Gatlif’in Çingeneleri*
Yaman Ural
İspanyol şair Garcia Lorca, flamenkoyu besleyen ilahi esinden bahsederken üç önemli etkenden söz eder: Şeytani akıl dışılık, doğaya yakınlık ve ölümün farkında olmak. Bu esini besleyen öğelerin tümünü, Tony Gatlif filmlerinde görmek mümkündür. Avrupa sinemasının önemli isimlerinden sayılan Gatlif 1948 Cezayir doğumlu. 14 çocuklu Berberi bir baba ve Çingene bir annenin üçüncü çocuğu. Doğduğu yer itibari ile flamenkonun, Arap ve Endülüs melodilerinin içinde yetişiyor. Müzik çevreyi sarmalayan bir buhur gibi siniyor hayatının içine. Onun için müzik hayatın bir parçası değil, hayatın kendisi. Bunu filmlerini izlemeye başladığınız anda anlıyorsunuz. Müzik, Gatlif filmlerinin ayrılmaz bir bileşeni olarak çıkıyor karşımıza. İçinde yaşadığı müziği görüntülemek için film çekmeyi tercih ediyor demek daha doğru olur. Zaten filmlerinde oynayan karakterlere baktığınızda, onların senaryo için seçildiklerini değil, senaryonun onlar için yazıldığını düşünmeye başlıyorsunuz. Avrupa sinemasının bu önemli ismi ile unutamayacağınız yolculuklar yaşayacağınızı garantileyebilirim.
En önemli filmlerinden biri olan “Latcho Drom”, Hindistan’dan başlayıp İspanya’ya kadar uzanan bir yol hikâyesi. Çingenelerin göç yolları üzerine yapılmış bu film; Gatlif’in gerek kişisel, gerekse müziksel kökeni üzerine çok şey ifade ediyor olmalı. Latcho Drom Hindistan’dan başladığı yolculuğunu, Mısır, Türkiye, Romanya, Macaristan, Slovenya, Fransa üzerinden geçip İspanya’da sonlandırıyor. Farklı kültürlerdeki çingenelerin içine giriyor. Bildiğinizi sandığınız İstanbul Çingeneleri’ni bir de Gatlif’in gözünden izlemenizi tavsiye ederim.
Benzer bir film olan “Gadjo Dilo” (Çılgın Yabancı) da babasının aşık olduğu Çingene bir şarkıcıyı aramak için yollara düşen kahramanın (Romain Duris) sonunda kendini ve aşkı (Rona Hartner) bulma hikâyesini izliyorsunuz. Tabii söz konusu Gatlif filmi olunca izlemek fiili biraz eksik kalıyor. Romanya Çingeneleri’nin müziğine bir yolculuk yapıyorsunuz demek daha yerinde bir tanım olur.
Flamenko üzerine kurulu filmi “Vengo” ise bildiğim sinema kalıplarını başından tepetaklak ederek başlamıştı. İlk on dakika Flamenkocular ve Endülüs sufileri karşılıklı olarak atışıyorlar. Yani film müthiş bir müzik şöleni ile açılıyor. Flamenkonun kökeninde yaşayan dünya kültürünü, hüznü ve isyanı anlıyorsunuz. Filmin baş karakteri Caco (Antonio Casales) gerçekte önemli bir Flamenco dansçısı. Fakat filmde onu mafyozo bir karakter olarak izliyoruz. Filmin dillere destan şarkısı “Naci en Alam”daki ney sololarının da Kudsi Erguner’e ait olduğunu söylemekte fayda var.

Tony Gatlif iyi müzisyenler ve oyuncularla çalışıyor. Fakat onun filmlerinde kimse star olarak durmuyor. Çünkü zaten hemen hemen herkes işinin üstadı. Bir karakter filmde cenazede öylesine akordeon çalıyor olsa bile, bilin ki önemli bir müzisyendir.
