A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Only variable references should be returned by reference

Filename: core/Common.php

Line Number: 257

karga | kılavuzu karga olanın

A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Use of undefined constant REQUEST_URI - assumed 'REQUEST_URI'

Filename: views/dergi_view.php

Line Number: 102

http://www.kargamecmua.org/dergi/sayi/30/2568" target="_blank" class="twitter">twitter
ALBÜM
Jeff Buckley uzun yıllardır aramızda olmamasına rağmen, canlı işleri, toplamaları üzerimize yağmaya devam ediyor -ki bundan pek hoşnut değiliz artık. Ama Grace Around The World isimli yeni DVD, buna bir son verecek gibi duruyor. 3’lü setler, canlı performanslar ve belgeseller hayranları için ziyafet olacaktır. Asıl haber ise babadan, Tim Buckley’den. 1967 Martında çaldığı New York Folklore Center kayıtları günışığına çıkıyor. Buckley’nin yayınlanmış en eski kayıtları olacak albüm, sanatçının debütü ve 2. albümü Goodbye and Hello arası dönemini kapsıyor. 6 adet (evet 6) daha önce yayınlanmamış, duyulmamış şarkı da içerdiği düşünülürse... Pek güzel haber.

Dirt Farmer 2007’de güzel bir sürprizdi Levon Helm’in yaptığı. The Band’in güzel sesli davulcusu yakalandığı gırtlak kanserinden harika bir geri dönüş yapmıştı. Bu kez daha yüklü bir müzisyen topluluğu ve prodüksiyonda Larry Campbell ile Electric Dirt’ü sundu. Mudyy Waters, Nina Simone, Rabndy Newman gibi isimlerin yorumlarıyla yılın en güzel işlerinden bir tanesi. Evet Helm’in sesi eskisi gibi değil ama Dylan’ın Together Through Life’ını sevdiyseniz bunu da seveceksiniz.

Scott Matthews merakla beklediğimiz ikinci albümü Elsewhere’i yayınladı. 2006’da Passing Stranger’la dikkat çeken, ödüller alan Wolverhampton’lı müzisyen bu kez ana akımın patikasından biraz şaşmış, damardan bir konsept albüm hazırlamış. Yine akustik gitardaki ustalığını da konuştumaktan çekinmiyor. Hemşerisi Robert Plant’in de bir şarkıda onunla düet yaptığını da söylersek daha da ilgi çekici olabilir. Bizce İngiliz Folk’unun son yıllardaki önemli seslerinden biri. Fırsat verilmeli.

Geçen ay yeni Beastie Boys albümünden bahsetmiş, Eylül’de raflarda demiştik. Ama şom ağzımız bizi kötü yakaladı. Adam Yauch lenf kanserine yakalandı. Neyse ki yakın zamanda başarılı bir ameliyat oldu ve radyasyon tedavisinden sonra sesi etkilenmeden normal hayat dönebilecek. Tabii ki albüm ve turne planları şu an tamamen ertelenmiş vaziyette. Geçmiş olsun MCA.

Adamımız Beck bu aralar pek hareketli. Önce Charlotte Gainsbourg’un yeni albümünün prodüksiyonunu yaptı. Sonra Record Club başladı. Bir tane efsane albüm alıp baştan sona cover’lama ve videoları da web sitesine koyma fikri. The Velvet Underground & Nico ile harika bir şekilde başladı. Şimdi ise yine o dönemlerden, Wilco ile beraber Skip Spence’in Oar’u var sırada. Bunun dışında Irrelevant Topics adı altında muhabbetlere girişiyor. İlk olarak Tom Waits ile yaptıkları uzun ama keyifli söyleşiyi de internette bulmak mümkün. Planned Obsolensce ise haftalık DJ setlerinden oluşan bir proje. Beck ve konuk DJ’lerle. Bu aralar intenette vakit geçirirken ana duraklarınızdan biri olmalı www.beck.com

Danger Mouse son dönemin en iyi prodüktörü ve müzisyenlerinden. Gnarls Barkley, Beck ve The Black Keys gibi işleriyle kendini çoktan kanıtladı. Sparklehorse da her zaman pozitif baktığımız bir proje. Mark Linkous indie camiasında her zaman söyleyecek sözü olan insanlardan biri. İşte bu iki isim bir araya gelip Dark Night Of The Soul diye bir albüm kotardılar. The Flamings Lips’ten Wayne Coyne, eski-Grandaddy Jason Lytle, Black Francis, Julian Casablancas, Vic Chesnutt gibi farklı farklı vokalistlerle de süslediler şarkılarını. Danger Mouse’un etkisi hemen hissedilse de besteler iyi. Albümün limitli basılan versiyonunun fotoğrafları (ki müziklerden esinlenerek çekilmiş) da David Lynch’e ait diyelim. EMI ile çıkan tatsızlıktan sonra albüm internetten yayınlandı. Lynch fotoğraflı versiyonu ise üzerinde “Yasal nedenler nedeniyle CD müzik içermemektedir. İstediğiniz gibi kullanın” yazan boş bir CD ile geliyordu, maalesef tükenmiş. Ama müzik de arkanızdan ağlar.
 
