A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Only variable references should be returned by reference

Filename: core/Common.php

Line Number: 257

karga | KISA DARBELER / "albümler & filmler"

A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Use of undefined constant REQUEST_URI - assumed 'REQUEST_URI'

Filename: views/dergi_view.php

Line Number: 102

http://www.kargamecmua.org/dergi/sayi/47/2111" target="_blank" class="twitter">twitter

KISA DARBELER / "albümler & filmler"

Serdar Kökçeoğlu



Gil Scott Heron - New York Is Killing Me (Chris Cunningham Remix)
2010'un en çok konuşulan “dönüş albümü” şüphesiz Gil Scott-Heron'ın nefis I'm New Here albümüydü. Yakın zamanda XX'ten Jamie Smith bu çok dinlenen, çok konuşulan ve çok fazla yıl sonu listesine alınan albümü aldı ve ona gayet sağlam bir remix çekti. Albümden seçilen 13 şarkı Jamie XX'in elinde ruhunu kaybetmeden kostüm değişirmiş, giydiğini kendine yakıştırmayı bilmiş. Öte yandan; Gil Scott-Heron'ın şarkılarına sulanan sadece Jamie XX olmadı. Dört yıldır bir video klip bile çekmeyen, tek tük reklam filmi çeken tembel Chris Cunningham “New York Is Killing Me”yi almış, ona üç kanallı bir video hazırlamış ve bu videoya uygun olarak şarkıyı düzenlemiş (ve karartmış). Videoda metrolar yılan gibi gezinirken, gece ışıkları ortaya pek karanlık, pek nefis tablolar koyuyor. Bu arada Chris görsel işitsel bir albüm yapıyormuş. Haydi bakalım!

Amy Lee Grill - Speaking In Code
Kısa Darbeler “atmaya” bir video ile başladık, birtakım belgesellerle devam edelim. Bu sene !f'in “Keş!f “filmlerini değerlendiren SİYAD Jürisi’nde olduğum için programımı izlemem gereken filmlere göre yaptım; ama arada kendi zevkim için bir şeyler kovalamayı da ihmal etmedim. İtiraf edeyim beni en çok heyecanlandıran bölümlerden biri “Sesli Yaşam” oldu. Sebebi ise iki sıkı belgesel ve bunlardan ilki, küçük bir tekno müzik belgeseli olan Speaking In Code. Küçük diyorum çünkü tekno delisi bir çiftin, kendi ilişkilerini de içine koyduğu gönüllü bir belgesel bu ve eş-dosttan para toplayarak yapılmış. Öte yandan; küçük derken utanıyor insan, çünkü benzerlerinden çok daha iyi, çok daha heyecan verici. Sadece matrak Berlin ve ciddi Cologne sahneleri arasındaki farkı görmek ve Modeselektor'un Sonar'a ilk defa çıkarkenki çocuksu heyecanına tanık olmak için bile izlenebilir. Bu arada Modeselektor gençleri çok komik tipler, bizim mahallenin çocukları gibiler. Helal olsun!

Cedric Dupire & Gaspard Kuentz - We Don't Care About Music Anyway
Ocak ve Şubat aylarında 2010'un en iyi albümleri hakkında minik yorumlara yer vermiştik. Önümüzdeki ay 2011'in ilk aylarında dikkatimizi çeken güzelikleri paylaşmak en büyük amacımız. Bu ay biraz video ve belgesel dünyasına dalalım dedik. Konumuz; !f'in “Sesli Yaşam” bölümündeki ikinci heyecan kaynağı olan belgesel. Japon sineması denildiği zaman aklınıza sadece uzun zifiri saçlar geliyorsa; Japon müziği denildiğinde, noise veya Japon yeraltı müziği gelmediğine eminiz. Cedric Dupire ve Gaspard Kuentz Japonya'da müziğin anlamı ve müziğin kentle kurduğu ilişki üzerine hayli etkileyici bir belgesele imza atmışlar. Tüketimin ultra düzeyde olduğu, hemen her şeyin çöplüğünün olduğu bir yerde müzisyenlerin atıkları müzik aleti olarak dünüştürmesi, çöplük dünyanın sesini yakalamaları hayli etkileyici. Ya da bilinen aletleri farklı bir şekilde çalmaları. Yönetmenler bazı yerlerde müziğe uygun kurgu oyunlarıyla belgeselin sınırlarını yaratıcı bir şekilde aşmışlar. İlkel geleceğin müzikal provaları.

Cologne Tape - Render (Magazine)
Eylül ayında 10 günlüğüne Berlin'e gittiğimde ilk işimin şehrin müzik dükkânlarını gezmek olduğunu söylememe gerek yok. Özellikle eski doğu tarafında, ve tabii Rosa Luxemburg çevresinde çok güzel mekânlar var. Bizim Kreuzberg'deki plak dükkânlarını da unutmamak gerek. Buralarda sadece sizin ve üç beş kişinin daha bildiğini sandığınız minik plak şirketleri için bile özel bölümler olduğunu görünce şaşırıyorsunuz. Ve fakat Berlin'in cennet kokulu müzik dükkânlarında sizi en çok şaşırtan Krautrock geleneğinin pek yaşatılmaması oluyor. Malum Berlin'in hayli ticari bir “techno sound”u var ve raflarda ağırlık elektronik müzikte. Kozmik abilerin plakları ise ikinci el pazarlarında sizi bekliyor. Ama Cologne öyle mi? Bakın, Kompakt'a; “Magazine” adında bir kızkardeş plak şirketi gelmiş ve daha ilk albümlerinde Kraut'a selamlarını çakmışlar. Bu sürpriz albüm, Kraut sesleri ile bugünün elektronik tatları arasında müthiş yaratıcı bir melez.

Deaf Center - Owl Splinters (Type Records)
İddia ediyorum, “Romantik Geek'lerin Kaliteli Müzik Rehberi” diye tuhaf bir kitap hazırlansaydı; Deaf Center'a ve klasikler arasında çoktan yerini almış Pale Ravine albümüne en az iki sayfa ayrılırdı. Dile kolay altı yıl önce çıkmış bu albüm, şüphesiz o günden bugüne çok canlar yakmıştır. Erik Skodvin ve Otto Totland uzun bir süredir beklenen albümlerini, öncekilere göre daha profesyonel bir stüdyoda kaydetmişler. Klasik enstrümanlar ve “subliminal” kasvetli sesler, yeniden sinema lezzetinde kompozisyonlar ortaya koymuş. Kocaman bir kalbi olan bu albümü dinledikten sonra insan kuzeyin müziğine olan hayranlığını şiirsel ve epik bir imgeyle itiraf etmek istiyor: Norveç'te kapı gıcırdasa dinlerim! Neyse, pek şiirsel olmadı ama anladınız sizin albümün ruh halini…

kokceoglu@gmail.com