KARGA'DA BEST OF 2009
Bahadır Dilbaz, DJ Riptide, tai fu
.Arctic Monkeys – Dance Little Liar: Elbow’la beraber 2000’lerin en iyi İngiliz gurubu desek yaraşır. Bu sene yayınladıkları Humbug olgunluk dönemlerinin başlangıcını müjdeliyor. Tekrardansa yeni şeyler denemelerine saygı duyduk. Prodüksiyon koltuğuna Josh Homme’u oturtmak, ki yılın sonuna doğru Them Crooked Vultures projesiyle de aklımızı aldı ve müzik dünyasındaki en etkili karakterlerden biri olduğunu kanıtladı, çok iyi bir bileşim yarattı.
.Ben Harper – Up To You Now: Gelin itiraf edelim; Ben Harper’ın 2000’lerdeki albümleri ‘90’lardakiler kadar iyi değildi. Bu yılki White Lies for Dark Times’a kadar belki sadece Both Sides of the Gun idare ederdi. O da liste başarısında. White Lies... Ben Harper’ın 2000’lerdeki en iyi albümü. Yeni grubu Relentless7’nin de katkılarıyla dinamik kayıtlar, şarkıların hepsi birbirinden güzeldi. “Up To You Now” ise ortak seçim. Burada Dave Matthews’dan da bahsetmeli. Bizce kendi solosu Some Devil’den bu yana çıkardığı en güzel albümdü Big Whiskey and the Groogrux King. “Squirm”, “Time Bomb”, “Funny The Way It Is” gibi şarkılar kabinden yankılandı hep.
.Alice In Chains – Your Decision: Biz grunge’ı unutmuştuk (mecazi anlamda yoksa Karga grunge gecelerini hiç unutmadı). Açıkçası o dönemin grupları da Grunge’ı unutmuştu (Pearl Jam – Backspacer. U2’laşma alametleri dolaşıyor onların da üzerinde). Alice In Chains ise çok güzel bir sürpriz oldu. 14 yıl aradan ve efsane vokalleri Layne Staley’nin kaybından sonra çıkardıkları ilk albüm Black Gives Way to Blue, William Duvall’ın Staley’i aratmayan vokalleri ve saf grunge tonlarıyla bize bazı şeyler değişmediğinde de mutlu olabildiğimizi hissettirdi. “Your Decision” tai fu’nun seçimi. “When Tohe Sun Rose Again” Dilbaz’ın, “All Secrets Known” Riptide’ın.
.Fever Ray – Triangle Walks: Karin Dreijer’dan ilk olarak Royksopp’un “What Else Is There”iyle haberdar olmuştuk. Sonra Jose Gonzales “Heartbeat”i coverladı, reklama verdi, “The Knife”ı öğrendik. Neyse ki Dreijer’ın solo projesi Fever Ray direk birinci ağızdan haberdi. Tarihin en başarılı kadın vokallerinden biri olarak kendini kabul ettiren şarkıcı, şarkı yazarı olarak da yeteneklerini sundu. Albüme deneysel de diyebilirsiniz, pop da. Ama şarkı distorte edilmiş ‘80’ler havalarıyla kalpkırıcı anlarda yer aldı kabinde.
.The BPA – He’s Frank (Slight Return): Tadında bırakmak iyidir. Fatboy Slim olarak memelekti de ziyaret eden Norman Cook yeni mahlası The BPA (Brighton Port Authority) olarak yayınladığı I Think We’re gonna Need A Bigger Boat yine Slim’den aşina olduğumuz tadları hatırlatsa da keyifli vokal ortaklıklarıyla kabinin beğenilenlerindendi. “He’s Frank” Dilbaz’ın “Toe Jam” ise tai fu’nun. Şimdi de şu David Byrne ortaklığını heyecanla bekliyoruz. Onu da 2011’de yazarız.
.Bill Callahan – All Thoughts Are Prey To Some Beast: Callahan Smog’ken de tuttuğumuz adamlardandı. Hatta onun şarkısı bir program adı bile oldu (Rock Bottom Riser). Orijinal adına döndüğü ilk albümü o sıralar ilişkisi (Joanna Newsom) olduğundan mıdır bilinmez pek neşeli pek sevimsiz gelmişti. Bu yılki Sometimes I Wish We Were An Eagle ise Callahan’ı tekrar formunda olduğunun kanıtıydı. Riptide’ın pek sevdiği Alt. Country tarzında yılın en iyi albümüydü. Mutluluk sana yakışmıyor birader.
