Zamanımızın Bir Anti-kahramanı; Ağaçkakan


Tayfun Polat

Ağaçkakan’ın son albümü A Naşkvit, Eylül sonlarında arz-ı endam etti. Kendi ifadesiyle yaptığı işler arasında kendisine en yakın teğetleri atan, en ince detayına kadar tasarlayarak ilerlediği bir albüm bu. Ağaçkakan’ın şimdilik zirvesi. Bunu söylemekten dilimde tüy bitti ama tüy ektirir herkes duyana kadar söylemeye devam ederim, Burkay Yalnız şu an memlekette yaşayan en iyi şairlerden biri. Onun rap’inin yanına kimse yaklaşamıyor. Ve rap söylediği için şairliğine de kimse uyanmıyor. A Naşkvit, Ağaçkakan’ın tek bir uzun metni aslında. Dinlerken müzikal yetkinliği ihya edecektir zaten. Ama büyük bir şairle aynı dönemde yaşadığımızın farkında olmayıp anlattıklarına kulak vermemek, etrafımızda olup biten bunca tuhaflığı ve tutarsızlığı onun gözünden duyup sözünden görmemek yapabileceğiniz büyük bir hata olur.

Devir değişti mi geçmişin gediklisi?
Söyleyeceklerimin en doğru dürüstü
Yaşayan kablolar, yasadışı kargolar
Kendime geldiğimde burada olmak istemezsin
Zaman bi’ tek durunca harika
Senin en nihayetinden buraya kadar geldim
Sene ikibin bilmemkaçın kurası
Gürültü düşündüklerimin kötü bir çevirisiydi
İstanbul’un gerçek gibi sıkıcı gözükmesiydi
Sakince başla gördüklerine inanmaya
Ufak bir kıyamete itirazım yok
Sanki çok seçenekten açık göreceyle kolay yolu seçmişsin
Tarihin tekerrür etmeyi unuttuğu bi yerden aloha
İçinde yalnızca kendin olan estetik entrika
Böyle kurmaca yazılmadı ne suya
Ne de efkârlı defterlerine müteferika
Yalan söylemezdim istenmese tutarlı olmam
İstersen sana biraz da kendilerimden bahsedeyim
Nasıl olsunlar, fena değil, medet umamam senden de aspirin
Gelmişim ve geçmişim içimde öyle beklerim
Benimki nesli tükenmiş aleladelik
Ummayacağım bu gösterişin hoşuma gitmesini
Uygun koşullarda zıvanadan çıkabilirim
Efkâr-ı sürmenajla benim arkadaş
Karavana sezgiler, sönük izmaritler
Öğretmedin hiçi nasıl fethederim
Beni insancaya tercüme ederken ziyankâr öznenin
Ansızın canavara dönüşümü
Müsait olsan kabuslarına gelirdim
Aldatıcı bi’ gösterişle yürümeyi reddedişte ruhun erozyonu
Prodüksiyonlu bi’ kurmacada fikrin sorulsa ne yazar sorulmazsa?
Tek kelime bilmiyorum niyaz
Şarkı söylüyorum, tozla miksliyorum, hoparlörlerine inat
 
Yukarıdaki metin, A Naşkvit içerisinde yer alan 12 parçadan sırasıyla alınan dizelerden yapılmış bir kolaj denemesi. Yapmasam daha iyi olurdu. Çünkü Burkay “Ben albümü tek metin olarak yazdım, dolayısıyla baştan sona dinlediğinizde bi mana ihtiva edebilir, şaşırmamakta fayda var,” demiş. Ama tüm sözleri yazamayacağımdan ve onun dilegetirişini yalnızca onun cümleleriyle tarif edebileceğim için böyle bir yol izledim.
6’sını Afgan, Armo, RSPC, Emiladil ve Oldeaf’in, kalanları da kendisinin prodükte ettiği parçalar peş peşe akarken, farklı imzalardan çıkmış olsalar da albümün haletiruhiyesi dağılmıyor. M4NM’in kendini net olarak ortaya koyduğu eklektik yaklaşım, diskografisinden çıkan pek çok albüm gibi A Naşkvit’in tamamında korunuyor. Elimizdeki bir hip hop albümüyse hip hop diye bildiğimiz ne? Aslında şu; Ağaçkakan’ın dünyasını tek bir katmana, beslendiği kaynaklarla geliştirdiği geniş perspektifini tek bir türe sığdırmak zor. Onun rap’i de, söz yazma becerisi de ve bu sözlerin altına döşediği müzik de ancak onun zihninde bir zemine oturan (belki de oturmayan, kendi dağınıklığında sadece kendisinin bulabildiği) ifade biçimi, nev-i şahsına münhasır deyiminin tam karşılığı Burkay Yalnız ve onun alt kimliklerinden biri olan Ağaçkakan.
 
Kazım Koyuncu ile 2001 yılında Roll dergisinde yapılan röportajda şöyle anlatıyor; “Bir şey hatırlıyorum; o zamanki ‘anarşi’ denilen ortama babaannemin verdiği bir isim vardı: ‘Anaşkvit’. Anaşkvitler derdi anarşistlere… Bunu bilinçli mi söylüyordu, yoksa diline öyle geldiği için mi, bilmiyorum ama, bence de anarşizmin karşılığı Lazcada ‘anaşkvit’ olmalı. ‘A naşkvit’i Türkçeye direkt çevirdiğinde şu demek: ‘Bir serbest bırakın!’
 
Şimdi önce zihninizi bir serbest bırakın, kulaklığı takın ve A Naşkvit’i dinleyin. Ağaçkakan size mutlu bir hikâye anlatmayacak. Hatta keyfinizi bozacak, muhtemelen öfkesinden bulaştıracak. Ama etrafınızda olan bitenin soundtrack’ini ve sokağın sesini verecek. Haletiruhiyenizin ruh ikizi olacak. tayfunpolat@hotmail.com