İSTİNAT DUVARI

Sezgi Davran

İKSV’den İnovasyon Uygulamaları
 
Üniversite yıllarımızda bilet alacak paramız (genellikle) olmadığından İstanbul Film Festivali’nde sinema kapılarında beklerdik ve festival görevlileri film başlamadan boş kalan yerlere kapıda bekleyenleri alırlardı. Hatta Emek Sineması’nın sevgili müdürü Hikmet Bey “Geçin çocuklar, geçin,” diyerek gülerken sırtımızı bile sıvazlardı. Zaman değişti Biletix geldi. Gene o festival görevlileri filmlerin başlarında gösterilen 10 dk’lık reklam sırasında sinema görevlilerini çığırtkan olarak kullanıp “Film başlıyor! Biletliler yerlerini alsınlar (yoksa yerinizi satarız!),” diye bağırttırıyorlar (reklamları izlemek zorundaymışız). Ve salona bakıp Biletix görevlisine “10 bilet sat,” bi daha bakıp “5 bilet daha sat,” diyerek koltukları ikinci kez numarasız biletlerle satıyorlar.
 
Bir de Kadıköy’lü sinema severlerin yıllardır filmleri ya yanlış formatta ya bulanık ya yırtık perdede ya da tahammül edilemez bir ses sistemiyle izlemeleri de bir festival geleneği oldu. İKSV’ye sorduk “Zaten biletleri tükenmiş bir filme numarasız bilet satmak ne demek oluyor?”, “Kadıköylüler filmleri ya kör ya topal mı izlemek zorunda?” diye. Henüz yanıt veren olmadı. Cevapları da (gelirse) bu sayfada görebilirsiniz.
 
Tabii bu arada emektar Emek Sineması’na festival kataloglarında bir kelime bile yer verilmedi, kapanış galasında hasbelkader bir videoyla andılar ya, sağolsunlar.
 
Katliamlarla Yüzleşme Fırsatı
 
İnternetten gazete okuma alışkanlığı arasında gözden kaçmış olabilir, aman kaçmasın, nisan ayının son günleri çok önemli bir gelişme yaşandı TBMM’de. 115 AKP milletvekilinin imza attığı bir araştırma önergesi hazırlandı. 1 Mayıs 1977, 1980 Çorum Olayları, 1938 Maraş Katliamı, 1933 Başbağlar Olayları ve Madımak Katliamı hakkında Meclis Araştıma Komisyonu kurulmasına yönelik önerge, demokratikleşme süreci içerisinde AKP’nin yakın tarihimizde yaşanan büyük acılarla yüzleş(e)memesine yönelik eleştirilere de önemli bir yanıt niteliğinde. Önerge sonucu başlanacak Meclis araştırması ve belki sonrasında düzenlenecek çalıştayla yaşadığımız bu büyük acıların hafiflemesi yanında, sorumluların bulunması ve cezai süreçlerin başlaması anlamında da önemli bir gelişme bu. Çünkü yıllardır çözülemeyen bu olaylarla ilgili cevaplar aramak amacıyla kurulacak komisyonun elde ettiği bilgileri, doküman ve belgeleri hakimler ve savcılarla paylaşarak nihayet suçluların, sorumluların bulunması yönünde bir hareket yapılmış olacak.
 
Devlet Bakanı Faruk Çelik, yaşanan bu olaylarla ilgili elinde en ufak belge, bilgi olan herkesi komisyona destek olmaya çağırarak kurulacak komisyonun samimiyetini de gösterdi bir anlamda. Bu fırsatı kaçırmamak için, bu çağrıyı duymak ve harekete geçmek gerekiyor artık.
 
Kamu Dediğin Her Şeyi Bilmez
 
Tabii AKP’nin mehter marşı adımları da sürüyor. Gün geçmiyor ki olumlu bir gelişmenin ardından bir hata yapmasınlar. İstanbul’da yapılacak 3. köprünün yeri belli olmuş. büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş Boğaz’a yapılacak köprünün yerinin belirlendiğini, ama kamuya daha sonra açıklanacağını açıkladı.
 
Bu ne demek oluyor anlıyorsunuz herhalde. Daha önce köprünün yerini oluşacak rantın engellenmesi nedeniyle gizli tutan Ulaştırma Bakanlığı ve Büyükşehir Belediyesi, şimdi bilgiyi kamuya açıklamayarak, kendinde tutarak kendini töhmet altında bırakmıyor mu? Sadece benim aklım fesata çalışmıyor herhalde? Bu rantı paylaşmak için kim bir adım önde?
 
Taksim
 
1 Mayıs’ta Taksim’deydik diyebilmek…

info@kargamecmua.org