SİNEMA
İlk filmimiz 1960’larda geçen, korsan radyoculuk hakkında bir İngiliz komedisi. Fena gözükmüyor. Genelde romantik komediler üzerinde uzmanlaşmış Richard Curtis’in yönettiği ve sağlam oyuncu kadrosuyla ki Bill Nighy, adamımız Rhys Ifans, Kenneth Branagh, Emma Thompson ve Rhys Darby’nin (Flight of The Conchords’daki harika menejer) yanında başrolde de Oscar ödüllü Phillip Seymour Hoffman’ın bulunduğu The Boat That Rocked, 1966 yılında, BBC’nin tek tabanca olduğu yıllarda, bir gemiden korsan yayın yapan bir radyonun hikâyesini anlatıyor. Film kurmaca olsa da o dönem böyle radyoların olduğu biliniyor. İngiltere’de vizyona girmişti. Dünyada ise Kasım deniyor. İyi ihtimal FilmEkimi’dir. Adres gösterelim.

The Imaginarium of Doctor Parnassus bir “Heath Ledger ve dostları” filmi. Terry Gilliam diyor bunu. Ledger’ın Ocak ayındaki çoook zamansız ölümünden sonra yarıda kalan ve iptal edilmesi düşünülen film, Ledger’in arkadaşları Johnny Depp, Jude Law, Colin Farrell ve biraz da bilgisayarların katkısıyla bitirildi. Şimdi Ekim ayını bekliyor gösterim için. Gilliam’a aşina olanların tahmin edeceği gibi yine büyülü ortamlarda geçen film, 1000 yaşındaki bir gezici tiyatro liderinin (80’lik Christopher Plummer) şeytanla, ki Tom Waits var bu rolde de, anlaşma yapıp insanları düşlerinin yolculuğuna çıkarmasından bahsediyor. Sadece Ledger için izlemeyin.
 
SERGİ
 
Daire Sanat, 11. Uluslararası İsatnbul Bienali’nin paralel etkinliği olarak “Yalnızım Ama” isimli bir sergi açıyor. Bienalin konusu olan “İnsan Ne ile Yaşar?” sorusuna kapitalizmin doğası gereği dayattığı bireysellik ve fetiş metalarıyla donatılmış yalnızlıklar bağlamında bir cevap arayan sergiye Denizhan Özer küratörlüğünde, genç ve orta kuşaktan uluslararası tanınmış 9 sanatçı; resim, fotoğraf, enstalasyon ve videodan oluşan işleriyle katılıyorlar. “Yalnızım, Ama” adlı sergi, 4 Eylül - 3 Ekim 2009 tarihlerinde Cihangir Daire Sanat’ta saat 11.00 - 19.00 arası görülebilir.
 
YAYIN
Bazı kitaplar var ki, bütün nadidelikleri ve vuruculuklarına rağmen bu topraklarda esameleri okunmadan silinip gidiyor. Mısırlı Albert Cossery'nin ilk romanı olan Tanrının Unuttuğu İnsanlar, usta çevirmen Haldun Bayrı çevirisiyle 2004'te Kanat Kitap tarafından basılmıştı. Mısır şehirlerinin arka sokaklarında, varoşlarında, dilenci mahallelerinde geçen roman, Cossery'nin şiir güzelliğindeki kalemi, beyne çakılan tasvirleri ve abartısız samimiyetiyle, hiçbir çıkışı olmayan bu insanların dünyasını ete kemiğe büründürüyor. Sefalete odaklanan yazar, yoksul edebiyatının hiçbir klişesine düşmeden, acıyarak değil bilakis dalgasını geçerek bize mahallenin entel postacısını, niyesini bilmeden yüreğini bir esrarkeşe kaptıran genç kızı, dilencileri süslemeye çalışan adama kıl olan dilenciler hocasını, sefil belediye süpürgecilerinin biçare başkaldırısını ve nicelerini gözler önüne seriyor. Ya sahaflara ya da internete bakın deriz...

Her yaz tatiline bir Tom Robbins yaraşır. Ayrıntı yayınları sağolsun bu yaz içinde Villa Meçhul’ü basmış. Pancar’ın Dansı efsanesiyle kütüphanelere girien, farklı uslübuyla yazın dünyasının en renkli karakterlerinden biri olan Tom Robbins yaz tatillerimin neşesi. Kıkırdamaktan hamaktan düşmüşlüğüm, şaşkınlıktan ağzımı kapatmayı unuttuğum için ağzıma sinek kaçmışlığı vardır.Uzakdoğu mitolojisinin renkli siması Tanuki, Tanuki’nin kanından olduğu rivayet edilen Lisa Ko ve Vietnam Savaşı’ndan sonra kendilerini “kayıp” eden üç Amerikan askerinin baş karakterler olduğu Villa Meçhul, hâlâ edinmediyseniz kitapçınızda yaz neşeniz olarak sizi bekliyor.

Tiyatro kuramı konusunda Türkiye’de önemli eserlere imza atmış olan Zehra İpşiroğlu, bu kez Yüzyıl Sonra Brecht isimli kitabıyla, oyunları zamanlardışı ustanın eserlerini buralardaki etkileriyle beraber ele alıyor. İki Bölümden oluşan kitap, Brecht tiyatrosunun genel yapısı hakkında ve Almanya’da sergilenen oyunlarıyla başlayıp, 2. bölümde Türkiye’deki yorumlarıyla devam ediyor. Genco Erkal ile de bir söyleyişiye yer veren kitap Türkiye Tiyatrosu’nun da altın çağlarında hakkıyla yorumladığı oyunları göremeyen kuşak için özellikle önemli.