A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Only variable references should be returned by reference

Filename: core/Common.php

Line Number: 257

karga | Tam yorgunluk gibi de değil aslında, ama kolum kalkmıyor...

A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Use of undefined constant REQUEST_URI - assumed 'REQUEST_URI'

Filename: views/dergi_view.php

Line Number: 102

http://www.kargamecmua.org/dergi/sayi/86/506" target="_blank" class="twitter">twitter

Tam yorgunluk gibi de değil aslında, ama kolum kalkmıyor...


Yağmur Ertekin

“İçimde bir sıkıntı gibi cinayet,
İçimde bir sığıntı gibi telaş,
İçimde felaket gibi bir merak…”
(Küçük İskender - Bir daha bana benzeme Angel)


Bu telaş hallerinin nereden, ne zaman geldiğini bilmiyorum. Bir sabah bir uyandım, her şeye geç kalmışım. Güneş çoktan batmış, saatim kayıp, bütün kıyafetlerim dar geliyor. Yolun karşısından baksan, aslında gayet normal gözüküyor her şey, üstüm başım, halim tavrım. Yerinde yani.

Ben içimden koşuyorum ama dümdüz, çünkü geç kaldım. Neye geç kaldım? Bilmem.

Geç kaldım sadece. On tane alarm kurdum üst üste ama sonuncusunda hep uyuyakalıyorum, halbuki çok acelem vardı o son alarm çalana kadar. Yatağın karşısından baksan aslında, hiç uyanıyormuş gibi bir halim yok. Ya da uyuyorum bilmiyorum. Ne zaman uyuyorum, ne zaman uyanığım orası biraz meçhul. İlk iş, bir bakıyorum etrafa, hangisi rüyaydı hangisi gerçek…

Bir Türk filminin, duvarlarında kuşlar olan evinde değilim. Kapıdan gelebilecek herhangi bir haber, öldüğünü zannettiğim eski kocam veya tanımadığım büyük halamdan kalan miras bir anda mutluluktan gözlerimi parlatmayacak. Şimdi olsa olsa, elinde viski kadehi ve ağızlıklı sigarasıyla tekli koltuğa sırtını dayayıp yerde oturan, mutsuzluktan yorulmuş paranoyak konak hanımı olabilirim. Aslında üvey evladıma kötü davranmak istemiyorum, ama armatör kocamın beni artık sevmediği çok belli. Bütün bunları düşünmekten bir de ona ayıracak hiç vaktim yok.

Ya da “telaşlı metrobüs teyzesi” olabilirim mesela. Oğlanı evlendiremedim hâlâ, geceleri gözüme uyku girmiyor. Yan komşunun oğlu öyle mi? Aslanlar gibi okudu, askerliğini yaptı geldi, evlendi. Annesini yaşatıyor, benimki gibi hayırsız mı? Akşam evde yemek yok, yarın güne hangi terliklerimi götüreceğim belli değil, kısır mı yapsam dolma mı bilmiyorum. Şu kapının tam geldiği yerde durayım da, yanımdaki kız da çelimsizmiş zaten. Bir kalça darbesiyle hemen ilk koltuğu kapabilirim.
Bütün gece kıvır kıvır beynim. Kafamın içinde sürekli açık bir bildirim merkezi. Başımda telaşlı bir metrobüs teyzesi. Yanlarında arada bir rüyalarımda çıkan, bütün dünyaya arada herkesin bildirim merkezlerini kapatarak işkence eden “BildirimCanavarı”. Karşımda hiçbir şeyi beceremeyeceğime adı gibi emin, acımasız bir Yeşilçam kadını.

“Öyle deme, daha hiç metrobüste oturamadığım olmadı şekerim. Hemen şıp diye oturuveriyorum valla.” yagmurertekin@gmail.com