Bunu Gadjo Dilo’daki “Tutti Furriti Tekila” parçasını araştırırken fark etmiştim. İşte Tony Gatlif’i önemli bir usta yapan en önemli özelliklerden biri de bu.Filmler samimi ve ince elenip sık dokunmuş bir araştırmanın ürünü olarak çıkıyor karşımıza. İşte bu yüzden klasikler arasındaki yerini şimdiden almış olduklarını düşünüyorum. İşini seven ve saygı duyan birinin, üstelik yaptığı işten keyif alarak ortaya çıkardığı yapıtın keyfini hemen hissediyorsunuz.Gatlif’e 2004’te Cannes film festivalinde en iyi yönetmen ve altın palmiye kazandıran filmi “Exils”, bir Cezayir yolculuğu filmi. Zano (Romain Duris) ve Naima (Lubna Azabal) kökleri Cezayir’de olan bir çift. Nereye gideceklerine seviştikten sonra karar veriyorlar. Gatlif’in sevdiği yol hikâyelerinden biri. Tabii ki sadece bir yol hikâyesi değil. Müzik her Gatlif filminde olduğu gibi ön planda. Görsel açıdan da çok güçlü olduğunu söylemeye sanırım gerek yok.
“Transylvania” Gatlif’in 2006 da çektiği son filmi. Fatih Akın’ın “Duvara Karşı” filmi ile tanıdığımız ve kendine has oyunculuğu ile göze çarpan Birol Ünel baş rolde çıkıyor karşımıza. Filmin diğer baş rol oyuncusu Amira Casar, Marie rolünde. Fransız bir müzisyene aşık olan Marie, müzisyenin peşinden yollara düşüp Tarnsilvanya’ya geliyor ve antika satıcısı Tchangalo ile yolları bir noktada kesişiyor. Diğer filmlerine kıyasla Gatlif’in görselliğinin ön plana çıktığı filmlerinden biri olduğunu söyleyebiliriz. Hatta filmdeki bazı kadrajlar, sinema tarihinin büyük ustalarına göndermeler yapıyor. Filmin Avrupa kültürü ve hâlâ izlerini bulabildiğimiz pagan gelenekleri üzerine, uzun soluklu bir araştırmanın sonucu olarak ortaya çıktığı görülüyor.
Avrupa sinemasına damgasını vuran ve Türk izleyicisinin de gönlüne İstanbul Film Festivali’nde gösterilen “Vengo” ile yerleşen Gatlif’in, bu yılki festivale de geleceğini söylentiler arasında. Bu sevindirici haberin yanı sıra üzücü bir şeyi de söylemeden geçmek istemiyorum. Tony Gatlif filmlerini DVD raflarında bulmak mümkün olmuyor. Dolayısı ile benim gibi birçok meraklının yaptığı gibi filmleri netten indiriyorsunuz. Tüm filmlerini olmasa da hatırı sayılır bir arşivi Torrent sitelerinde bulmak mümkün.

Bu yazıyı yazmaya başladığım sırada Türkiye’de YouTube yasağı olduğu için, Gatlif’in Fransızca verdiği bir röportajını yazıyı desteklemek için kullanamadım. Umarım okuyucu bu eksiği mazur görür. Belli başlı filmlerini yukarda tanıtmaya çalıştım. Şimdiye kadar hiçbir filmini izlemediyseniz, önemli bir şeyi ıskalamışsınız demektir. Fakat emin olun sizin yerinizde olmayı ve o filmleri, her birini ikişer; üçer kez izlemiş olmama rağmen, ilk izlediğim anki heyecanı yaşamayı çok isterdim.
Filmografisi:
Transylvania (2006)
Exils (2004)
Visions of Europe (2004)
Swing (2002/I)
Vengo (2000)
Je suis né d'une cigogne (Children of the Stork) (1999)
Gadjo Dilo (The Crazy Stranger) (1997)
Mondo (1996)
Lucumi, l'enfant rumbeiro de Cuba (1995)
Latcho Drom (Safe Journey) (1993)
Gaspard et Robinson (1990)
Pleure pas my love (1989)
Rue du Départ (1986)
Princes, Les (1983)
Corre, gitano (1982)
Terre au ventre, La (1979)
Tête en ruines, La (1975)
* Ülkemizde Roman kardeşlerimizin “çingene” sözcüğünü hakaret olarak kabul ettiğini bilmekle beraber, genel tabiriyle “gypsy” sözcüğünün karşılığı “roman”a denk gelmediği için bu sözcük seçilmiştir. yamural@gmail.com