A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Only variable references should be returned by reference

Filename: core/Common.php

Line Number: 257

karga | Ballard’ın Ardından

A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Use of undefined constant REQUEST_URI - assumed 'REQUEST_URI'

Filename: views/dergi_view.php

Line Number: 102

http://www.kargamecmua.org/dergi/sayi/31/3444" target="_blank" class="twitter">twitter

Ballard’ın Ardından


Rafet Arslan

Ölünce kıymete bindirmek geleneksel bir Türk adeti olsa gerek. Büyük yazar G.J. Ballard’ın kaybı ardından ülkemizdeki çeşitli edebiyat mecralarında yer bulmasına başka yorum getirmek güç. Bu kısmi ilgide, ölümü ardından iki kitabının ard arda  yayınlanmasının payından bahsedilebilir. Ayrıntı Yayınları’nın Ömer Faruk listesinden çevrilmiş yazarın otobiyografisi Hayatın Mucizeleri ve başlı başına bir avangard deneme olan Vahşet Sergisi kuşkusuz önemli metinler.
 
Tek tek kitap tanıtımlarını saymazsak, Ballard ile ilgili hatırladığım nitelikli tek metin Sevin Okyay’ın Virgül dergisinin ilk sayısındaki Bilimkurgu Dosyası’nda yer alan yazısıydı. Zaten Ballard gibi kendi edebiyatı ve bu edebiyatın kuramını yaratmış bir yazarı, yazınsal-düşünsel bütününden koparıp tek tek kitapları ile ele almak ne derece doğrudur ki?
 
Bense kendi adıma, uzun yıllar yapayalnız bir Ballard okuru olarak yaşadığımı söyleyebilirim. Aylar hatta yıllar boyu Ayrıntı yeni Ballard ne zaman basacak diye bekleyen ve bu bekleyişi paylaşacak kimse bulamayan biri olarak. İnsanların en sevdiğim yazar soruna Ballard yanıtı verdiğimde, “O kim ki? Duydum, okumadım,” sözlerini içime gömerek. Ve William Gibson’ın deyişiyle yıllarca Ballardvari satırlar yazmaya çalışarak.
 
Ballard benim için başarılı bir yazar olmaktan öte bir yalvaçtı, düşünürdü, lirik bir şairdi, düşsel peyzajların ressamıydı, aşılması güç bir öncüydü; ustamdı. Beynine düşünce hastalığı, kalbine yazma uğraşı düşmüş tedirgin ruhlar bilirler, en zor olan örnek aldığın, hayranı olduğun üzerine yazmaktır. İlk Ballard metnimi 2001 yılında yazmıştım, üstüne birkaç metin daha yayınladım yeraltı kanallarında. Bir de bekleyen, metin olarak doğamamış bir sürü not. Yıllardır özlem duyduğum büyük Ballard incelememi hâlâ yazamadım, belki de hiç yazamayacağım. Ama en azından bir Ballard hayranı olarak sizlere anlatmak istediklerim var, anlatılması gerekenler var.
 
Ballard Poetikasına Giriş
G.J. Ballard her şeyden önce bir bilimkurgu yazarı ve kuramcısıdır. 20. yüzyılın ilk yarısında bilimkurgu, Amerika merkezli teknolojik-bilimsel gelişim yanlısı, pozitivist bir çizelge benimsemişti. Science Fiction teriminin isim babası Hugo Gensbeck’in rotasını çizdiği bu anlayış geleceğe ütopist bakan, ilerlemeci, mucitliği destekleyen, bilimi macera yoluyla işleyen bir bilimkurgu geleneği oluşturmuştu. Seks, din, politika, felsefe gibi konular bilimkurgunun merkezi dizgesinden uzaklaştırılmıştı.
 
Öncülüğünü Ballard ve dostlarının(başta Aldiss ve Moorcock) çektiği İngiliz yazarlar, Yeni Dalga adını verdikleri modernist ve muhalif yeni bir bilimkurgu akımı yarattılar. Ballard Yeni Dalga içinde ortaya attığı “innerspace”, “yakın gelecek kurgu”, “şimdiki gelecek” gibi kavramlarla bu yeni bilimkurgu akımına yeni düşünsel-yazınsal ufuklar açtı, kuramsal katkılarda bulundu. Geliştirilen bu anlayış Ursula le Guin, Harlan Ellison gibi yazarlarca oluşturulan ve 68 kuşağını etkileyen Amerikan Yeni Dalgası’nın oluşmasını tetikledi. Hatta 80’lerin başında cyperpunk doğumunda etkili oldu.
 
Yazınında ise Ballard; Baudlaire ile başlayan dada, sürrealizm, situasyonizm, fluxus ile devam eden avandgard sanat geleneğinin bir parçası olmuştur. Başta W.S. Burroughs olmak üzere Beat kuşağı ile ilişki kurmuştur. Pinter tiyatrosundan,  Hitckok filmleri, rock müzik ile metinler arası bağlar yarattı.
 
Bu yazınsal macerası içinde Ballard salt bilimkurgu sanatını aşan bir edebi mecraya ulaştı. Edebi kanonun bilimkurguyu dışlayan, klasikçi ya da realist önyargılarını kırıp ana akıma gerilla saldırıları ile sızdı. Sonuna kadar deneysel, lirik ama saldırgan bir imge yarattı. Klasik edebiyatın yazara ahlaki bir seçim misyonu dayatan bakış açısını kırıp, yazarın görevinin laboratuarda deney yapan bilim adamının tarafsızlığıyla, olasılıkları sınamak olduğunun altını çizdi.
 
Yaşamı ele geçiren gösterinin ışıltısını teşhir etti, sürekli insanlara dayatılan sahte gerçeklikleri sorguladı. İyinin ve kötünün ötesinde, kelimenin Fourierci anlamıyla tutkuların özgürleşmesine dayalı liberter bir politik hat izledi. Bütünlüğün ve büyünün bozulduğu bir dünyada, toplumca sapkın görülen mikro toplulukları konu alan öykülerinde, yer yer nihilist bir aşırılığın politikasını üretti. Politik olan ile pornografik olan arasındaki birleşikliği ortaya seren, cüretkar özgür düşünceye dayalı bir imge hattı yarattı. Kuşkusuz tüm felsefi-politik düşünsel deneyleri, keskin bir mizah, delişmen bir düş gücü ve şiirsel bir anlatım ile hikâyelerine yedirerek.
 
Ustası ve öncüsü olarak gördüğü Sürrealist ressamların arayışlarının devamı sayılabilecek, düşsel peyzajlar ve şiirsel evrenler yaratan Ballard, kuşkusuz 20. yüzyılın en önemli yazarlarındandı.
 
Son Söz Yerine
2000’lerin başında Albemuth üzerinden bir bilimkurgu hareketi yaratmaya çalışırken ya da Sürrealist Eylem Türkiye’yi oluştururken tüm yapıtı ve manevi varlığı ile Ballard ustayı yanımızda hissetmiştik. Şimdi belki de usta, uzak bir galaksiden bu fani gezegendeki dostlarına bakıyor ve vakurca gülümsüyor.
Huzur için de yat Ballard.

info@kargamecmua.org