Erkek Dediğin At Kokar
Serkan Kafalı
Erol Evgin misali hiç bozulmayan saçları, müzmin yüzbaşılığı, yeşilaycı eğilimleri ve Suzi’ye olan platonik aşkının suyunu çıkartmasıyla meşhur Tommiks’in çizgi romanında, ağır kankalarından Konyakçı’nın söylediği rivayet edilen bu söz, benzersiz maymuncuklardan biri olmasıyla dikkat çekiyor esas. Hayatı özetleme iddiasında olan sözlerden biri olmasından kaynaklanmakta bu özelliği. Hayatı yalayıp yuttuğu, sindirip sçtığını iddia edenlerden bolca duyulabilecek sözlerden biri bu da; ne eksik ne fazla. Dindar kesimden birileri fıtrattan bahsederken söylediğinde tu kaka edilebilecek benzerleri, ağır abiler tarafından telaffuz edildiğinde benzersizce felsefi olduğu addedilen bu kerametler, yerleşik düzenin, erkek egemenliğinin, ağır muhafazakârlığın sacayaklarını oluşturur. Sonsuz bir değişmezliği, başka türlüsünün olmasının imkânsızlığını pekiştirmek için mahir araçlar olan bu sözlerin, kadınlarla da arası yoktur hiç. Atfedilen doğallık, hayvani bir hale referanstan beslenir aslında. Erkekliğin el sürülmemesi gereken alanının tesisi ve muhafazası için özenle örülmüş kalın duvarlarının malzemesi benzeri had ve sınır belirleyen yaklaşımlar, delikanlılığın ve layıkıyla bir erkek olmanın benzersiz şiarları olarak bellenir. Kadınlık ve erkekliğin sınırları doğaları gereği bellidir, bunları sorgulamak beyhude ve çocukcadır; açtığı uçsuz bucaksız muafiyet alanında mutlu aygırlar olarak özgürce koşulmasına imkân tanır.
Zaten hepimiz biliriz ki, kadın dediğin çiçek, erkek dediğin at kokmalıdır; ama tecrübeyle sabittir ki her şartta devlet dediğin de ağır ve çok kokar.
Arz ederim.
info@kargamecmua.org