BLUES PATLAMASI! 1 NUMARA!


Utkan Çınar
Jon Spencer güzel adamdır. ‘80’lerden beri önce Pussy Galore sonra Blues Explosion ve son olarak da Heavy Trash ile rock n’roll’un en delikanlı işlerine imza atmıştır. 2005 yılında Babylon’da The Blues Explosion’u canlı görebilen şanslı kitle neden bahsettiğimi anlayacaktır. Şu aralar yayınlanan Jon Spencer Blues Explosion toplaması Dirty Shirt Rock N’ Roll: The First Ten Years’ın şerefine hem grubun hem de Spencer’ın sevdiğimiz müziğe katkılarına bir selam çakalım.
 
Sanatta provokasyon iyi bir şeydir. Ruhu şad olsun Malcolm McLaren’ın iyi becerdiği gibi. Jon Spencer’ın ilk grubu Pussy Galore’la başladı bu. Müzik kariyerine başlamak için şu nasıl bir yoldur mesela? Rolling Stones’un en iyi albümlerinden Exile On Main Street’i alıp baştan sona cover’lamak ve sadece 550 adet kasete basıp limited edisyon kafası yayınlamak. Blues Explosion’a göre çok daha deneysel ve “provokatif” bir grup olan Pussy Galore (ki isim 3. James Bond filmi Goldfinger’daki kadın karakterden) Einstürzende Neubaten’ın Yü-Gung’unun garaj rock cover’ını içeren Sugarshit Sharp EP’si ile ünlendi. Dial M for Motherfucker ise ismi nedeniyle plak şirketinden veto yemesine rağmen de şimdinin yeni yetmelerine bir incil olmabilme yetisinde bir albümdü. 1990’da dağıldı Pussy Galore. Jon Spencer gruba 16’sında katılan Cristina Sanchez’le evlendi. Beraber önce Boss Hog’u kurdular. Sonra Jon Spencer, Blues Explosion’ı kurdu.
Davulda Russell Simins ve gitarda Judah Bauer’in katılımıyla Morphine ile beraber en sevdiğimiz “üçlü” yola çıktı. Aynı zamanlarda kurulmalarının yanı sıra üç kişilik grupların enteresan enerjisini de kanıtlıyorlardı. Konformist bir tavırla insanlar yaptıkları türe Punk Blues dediler ki evet doğru. Ancak 2000’lerin başındaki garaj patlaması, şu Libertine’ler, noise seven indieciler gibi son 10 yılda popülerleşen her şeyin atası olma kontenjanında 3 kişilik yeri rahatça hakediyorlardı. (Burada yeri gelmişken aynı yüceliğe sahip başka bir isim olan Billy Childish’e de selam edeyim. Beraber çalışsalar sonuç nasıl olurdu acaba?) Spencer’ın bol ekolu Elvis vokali, ki tipoloji de andırmıyor değil, -gene aynı kelimeyi kullanacağım- provokatif narsizmle basit ama dahiyane riff’lerle birleşip içine neredeyse hip hop davullar katınca, pitchfork’da dedikleri gibi, bu anomali orataya çıkıyor. Haa country de var içlerinde, post- punk da. Ama bu sıkıcı bir eklektik sonuç yaratmıyor. Sadece sevebilirsiniz ve dans edebilirsiniz. Gerisi yok.
1992-2002 yıllarını kapsayan (ki sonrasında sadece 2004 tarihli Damage yayınlandı) toplama Dirty Shirt Rock N’Roll: The First Ten Years eskiden Explosion’dan korkanlar için yeniden bir tatma seremonisi hazırlıyor. Matador Records’un diğer bir grubu Pavement gibi, ki onların da yakın zamanda çok keyifli Quarantine The Past isimli bir toplamalarını yayınladılar, 1990’ların ne kadar muhteşem olduğu konusunda 30 yıl sonra çekilecek bir filmde başrolde yer almalarını sağlayacak materyel içeriyor. Hele Beck ile yaptıkları 1994 yılında kalma “Flavor”ın özellikle videosunu izleyin. O dönemki MTV’yi biraz özlediğinizi farkedeceksiniz.
Jon Spencer 2005’ten beri diğer bir grubu Heavy Trash ile ilgileniyor. Onları da canlı izleyebilme şansı sevgili organizatörlerimize kalıyor. Blues Explosion! Number One!
khgv@hotmail.com