A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Only variable references should be returned by reference

Filename: core/Common.php

Line Number: 257

karga | İkbali İhmal Tehlikeli ve Yasaktır

A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Use of undefined constant REQUEST_URI - assumed 'REQUEST_URI'

Filename: views/dergi_view.php

Line Number: 102

http://www.kargamecmua.org/dergi/sayi/30/2545" target="_blank" class="twitter">twitter

İkbali İhmal Tehlikeli ve Yasaktır


Serkan Kafalı

"felaketler aslında herkese eşit dağıtılmıştır oğlum. tek fark maddi-manevi felaketlerden en az orta sınıfın etkilenmesidir. Orta sınıf olup mutlu yaşamak varken kendini kaderinin sana ayırdığı felaketin çok hasarlı kıyısına atman nasıl bir gaflet!"

Daniel Defoe, Robinson Cruseo'dan.

 

Futbolla yakın bir ilişki sahibi olmak şart değil, bu ülkede yaşayan ve bir parça televizyon ve gazeyle haşır neşir olan herkes, sevimsiz adamların öfkeyle Sergen Yalçın'ın yeteneğini Avrupa'da futbol oynamayarak nasıl heba ettiğinden yakındığına şahit olmuştur. Sergen bu konuda çok parlak ve göz önünde olan bir örnekti. Ancak orta sınıfın yeteneğin getireceği ikbali, bir sebeple, ihmal edenlere karşı olan öfkesi hep daim olmuştur. Yetenek, zekâ ya da herhangi bir meziyetin, yani paraya ve makama tahvil edilebilecek bir kaynağın o yönde kullanılmaması, bu dünyada, ahmakça bir ihmaldir çünkü.

 

Bu dünya görüşünün evreninde pragmatizm tek geçerli dildir; Machiavelli'nin zavallı ve ucuz taklitçileri, nasıl vahşi bir kırımın kaynağı olduğundan bi haber oldukları kapitalizmi ve sağ politikaları bütün kalpleriyle desteklerler. Her kurum günümüz şirketleri gibi yönetilmeli, her aile, her insan şirket refleksleriyle ilişkilerini düzenlemelidir. Kaynakların verimsiz, somut bir getiriye dönüştürülemeyecek şekilde kullanılması en büyük günahtır. Dışarıdan nasıl göründüğün önemlidir, ama esasta ne gibi pisliklere bulaştığın, ortalığa yayılmadığı sürece mazur görülebilir. Bundandır, yeterince varlıklılarsa gazetelerin birinci sayfasına, değillerse üçüncü sayfalara düştükleri haberlerde husumet kaynağı ekseriyetle paradır. Naylon takım elbise ve zevksiz kravatlar evreninde ihmal edilecekler ile edilemeyeceklerin sıralamasının altında sonsuz bir güvensizlik hissinin hayateti olduğunu görmek çok zor değil. Benlikleriyle zerre bağlantısı olmayan bir iş yüzünden birbirlerini yiyen beyaz yakalıların cehennemini, kendisinden başkasını tahayyül edemedikleri, içinde yaşadıkları düzen yaratır aslında. Pragmatizmin işlevselliğin ötesinde çok da görünür olmayan ve gündelik olanla sınırlı kalmasından ibaret olan çiğliği de bu tahayyül aleminde, kıt zihinsel kaynaklardan dolayı, sıklıkla, ihmal edilir. Bu kaynakların kıtlığındandır ki, sınıfsal kırmızı çizgileri konusunda da abartılı bir hassasiyet söz konusudur. Kırmızı çizgi ihlallerinin dökümü oldukça geniştir elbette; düzgün sayılan bir işte çalışıp makul bir araba, cep telefonu, kılık kıyafet sahibi olmamak hafif kusurlar içine girebilse de, ana akım medya milliyetçiliğine göre ciddi tezat içeren görüşlere sahip olmanız bu çizgilerin parlamasına sebep olabilir.

 

Tüm bu ihmal edilenler ve edilemeyenler listesinde belirleyici olan en temel faktörlerden biri olan, üşengeçlik ve tembellik de her iki yönde de işler. Son derece sıradan ve kendini ısrarla tekrar eden iş hayatını, bireysel hayatın merkezine koymakta da, pragmatizmin ötesinde insana dair varolanlara olgunlaşma ve yetişkinlik teraneleriyle sırt çevirmede de aynı tembelliğin başrolü oynaması şaşırtıcı değil. Hayatı ezberin, reflekslerin alanıyla sınırlamakta büyük bir iç huzurunun yattığı malum. Yoksa insanlar, hâlâ, bıkmadan, nefret ede ede, saçma sapan ritüellerinin detaylarıyla aylarca uğraşıp, kendilerinden başka herkesi memnun etmeye çalışarak evlenmeye devam ederler miydi sizce?

werelone@gmail.com