A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Only variable references should be returned by reference

Filename: core/Common.php

Line Number: 257

karga | Joe Henry: İhmale Gelmez

A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Use of undefined constant REQUEST_URI - assumed 'REQUEST_URI'

Filename: views/dergi_view.php

Line Number: 102

http://www.kargamecmua.org/dergi/sayi/30/2567" target="_blank" class="twitter">twitter

Joe Henry: İhmale Gelmez


Utkan Çınar
Joe Henry: İhmale Gelmez
 
Herkesin kendi gözünde güvenilir müzisyenleri olmalı. Çok ünlü olmamalılar. Herkes bilmemeli. İstikrarlı şekilde albümler çıkarmalı, sürekli gelişmeli ama davayı da satmamalılar. Joe Henry yaklaşık 20 yıldır en güvendiklerimden. Bu aralar yeni albümünü de tezgahlarda göreceğiz. Neden bu kadar keyifliyiz; iki kelam edelim.
 
Hayatın merhameti yoktur ayık ve acize,” der 2007 tarihli başyapıtı Civilians’daki şarkısı “Wave”de Henry. Bana bir özet gibi gelir sanatının haletiruhiyesinde. Ama arabesk bir tavır değil. Hayatın coşkusunu yaşatırken çaresiz var oluşunuzu tokatlayan bir bilgeliği hissedersiniz. Bu güzelliğe ulaşması sakin ve medeni bir şekilde oldu Joe Henry’nin. ‘80’li yıllarda yayınladığı ilk iki albümü prodüksiyon özellikleriyle dikkat çekse de 1990’daki Shuffletown özgünlüğünün gerçek kanıtı olarak çıktı ortaya.
 
Her zaman dediğim, 1990’ların en güzel müzik hareketlerinden Alt. Country tabirinin de öncülerinden biri oldu. Ardından gelen Short Man’s Room ve Kindness of the Town ise daha klasik country tavırlarıyla belli bir kitlesini buldu. Ancak burada malumun ilanı olan Joe Henry’nin tanrı vergisi sesinin ve prodüksiyon zekasının bu tarzlarda tıkılıp kalmasının mümkün olmadığı. 1996’daki Trampoline ise Springsteen ve Pettyen tatlarda Joe Henry’nin evriminin dirsek noktasıdır. Bu albümde Helmet isimli metal grubunun lideri Page Hamilton’la çalışmıştır ki açık kafa diye buna derler.
 
1999 yılında Karga’ya gitme sebeplerimden biri olan, triphop/country-diye-bir-tür-olmalıysa-onun-da-kralını-biz-yaparız diye nitelendirebileceğimiz albüm Fuse düştü meydane. İlk şarkı “Monkey”nin introsuyla bourbon-sigara-ahşap sevgimizin tavana vurması kaçınılmazdı. Carla Azar ve Daniel Lanois gibi katkılarla Fuse’dan beri ne kadar harika albümler yapmış olsa da, yeri ayrıdır, her evde de yeri ayrı olmalıdır. Gelmiş geçmiş en iyi vokal performanslarından birini duyarız “Like She Was a Hammer” gibi şarkılarda...
 
2001’deki Scar da Fuse’den geri kalmaz. Henry’nin Richard Pryor’a adadığı albümde sonradan da sürekli beraber çalışacağı efsane gitarist Marc Ribot ve Ornette Coleman’ın (“Richard Pryor Adresses a Tearful Nation”daki solosuyla. Oturur ağlarsın ya da zıplar koşarsın) da katılımıyla Joe Henry’ı babalar mertebesine sokar. Albümdeki “Stop” isimli şarkının hikâyesi ise farklıdır. Madonna’nın kardeşi ile evli olan Henry’nin eşi Melanie kardeşine bu şarkının bir demosunu yollar. Madonna şarkıyı “Don’t Tell Me” ismiyle hit yapar. Henry’nin versiyonu ise Waits’i hatırlatan haliyle harika bir tangodur.
 
2000’lerde Henry prodüksiyona daha çok zaman ayırmaya başlar. Solomon Burke, Ani DiFranco, Betty Lavette, Allen Toussaint, Loudon Wainwright III (Rufus’un babası), Mary Gauthier el attığı isimlerden bazıları. Yerimiz dar ama şöyle kısaltalım, kanımca son 10-15 yılda rhtym and blues ve country’nin yenilenmesinde, itibarlarını tekrar kazanmalarında T-Bone Burnett ile en çok payı olan prodüktörlerinden biridir Henry. Nedeni de budur belki, fazla albüm çıkarmaz. 2003’teki , sevdiğimz şirket ANTI-‘den çıkardığı ilk albüm Tiny Voices Henry’nin deneysellik arayışıdır. Çalıştığı müzisyenlerden, şarkıları kayıtlar yapılırken öğrenmelerini istemiş ve temiz sound’un t’sine itibar etmemiştir. Bu kafa 4 yıl sonra Civilians’ı armağan eder bize. Artık ustalık dönemidir. Belki en anaakım işidir. Ama kabinde bağımlılık yaratmışıtr. Elim hep ona gider. Duramam.
 
Şimdi ise elimizde Blood From Stars var. Henry’nin anlatımıyla prodüksiyonunu yaptığı Allen Toussaint ve Ramblin’ Jack Elliott albümlerinin de etkisiyle bluesa yönelmiştir. Allen Ginsberg ve e.e. Cummings gibi şairlerinin etkisi ise sözlerinedir. Dumanı üzerinde daha, fazla söze gerek yok (Channel diye bir şey var ama daha bir kaç gün oldu dinleyeli aklımda hâlâ). Ama Henry’i bu albümdeki gibi Ribot’yla takılırken dinlemek artık bundan sonra ihmal etmeyeceğiniz bir gelenek olur umarım.
 
khgv@hotmail.com