçekleşecek. Daha önceki sergilemelerden farklı iki yönü var bu yılın. Birincisi “Ortama Karışık” altbaşlığı, diğeri ise ekkinliğin yalnızca sergilemeyle sınırlı kalmayıp, yan etkinlikler ve performanslarla desteklenecek olması.
 
Kargaşa” ve “karışık” kelimelerini yan yana getirmek zor değil. İçinde bulunduğumuz siyasi karışıklık, ekonomik belirsizlik ve sanat ortamındaki tartışmalı gündemleri düşünerek oluşturduğumuz “Ortama Karışık” başlığı; sıralanan kargaşa ve karmaşa hallerini özetliyor aslında. Bu anlamda uygun olduğunu düşündüğünüz plastik sanatlar, kavramsal sanatlar, performans sanatları, video ve fotoğraf işlerinizi bekliyoruz.
 
Son başvuru tarihi: 21 Nisan 2008
 
İşlerinizle ilgili başvurularınızı; işin içeriğine ilişkin bilgi, kişisel bilgiler ve yüksek çözünürlüklü görselle birlikte yapmanız önemlidir.
 
Başvuru Adresi:
KargART, Kadife Sok. No:16, Kadıköy
info@kargart.org