A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Only variable references should be returned by reference

Filename: core/Common.php

Line Number: 257

karga | MÜCEVHERCİ’nin ELLERİ / HUMBUG – ARCTIC MONKEYS

A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Use of undefined constant REQUEST_URI - assumed 'REQUEST_URI'

Filename: views/dergi_view.php

Line Number: 102

http://www.kargamecmua.org/dergi/sayi/31/3422" target="_blank" class="twitter">twitter

MÜCEVHERCİ’nin ELLERİ / HUMBUG – ARCTIC MONKEYS


Levent Celepçi

İngiltere’den aşağı yukarı her hafta, “son yılların en iyi grubu” yaftalı en az bir grup çıktığından Arctic Monkeys’e de temkinli yaklaştık işin başında. İlk albüm Whatever People Say I am That’s What I am Not (bugünden bakınca ilk albümün ismini seçerken bir bildikleri varmış diye düşünüyor insan)  2006’nın Ocak ayında yayınlandığı ilk haftada İngiltere’de 363 küsur bin adet sattı ki –bu İngiltere için bile anormal bir rakam, ve genç bir grup için (Alex Turner 86 doğumlu, gerisini siz hesaplayın)-, banka hesaplarının haricinde, genelde gelecek açısından iyi bir haber olmama ihtimali yüksek bir durum. Müzik tarihinin acıklı sayfaları ilk albümün parlak satış rakamlarının yok ettiği gruplarla dolu zira…  Arctic Monkeys’in ilk albümü İngiltere’nin 80’li yıllar sonrasında ürettiği en müstesna seslerin şahane bir harmanı gibi tanımlanabilir. Olağanüstü bir ritmik altyapı, şahane melodiler, üzerine Alex Turner’ın içtenlikle yazılmış sözleri ve yine Alex Turner’ın buğulu sesi.
 
İkinci albüm Favourite Worst Nightmare (FWN) de, ilk albüme iyi diyenleri utandırmadı. FWN, ilk albümün bayrağını bulunduğu tepelerden alıyor, biraz daha yükseklere taşıyordu. FWN bir devam albümü tadındaydı denebilir. Önemli bir kırılma yaratmıyor idi Arctic’in müzikal serüveninde. İkinci albümün single şarkıları “Brianstorm”, “Teddy Picker” ve “Fluoruscent Adolsescent”ın yanı sıra albümde yer alan “Do Me a Favor” ve “505” gibi şarkılar Alex Turner’ın İngiltere ve müzik camiasının son yıllarda gördüğü en muazzam şarkı yazarlarından biri olduğunun altını da kalın kalın çiziyordu.
 
Şaşırtıcı olay, FWN’in sonrasında cereyan etti: Alex, The Rascals’ın solisti yakın ahbabı Miles Kane ile The Last Shadow Puppets ismi ile Age of Understatement albümünü yayınladı. Alex ve Miles’ın Scott Walker’a hayranlıklarından ilham alan ve yoğun şekilde etkilenen albüm, harikulade aranjmanları ile de Scott Walker, Lee Hazlewood gibi “olağanüstü centilmenler kulübü”ne üye isimlerin albümlerinin atmosferini 2000’li yıllar yorumu ile yeniden inşa ediyordu. Alex Turner henüz 22 yaşında etkileyici bir albüm kataloğuna sahip olmuştu bile.  
 
2009’un başında önce Arctic’in yeni bir albüm için stüdyoya gireceği haberi geldi; sonra daha da muazzam bir şey oldu ve Arctic’çilerin stüdyoya Josh Homme ile birlikte gireceği haberi geldi. Josh Homme ile Arctic Monkeys’ciler 2007 senesinde Houston’da ortak bir konserde tanışmışlar ama bu tanışıklığı birlikte çalışmaya vardırma parlak fikri Arctic Monkeys’in plak şirketi Domino Records’un sahibi –tuttuğunu altın eyleyen adam- Laurence Bell’in aklına gelmiş. Gruba bu fikrini açtığında da son derece olumlu karşılanmış ve Arctic’çiler Amerika çöllerinin (anlı şanlı Joshua Tree) yolunu tutmuşlar. Queens of the Stone Age’in patronu Josh Homme, Arctic Monkeys’i başka kıyılara taşımış, müzik tarihinin pek bilmedikleri sayfalarını açmış onlara ve gruba bol bol Roky Erickson ve özellikle de Van Morrison’un Astral Weeks’ini dinletmiş. Josh Homme ile Arctic’çilerin ortak mesailerinden önce grubun Black Sabbath t-shirt’lü fotoğrafları yansıdı. Böyle bir vitamin küründen de grubun üçüncü albümü Humbug çıkmış bulunuyor.
 
Humbug, ilk iki albümden daha farklı bir yerde duruyor. İlk iki albümdeki gibi, elinizi attığını yerden “single” şarkı fışkırmıyor ama albüm bütünlüğü açısından en başarılı Arctic albümü denebilir Humbug için (bkz. ilk single “Crying Lightning”in grubun önceki single’ları yanında biraz hafif kalması hadisesi). Özellikle albümün sonlarında yer alan iki şarkıda Alex Turner yine olağanüstü şarkı yazarlığı yeteneklerini konuşturmuş ve Josh Homme’un maharetli ellerinde iki adet mücevhere dönüşmüş bu şarkılar: ilki albümün kapanış şarkısı “The Jeweller’s Hands” (Josh Homme’dan mı bahsediyor acaba) ve sanki Last Shadow Puppets cover’ı gibi duran “Dance Little Liar”. Bunların yanına bir de Nirvana’nın “Very Ape”inin ikinci göbekten kuzeni gibi başlayan “Potion Approaching”i de ekleyebiliriz.
 
İlk dinleyiş(ler)de ilk iki albümün gerisinde duruyor gibi algılanmaya müsait yeni Arctic albümü. Ama aromasını zamanla bırakan bir albüm Humbug. Zaman ve sabır istiyor ve karşılığı katmerli olarak alınıyor neticede. Alex Turner, güncel zamanların en güzel rock hikâyelerinden birini yazıyor gibi; buna tanıklık etme fırsatı kaçırılmamalı…

info@kargamecmua.org