A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Only variable references should be returned by reference

Filename: core/Common.php

Line Number: 257

karga | OYUNCAK BEBEKLER

A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Use of undefined constant REQUEST_URI - assumed 'REQUEST_URI'

Filename: views/dergi_view.php

Line Number: 102

http://www.kargamecmua.org/dergi/sayi/31/3393" target="_blank" class="twitter">twitter

OYUNCAK BEBEKLER


Zekeriya S. Şen

Plato’nun dediğine göre “Geleceğin mimarları çocukluklarında evler yapıp yıkarak oynamalı”…
 
Her canlının bir şekilde sahip olduğu oyuncak adlı bu nesneler neredeyse dünyamızdaki memeliler kadar eski bir tarihe sahip. Ataları taş, kemik ve hatta yemekten yapılan oyuncaklar her şeyi tarihlemekte başrollerde oynayan İsa’dan önce 3.000–1.500 yıllarına kadar tarihlendiriliyor. Daha yazıya giremeyenler için hemen belirtmekte yarar var, neredeyse ilk insanın varlığı kadar eski bir tarihten söz ediyoruz burada. Oyuncaklar ve bunun türevleri olan oyunlar kazı yapılan arkeolojik mekânlarda çıkan buluntular arasında önemli bir yere sahip. Özellikle ortaya çıkartılan ufak kutular, taştan oyulan bilumum hayvan figürleri, yaylar, topaçlar ve taş bebekler bu ilkel oyuncak tanımının ilk örnekleri.
 
Bizlerinde kilden geldiğini varsayarsak oyuncaklarında ağaçtan uzağa düşmediğini söylemeliyiz zira ilk oyuncaklar doğada bulunan materyallerden yapılırdı. Taş, ağaç, çamur, kil, vb… Peki neden oyuncak? Tamamıyla bir doğal ihtiyaçtan, oyalanmak, zaman geçirmek, akıl yürütmek ve geliştirmek arzusundan ortaya çıkan oyuncaklar bizlerle birlikte paralel tarih yazmakta…
 
Tarih ne karizmatik bir kişiliğe sahip zira geçmişle ilgili her şeyi ama her şeyi biliyor. Tarihin sayfalarını konumuz gereği karıştırdığımızda karşımıza 1558 yılı çıkıyor. Bu yıl Bavaryalı (kısaca Alman ama daha ağdalı olsun dedik) Duke Albrecht V tarihe geçen ilk bebek oyuncağı yaptı. Ahşap, kil, mum veya kemikten yapılan bu bebekler her korku filminde başrol oynayacak kadar korkunç donuk yüzlere sahip olmalarına rağmen söz konusu dönemlerde çok ilgi gördü. Fakat bu oyuncakların kitlesel üretimi ancak televizyon devriminde gerçekleşebildi ve hepimiz bir anda Barbie veya Action Man ile tanıştırıldık.
 
Teknolojinin değişimi ve jenerasyonların atılımlarıyla 20. yüzyıldan çığır açan plastik ve enjeksiyon kalıplama sistemleri sayesinde oyuncak dünyasında bir şahlanma yaşandı. Bu şahlanmada başrolleri renkli plastik bebekler, LEGO tuğlaları, içi hava dolu Airfix modelleri ve Frisbee oynadı. Doğaya endeksli olan antik oyuncaklar elbette tarihin kilolu bünyesi altında ezildi ve yerini bu vazgeçemediğimiz hatta çoğu zaman yatağımızı, gecelerimiz paylaştığımız yapaylığa bıraktı.
 
Tahminlerimizden çok daha derin oyuncak tarihi ve çok çetrefilli, içine girince kaybolmanız içten bile değil. Bundan dolayı fazla dağılmadan bu kelam topluluğunu bebek kalıbına sokulan oyuncaklara indirgeyelim. Kim ne derse desin bebekler veya içi doldurulmuş hayvancıklar oyuncak âleminin kralı/kraliçesi. 1902 yılında içi doldurulmuş hayvancıklar insanoğluna yabancı bir kavram değildi fakat Rus Amerikan Morris Michtom adlı şahsiyet bu sabit, cansız mahluklara hareket eden eklemler ekleyince bir fenomen başlattı. O dönemim Amerikan Cumhurbaşkanının (kopyacılar için Theodore Roosevelt) bir av sırasında yavru bir ayıcığı vurmak istememesi üzerine Michtom bu yeni yaratımına “Teddy’nin Ayısı” adını taktı. Daha aşina olduğumuz “Teddy Bear” adı ilk defa 1906 yılında yazılı medyada geçti ve dünya prömiyerini yaptı. Ancak Leipzig (Almanya)’dan gelen Richard Steiff adlı bir kişi ilk ayı bebeği 1903 Leipzig Oyuncak Fuarında tanıttığını iddia ederek bu unvana ortak oldu. Ne Michton ne de Steiff iddiasını kanıtlayamadığı için tarih sayfaları bu konu hakkında biraz bulanık ve ikiye ayrılmış durumda. Ancak hiç şüphesiz Michton bu oyuncakları kurduğu Ideal Toy Co. adlı şirketi ile ilk üreten kişi oldu.
 
Tarih sayfalarını biraz hızlı çevirip o zamanın geleceğine gittiğimizde kendimizi 1959’da buluyoruz. Bu yıl Mattel (meraklılar için www.mattel.com) adlı bir şirket oyuncak dünyasını şok eden bir ürün ile karşımıza çıktı. Almanların büyükler için ürettiği 30 cm boya sahip olan Lilli adlı bebekten esinlenen şirket bu oyuncaklara gerçeklik katarak kıvrımsal özellikler ekledi. Ortaya daha sonra benden sizden, birçoğumuzdan kat kat daha meşhur olan Barbie çıktı. Buna çok sevinmeyen erkeklerin sesini bastırmak için 3 yıl sonra Barbie’nin hayatına yakışıklı Ken girdi. Maalesef Ken tüm çabalarına rağmen Barbie’nin gölgesinden çıkamadı ve her zaman şüpheyle bakılan bir konumda oldu. Bunu fark eden oyuncak şirketi Hassenfeld Brothers (şu anki adı Hasbro) hemen devreye girerek eerrkeekk dedirttiren GI Joe bebeklerini üretti. Böylece tarihte ilk defa birebir erkekler hedef alınarak bir bebek üretildi. Barbie, Ken ve GI Joe uzun süre pazarı elinde tuttuktan sonra farklı ürünler devreye girerek pastadan kendilerine dilim kesmeye başladı, bunlar arasında ilk akla gelenler: “Cabbage Patch Dolls” (www.cabbagepatchkids.com); “Flower Fairies Dolls” ve “Beanie Babies”
 
Tarih obur obur yerken her şey değişiyor ve gelecek daha bir karanlıklaşıyor ama gelişim son hızla ilerliyor. Yakında tarihin taş bebekleri ne hale girecek hep birlikte şahit olacağız…
 

muzik@tikabasamuzik.com