.Van Morrison – The Way Young Lovers Do: Astral Weeks, yayınlanışının 40. yılı bir konser albümüyle kutlandı. Yalını başını almış Morrison’un sesi tabii ki eskisi gibi değildi. Ama grup harika çalıyordu. tai fu da haliyle orijinal versiyonunu sıklıkla tercih etti geçtiğimiz yıl. Konser albümleri demişken Tim Buckley’nin 1967 Folklore Center kayıtları (ki henüz tek albüm çıkarmış ve şöhret değilken) tüyleri diken diken edendi. Tek gitar, bir avuç insan ve Buckley’nin sesi; 42 yıl öncesinden zamandışı bir başyapıt. Ayrıca The Doors’un New York Konserleri (eline sağlık Bahadır) ve Tom Petty’nin Live antolojisi pek güzel geldi bünyelere.
.Madness – The Liberty of Norton Folgate: Madness’in 10 yıl aradan sonra yeni şarkılar içeren ilk abümü. Enteresan bir şekilde popülaritesini ‘80’lerde yaşayan grubun başyapıtı olarak sayılmaya başlandı bile. Seçtiğimiz bu 10 dakikalık şarkı, doğu Londra’nın yasal olarak bağımsız kalan bir köşesinin sosyal tarihini anlatıyordu. Tabii bazen DJ’ler de sigara molası vermek zorundaydı yasaktan sonra.
.David Sylvian – The Greatest Living Englishman: Sylvian Bahadır’ın uzmanlık alanıdır. Şöyle doğaçlama bir albüm yapınca da tabii ki listemize girmesi kaçınılmazdır. Yılın avangardı diyebileceğimiz Manafon’dandı bu şarkı. Deneysellik bu kadar yakışmıyor artık kimselere. Bir de Wild Beasts vardı. Adı yeni yeni duyulmaya başlayan bu İnglizlerin 2. albümü Two Dancers yılın en iyi şlerinden biriydi. Hayden Thorpe’un o geniş aralıklı sesiyle daha neler yapabileceğini duymak için sabırsızlanıyoruz.
.Soulsavers – You Will Miss Me When I Burn: Mark Lanegan son yıllarda ne söylese zaten kulak veriyoruz. Ama sanırız bu şarkı Heartbeaker için en iyisiydi. ‘90’lardan bir Palace Brothers yorumu olan “You Will Miss Me…” damarın kralıydı. Albüm ise Mike Patton (yardırmadılar mı Maçka’da?), Gibby Haynes, Richard Hawley gibilerinin katkılarıyla bolca döndü cd çalarda. Richard Hawley bu arada sessiz sedasız Truelove’s Gutter’ı yayınladı. En karanlık işi, 10 dakikalık şarkılarla bizce çok güzeldi.
.Charlotte Gainsbourg – Heaven Can Wait: Charlotte ablamız AntiChrist’le Cannes’da En İyi Kadın Oyuncu ödülünü alırken niçin müzikte de şöyle bir güzel yardırmıyorum diye sormuş olmalı. Beck’in (ki web sitesi herhalde gelmiş geçmiş en aktif müzisyen sitesidir) harika prodüksiyonu’yla çıkardığı IRM’den çıkan 2. kırkbeşlik olan bu şarkı, 2-3 dakikalık pop şarkılarının hâlâ bizleri keyiflendirebildiğinin örneği. İkilinin düetinin harika klibi de cabası. Düet demişken Riptide’ın pek sevdiği yeni İngiliz şarkıcı/şarkıyazarlarından Scott Matthews’un 2. albümü Elsewhere ve içindeki “12 Harps” isimli Robert Plant düetini de atlamayalım.
.Replikas – Bitti Deme: Aslında Replikas’ın Zerre isimli albümü 2008 sonunda çıktı ama kabinde bolca çalınması geçtiğimiz seneye nasip oldu. Albümün memlekette az rastlanır ses işçiliğinin önemine mecmuada daha önce değinmiştik. tai fu albümdeki tüm kayıtları ayrı ayrı mükerrer kereler çalmıştır. Ama “Bitti Deme” en çok faydalandığı oldu. Replikas ve Zerre’den dem vurmuşken, Peyote’nin müzikseverlere ikinci kıyağı olan Proudpilot’ın Monsters Exist’ini de analım. Albümden “You Do I Make”, “Derulle”, “Gang Dance” gibi kayıtlar kabinde bolca döndü.
Tabii her şeyi buralara sığdırmak imkânsız. Yine de Dark Was The Night gibi toplamalar, Yeah Yeah Yeahs, Steve Earle’nin Townes Van Zandt yorumları, Lou Barlow, Franz Ferdinand, Manic Street Preachers, The XX, Thomas Brinkmann, Tony Allen, Morphine, The Beatles Remaster’larının isimlerini saymadan geçmeyelim.
info@kargamecmua.org