A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Only variable references should be returned by reference

Filename: core/Common.php

Line Number: 257

karga | İhmal İkmali

A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Use of undefined constant REQUEST_URI - assumed 'REQUEST_URI'

Filename: views/dergi_view.php

Line Number: 102

http://www.kargamecmua.org/dergi/sayi/30/2535" target="_blank" class="twitter">twitter
ABDÜL

İhmal İkmali


Gamze Polatoğlu
Cümle içinde belirdiği anda sohbetin geriye kalan kısmının pek de o kadar neşeli olmayacağını haber eden sevgili “ihmal” bir adet –son derece- itham kelimesi olup, kişinin karşısında öylece dikilmesiyle meşhurdur. Kanımca kendisinden saklanacak öyle pek fazla yer de bulunmamaktadır. Birilerini bir biçimde illa ihmal edeceksin, kaçarı yok ki. Üstelik asla ihmal edilemeyecek kadar değerli olmak arzusu hali hazırda biraz talepkâr, efendime söyleyeyim bencilce olmuyor mu? Hem bir miktar da ayıp gibi sanki.
 
Lazım, lazım… İnattan, intikamdan, ders vermekten değil, kendiliğinden lazım ama. Arada icra edeceksin ki başına geldiğinde evirip çevirip, ekleştirip büyütmeyesin.
 
Tabii burada samimi ihmalden bahsediyorum, yani birilerinin seni samimiyetle ihmal etme halinden. Olur arada öyle çünkü, arkadaşın asık suratını tüm gün seyredip darlanmak istemeyebilir mesela, sevgili sevgilin başkasıyla azıcık kurlaşmak istemiş veyahut da hemcinsleriyle eğlenmek istemiş olabilir, ailen kendi derdine düşmüştür ve diğerleri de bir şeyler işte. Arada bir ortalıklarda “ayh milletin derdine koşmaktan kendimi unuttum vallahi,” diye dolanmıyor musun? E sen kendini ihmal ettikten sonra yeri gelmiş ben de etmişim ne yapalım? Yaygaraya hiç lüzum yok, hem zaten manası da yok. “Beni ihmal ettin!”le karşı karşıya kalan kişinin birtakım bahaneler uydurması ya da “sen benim ne hallerde olduğumu biliyor musun da beni ihmalle suçluyorsun?” manevrasını yapmaya yeltenmesi, yani kader kurbanı ihmalkâr numarası yapması da bu manasızlıktan kaynaklanıyor olsa gerek.
 
Beni ihmal ettin!” kişisine, “O sırada seni o kadar da umursamadım, bunu ikimiz de biliyoruz ama artık yapacak bir şey yok ve bunun sana olan sevgimle de hiç ilgisi alakası yok, sadece o sırada canım öyle istedi,” denmeyeceğini içgüdüsel bir biçimde herkes bilir zaten. Halbuki oldukça da anlayış gösterilesi bir hal. Sözüm sana “Beni ihmal ettin!” kişisi, gel sen de kendini zorlama, arada bir birilerini ihmal ediver, elin değmişken kendini de ihmal et biraz, ama milletin derdine koşmaktan değil kendiliğinden, şöyle bir koyuver gitsin. Hem belli mi olur belkim ivme kazanırsın. Bak ama kasti ihmal olmasın emi, ne o öyle samimiyetsiz samimiyetsiz “değerimi anlasın it” hezeyanları eşliğinde…
 
Samimi ihmal candır, haktır da amma velakin bazen hakikatken fenadır, o da ayrı.
 
Bir de bu ihmalin görev başında olanı, iktidar eliyle icra edileni var ki, çatık kaşlı, sesi yüksek bir yazının konusu olduğundan burada ihmal edildi…
 
 

 

bilgi@maddebagimlisi.com