A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Only variable references should be returned by reference

Filename: core/Common.php

Line Number: 257

karga | İhmal ile İhlal

A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Use of undefined constant REQUEST_URI - assumed 'REQUEST_URI'

Filename: views/dergi_view.php

Line Number: 102

http://www.kargamecmua.org/dergi/sayi/30/2536" target="_blank" class="twitter">twitter

İhmal ile İhlal

Leo Malandro

Ve bu iki kelime yan yana gelince, aklıma düştü ilmihal ve ol Cüppeli Ahmet Hoca’nın kaşları… Tam o esnada mutfakta çoban salata yaparken, pirzolanın kıvrımlarını da tavanın kıvrımlarına sığdırmaya çalışırken, salona yürüyünce o kıvrımları ansızın cüppelinin kaş biçeminde buldum, gördüm, durdum. Cacığa buz, taze reyhan, yaban semizotu eklemeye karar verdim ve ister reklama girsin veya isterse girmesin, Knorr’un “çıtır pane” ürünün oğlak kaburgasından tavuk göğsüne dek uzanan skala içinde, turuncu harikalar yarattığı kanaatine vardım.
 
İnsan yalnız yaşıyorsa ve çer çöp ile iktifa etmeye niyetli değilse, öğünler azalıyor ama galiba hazırlık süreçleri iyiden iyiye ciddiye biniyor. İnsan işini midesi adına gördüğü gibi lezzet meleklerini kanatlandırmak adına da yalnız başına görüyorsa eğer, üç yumurtayı sütle çarpmak ezik geliyor kişiye…
 
Dün akşam Bodrum’dayken Vatan Gazetesi’nin kimbilir ne zaman dağıttığı bir promosyona denk geldim… Bakınıs, cüppelinin tiz tonu ile tınlamaya didiniyorum; iş tarif sayısına gelince ve coşkuma o ince vurguyu verdikçe: 512.000 tarif! Hakikaten süper bir tasarım yaklaşımı ile eski Redhouse lugatları andıran bir kırmızı cilde dikine üç deste tarif yerleştirmişler. Yani, pırasa dolmasının harç içeriğini mütalaa eder iken alt destede güllaç tarifini irdeleyebiliyorsunuz. Bir alt destede ise Karadeniz yöresinden bir tarif öpüyor da duruyor, dili. Bu ansiklopediyi ihmal edişim adına, kendimi hiç ama affetmeyeceğim. Üstelik, fotokopi seçeneği de mümkünsüz!
 
Ortalık camiada; mesela vapur veya kamyoncu lokantasında içilen ince belli çayların hijyeni konusunda beni gittikçe meşgul eden bir çekince var… Hem söylemeden edemiyorum, hem de içerken karşımdaki adamın dişlerine bakmaya başlıyorum. O bardaktan binlerce insanın çay içtiğini düşündükçe, bağışıklık sistemimin güçlendiğine mi inanayım, bardağın ağzına mı takayım kafayı?
 
Pınarcık’ta ise hayatımda yediğim en ilginç tükürük köftesini yedim: Margarinde sote edilmiş… Ayranın kıvamı bende zevkten ağlama hissi uyandırıyor ama köfteyi margarinde çevirmek nasıl bir fikir ve niye ki? Tutkuma göresini bulayım derken seyir halinde durmaktan çekinen benim gibi adamın en sonunda pes ettiği noktada, pilavı da herhalde kolza yağı ile pişirmişler. Kazlara ikram ediyorum pilavı; birbirlerini gözleri ile didikleye didikleye sardunyaların dibinde bağırış çığrış pikniğe duruyorlar…
 
Gofretleri de ihmal ediyorlar; gofretleri severim ama beş yılda bir aklıma düşer bunlar… Bafa’nın tek benzin istasyonunda, dinamit gibi gofretler satıyorlar; yani açıyorsunuz ve gömleğe patlıyor erimiş gofret. Sevgili ile ansızın edilen yüksek oktanlı bir kavga gibi üstünüze bulaşıyor, sıçrıyor o erimiş gofretler ve çikolatalı yalanlar.
 
Thames Trader kamyonlar, öldükleri alanda artık ve aynen, bir Komodo ejderi kadar yalnız uyuyorlar. Sağlamına yüzbinlerce pound sayılan şu günlerde, bu enfes tasarımlı kamyonlardan birini Milas girişine doğru, kare kafalı ve petrol yeşili bir BMC ile kıç kıça uyuyor buluyorum… Ağzı açık ölüm. Leşin kıçında dızt dızt ede ede ölmüş bir ulusalcı tasarım harikası BMC ve yolun karşı kıyında, çay kenarında Samsun tellendire tellendire yeni gelinin gecekondusuna kum çeken köylüler… Tak ediyor bir köpek kafası leşi, yanımdan rüzgâr gibi geçti SUV’un biri… Ölümler ihmalden değil ise neden ki peki?
 
Çöp şiş diziyor Onur; Onur bir adet New York yahudisini çok fena andırıyor. Kıvırcık saçlarının altında sağ yana eğri gözlüklerinin arkasından gözlerini devire devire anlatıyor yazın köküne çaktığımın şu gecesinde: “Abi, ben kışın bebe ayakkabısı dikiyorum… Hani şu sağ bacak var ya, gece sonunda benim kaynananın bacağına benziyor. Bir yandan inan ki, sağlığı ihmal ediyorum ama bak inan ki; yaz olunca kendimi buluyorum. Günde iki yüz arabaya on iki bin çöp şiş dizerim. Ne ağlarım, ne de ulurum…
 
İnsan, güzel yaşamak isterse iki şey yapacak abi… Hem sevdikleri için çalışacak, hem de kendini ihmâl edecek”.

www.myspace.com/leomalandro

info@kargamecmua.org