A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Only variable references should be returned by reference

Filename: core/Common.php

Line Number: 257

karga | Ejderha Sağa Çek! Mehliana: Taming The Dragon

A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Use of undefined constant REQUEST_URI - assumed 'REQUEST_URI'

Filename: views/dergi_view.php

Line Number: 102

http://www.kargamecmua.org/dergi/sayi/85/460" target="_blank" class="twitter">twitter

Ejderha Sağa Çek! Mehliana: Taming The Dragon


Volkan Balkan
Sadece İstanbul Caz Fetivali’nin değil, yılın da en iyi konserlerinden biriydi Brad Mehldau - Mark Guiliana konseri. Tek handikapı konserin Haliç Kongre Merkezi’nde yapılıyor olmasıydı. Görmekten sıtkımızın sıyrıldığı, daha bir süre daha görmeye maruz kalacağımız politik figürün dev posteriyle karşılaşıyorsunuz mekânın bahçesinde. Hadi onu atlatıp içeri girdiniz, mimariden zerre anlamam ama konserin yapılacağı salonda karşınıza müzisyen değil okul müdürü çıkıp konuşma ,yapacak gibi bir hissiyata kapılmamak elde değil. Neyse ki ışıklar kapanıyor ve sahnedeki ikili bir anda her şeyi unutturuveriyor. Durum böyle olunca, albüm bir süre önce çıkmış olsa da yazmadan geçemiyorum.

Brad Mehldau, son yirmi yılda iz bırakmış yaratıcı caz piyanistlerinden biri. ‘96’da başladığı “The Art of Trio” albümleriyle çok iddialı bir giriş yapmıştı. O güne kadar yapılmış sayısız üçlü kayıtlarına meydan okurcasına albüme bu adı vermek doğal olarak beklentiyi de çok yüksek tutmuştu. Fakat ardından kimsenin itirazı olduğunu hatırlamıyorum. Bir dil kurmuştu; basta Larry Grenadier, davulda Jeff Ballard eşliğinde aynı dil konuşuluyordu kayıtlarda. Ardından solo kayıtlarında da Mehldau hep bir şeylerden bahsedegeldi; kimi zaman içine girebildiğimiz kimi zaman giremediğimiz. Largo albümüyle akustik piyanonun dışına da adım attı. Mark Guiliana’yla kaydedeceği Mehliana: Taming The Dragon albümünün de habercisiydi bu muhtemelen.

Yine iddiası büyük; “ejderhayı evcilleştirmeye” çalışıyorlar. Üçlü ve solo projeleri dışında daha büyük gruplarda dinlediğinizde o işlerin müzisyeni gibi tınlamıyor bana kalırsa Mehldau. Guiliana ise tam Mehldau’nun kalemi. Çalıştığı Me’shell Ndegeocello, Dhafer Youssef gibi isimlerle cazın dışında hem elektroniklere, hem de drum’n bass, hip-hop gibi türlere de yakın olduğunu ispat etmiş, yeniliğe her dem açık bir yetenek. İkili konser boyunca neredeyse hiç bakışmadı. Mehldau zaten Fender Rhodes, synth, piyano ve çeşitli klavyelerle kurduğu uzay üssüyle bir âleme dalmış, sizi de oraya çekiyor, Guiliana da oraların kalbi nasıl atıyor onu bildiriyordu. Synthesizer’ın müziğe nasıl kıvamında bir kirlilik katabileceğinin de muazzam bir örneğiydi aynı zamanda. Uzundur beraber çalageldikleri Mehliana projesi sahnede yeşerdiğinden, konser bir başka tabii ama kayıt da yabana atılası değil hiç. Albümde Mehldau’nun spoken word denilen stilde ara ara biraz konuşuyor olması “Ne gerek vardı şimdi buna?” dedirtmiyor değil. Ejderha da evcilleşir mi bilmem ama konserden çıktığımda posteri gördüğümü hatırlamıyorum.
juzma2@yahoo.com