Endüstriyel Spora Karşı Gazozuna...


Kargaspor

“Rüyaları gerçekleştirmenin en iyi yolu uyanmaktır.” – Muhammed Ali


Gazoz Ligi 6. Sezonun devre arasına yaklaşırken, Kargaspor ligin orta sıralarına attığı demirin taraması nedeniyle aşağılara doğru inişe geçti. Alışık olmadığımız bu duruma adapte olmak kolaysa da biraz antreman yapalım kafasına geldik. Hayırlısı...

Geçtiğimiz günlerde TribünDergi’nin yayınladığı çok güzel bir futbol kulübü öyküsüne yer vereceğiz bu sayı. Çünkü bu sayfayı yapmaktaki amacımız tam da böyle haberler.

İtalya birinci ligi Serie A’daki ışıltılı ama son derece endüstriyel hale gelmiş futboldan bunalan, ekonominin değil sahadaki oyunun ön planda olduğu futbolun peşinden gitmek isteyen bir grup taraftar, 2010 yılında CS Lebowski’yi kuruyor. CS Lebowski 6. sezonunda ve hâlâ taraftarlar tarafından yönetilen bir kulüp.

Centro Storico Lebowski’yi tanıdıktan sonra bir maç günü deneyimi yaşamak için, beş İngiliz arkadaşıyla beraber CS Lebowski altyapısının maçına giden Football Italia ve The Gentleman Ultra yazarı Chloe Beresford’un takımı yerinde izledikten sonra yazdığı yazısına sözü bırakıyoruz:
Ultras Lebowski, modern futboldan ve taraftarla kulüp arasında mesafe olmasından memnun değil ki, içlerinden bazıları geçmişte Fiorentina taraftarlarıydı. CS Lebowski, AC Lebowski isimli başarısızlığı dolayısıyla pek de ünlenememiş bir kulüpten dönüşerek doğdu. AC Lebowski, son sezonunda ligde 99 gol yiyen ve düzenli olarak son ligin son sırasında yer alan bir ekipti. CS Lebowski fikri ise 2010’da kenarda oturan üç arkadaşın, taraftarların yönettiği bir kulüp hayal etmeleriyle doğdu. Bu yapı İtalya’da tamamen özel: 20 € tutarındaki kombine biletlere sahip olan herkesin kulüpte bir söz hakkı var ve karar mekanizması da demoktarik düzende işliyor.

RAI’de yer alan belgeselde gördüklerimize göre taraftarlar maçtan önce beraber yemek yapıp yiyorlar, zeminle ilgili işlerde beraber çalışıyorlar. Kulübün 70 bin € tutarındaki bütçesinin %70’lik kısmı bağış toplama, kermes gibi aktivitelerle oluştu. Takım fotoğrafları her zaman taraftarların, yani Curva Moana Pozzi’nin önünde çekiliyor, çünkü “Taraftarlar oyuncularımız, oyuncularımız taraftarlarımız!” diyorlar.

Modern futboldaki problemler onları birarada tutan şey aslında: Oyunun sahibine karşı olan savaş. Kulüp başkanları, sponsorlar, federasyon, hükümet, basın ve yasalar arasında bir itiş kakış olduğunu söylüyorlar. Bu kavganın kaybedenleri ise CS Lebowski ekibine göre her zaman taraftarlar oluyor. Taraftarların kulübün en değerli şeyleri olduğunu, kulübün tam kalbinde yer alıp kulübü işler hale geitrdiklerini söylüyorlar.
Bu romantik bir fikir gibi gözükebilir ama CS Lebowski bunu başarılı bir şekilde gerçeğe çevirdi. İtalya’da son seviyedeki ligden başlayıp beş yıl içinde iki lig atladılar. Kurdukları yapıya kadınlar takımı, altyapı takımı ve amatör takım da dahil. Tüm bunlar beş yıllık zaman diliminde oldu. Fikir basit, takımdaki herkes diğerleri için ve insanlar için oynuyor. Kimse pasif değil, herkes kulüp yönetiminde etkili bir rol alıyor. Bu da herkesin diğer arkadaşları ve insanlar için oynuyor olmasını açıklıyor.

Tabii ki çok çalışmak ve kendini adamakla bir futbol kulübü kurulamıyor. Her seviyede olduğu gibi başarının anahtarı bütçe. Lebowski, kendini finanse edebiliyor olmakla övünüyor ve bunu kulübün çehresini değiştirmek isteyen bireysel güçlerin paralarına bağlı kalmadan yapıyorlar. Kulüp tüm bütçesini sosyal aktiviteler ve yerel sponsorluklarla sağlıyor. Ultras korosu da her maç takımlarını yalnız bırakmadan muhteşem bir atmosfer sunuyor. Sayı olarak az olabilirler ama megafonları, renkli meşaleleri ve hiç azalmayan gürültüleriyle büyük bir bağlılık gösteriyorlar kulüplerine. Öyle bir ortam yarattıklar ki çok daha büyük takımlar bile bunu kıskanıyorlar.

Taraftar grubu Ultras Lebowski’ye göre kendilerine kalıcı bir stat bulabilmek projeleri için kilit bir konu, stadyumları “sokaklar ve takım arasındaki köprü” olarak görüyorlar. San Donnino’da projelerini yerel halka anlatmayı ve insanların kendilerini kulübün birer parçası olarak hissetmelerini istiyorlar. Sosyal sorumluluk projesinin bir parçası olarak stadyumun kullanımını genişletip yanındaki sahayı da bölgedeki çocukların akşam ve gece güvenli bir şekilde futbol oynayabilmeleri için kullanıma açmayı istiyorlar.

Kendini yöneten güçlü bir yapıya sahip olmalarına, toplum içindeki işlerine ve ilerideki projlerine rağmen kulübün stadyumunu kaybetme ihtimali var. Diğer bir yerel takımla rekabet halindeler stadyum kullanımı için ve beş yıldır Lebowski’yi elinin tersiyle iten basın da bu özel sisteme ilgi duymaya başladı, CS Lebowski stadyum konusunda başvuru yapmaya hazırlanıyor (Medyanın ilgisinin başlamasıyla diğer yerel takımların Lebowski’ye engel olmaya çalışmaları anlatılmak isteniyor). Geçmişte projelerini modern futboldan korumak için medyadan uzak kalmayı seçtiler. Ancak artık görüşleri değişti ve projelerini tanıtmaları gerektiğini düşünüyorlar. Halktan gelecek herhangi bir destek meselelerine sahip çıkmak için onları güçlendirecek.

Hedef basit: Facebook’ta beğeni sayısını arttırmak, sosyal medya görünürlüğünü yükseltmek ve hedefledikleri 500 üyeye ulaşmak, ki şu an için bunun yarısı civarı üyeye sahipler. Kulüp, üyelikleri açarak uluslararası alanda da modern futbolun negatif yönlerinden bıkmış insanlara ulaşarak fark edilmeyi istiyor. Sadece 20 €’luk üyelik bedeliyle herkes CS Lebowski’nin bir parçası olup kulüp yönetiminde eşit söz hakkına sahip olabilir ve online oylama yöntemiyle kararını oylayabilir.

Sahip oldukları tutkuya, çalışmalarına ve birlik ruhuna tanık olduktan sonra tekrar evlerini kaybettiklerini görmek üzücü olacaktır, özellikle de yenilikçi hareketlerinin kalan kısmını uygulamaya koymadan...
info@kargamecmua.org