A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Only variable references should be returned by reference

Filename: core/Common.php

Line Number: 257

karga | Alexis ve Anonim Argümanı

A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Use of undefined constant REQUEST_URI - assumed 'REQUEST_URI'

Filename: views/dergi_view.php

Line Number: 102

http://www.kargamecmua.org/dergi/sayi/23/3556" target="_blank" class="twitter">twitter

Alexis ve Anonim Argümanı


Pertev Emre Taştaban
 
Ah bir anonim olmak, kalabalık içine karışıp kaybolmak tadına kavuşabilseydik.-
F. R. Atay.
 
Anonim: 1. Adı sanı bilinmeyen: 2. Çok ortaklı. 3. ed. Yazanı, yapanı, söyleyeni bilinmeyen (eser).
 
Bu ay size bir stencil graffiti sınıflandırması olan anonimden bahis ederek, yaşanan Yunanistan olayları ve ülkemizde gerçekleşen bir sokak sanatı eyleminden bahsetmek istiyorum. Konunun sıcaklığının da anonimi iyi tarif edecegini düşünüyorum.
 
Anonim, genellikle toplum tarafından bilinen star, oyuncu, devlet adamı, kahraman stencil’leri dünyanın her yerinde görmek mümkün. Özellikle Mussolini stencil’lerinin İtalya’da bir dönem sokaklara hakim olması ya da Marilyn Monroe gibi çok ünlü bir sinema artistinin dünyanın değişik yerlerinde kesilip spray’lenmesi gibi; sevgi veya saygı içeren, bize o kişileri hatırlatan birden fazla sanatçı veya hayran tarafından yapılmış veya yapımı değişik eller tarafından yorumlanarak çoğalan bir tür.
 
Tabii ki burada önemli görülen unsur neye dikkat çekildiği. Yaşayan kişilerin stencil’lerinin olması bu kişinin önemine veya beğenilirliğinde artış sağlamakta, başka deyişle ününe ün katmakta. Stencil’i yapılan toplumsal bir kahraman ise yaptıkları veya yapacaklarının hatırlatılması da insanlara söylenmiş bir söz olabiliyor bazen. Hikâyeye şu yollabakmanın doğru olduğunu düşünüyorum; stencil’leri yapılan kişiler bir idolojik gösterge niteliği taşımaktadır, popüler bir yanı olsa da uygulanan kişinin mutlaka hatırlanması gereken bir tarafı vardır, kitleleri etkisi altına almıştır. Örneğin ülkemizde de görülen Malcolm X stencil’i yakın bir geçmişi bize hatırlatsa da yeni Amerika Başkanı’nın Malcolm X’in rüyasını yerine getirecegini vaad etmesi gibi, güncel bir hale dönüşebiliyor. Böylece bu stencil’in günümüzde önemi sürüyor.
Kim bilir yakın zamanda kaç genç insan bundan etkilenmiş ve fikirleri evrenselleşmiş bu insanları araştırma çabasına girmiştir. Mesela Gandhi; düşüncesiyle varolmuş, insanlığı etkilemiş, tabii ki bu kişinin stencil’i de dünyanın heryerinde aynı biçimde uygulanmıştır, yapan eller farklı olsa da. Stencil’in buradaki görevi bir sokak sanatçısının kendi estetik anlayışı ve düşüncesi dışında kalıyor, yapan kişinin görüşleri değil yapılan kimlik önem kazanıyor. Haliyle yapan kişi imzasız bir tepkiyi dile getirmiş, halka karışmış oluyor. Artık duvara sıkıldıktan sonra
anonimleşmesi, kullanılması, toplum tarafından seçilecek bir durum oluyor.
Ülkemizde de Malcolm X, Deniz Gezmiş, Orhan Gencebay, Mario Kardeşler, Festus OK, Che stencil’lerini görmek mümkün.
Geçtiğimiz haftalarda Atina’da 16 yaşındaki Aleksis Griporopulos’un polis tarafından öldürülmesini ile başlayan halk hareketleri kısa zamanda ülkenin her yanına yayıldı. Bir çok eylem gerçekleşirken ülkemizde de tepkiler yaşandı. Yunan Başkonsolosluğu’na yapılan boyalı eylem ve o gün duvarlarda görülen "kardeşimsin alexis" yazılı stencil ve ardından aynı ibare ve görselle oluşturulmuş sticker’ler Beyoğlu civarında kendini gösterdi. Takip eden günlerde Genç-Sen üyelerinin kullandıkları aynı görselden oluşturulmuş ama "alexis kardeşimizdir" ibareli posterler ile bir sokak eylemi olarak devam etti.
 
Hürriyet Gazetesi yazarı Hadi Uluengin ise 16 aralık 2008'de "kardeşimsin aleko" başlıklı yazısında:
"Zira sağda solda, üzerinde Atina polisi tarafından öldürülen Aleksis Grigopulos’un siyah - beyaz kontrastlı bir fotoğrafı bulunan ve üzerinde hiçbir örgüt imzası olmadan sadece, "Kardeşimsin Alexis" ibaresinin yazılı olduğu küçük afişlere rastlamaya başladım.
 
Şüphesiz ben kendi hesabıma, o "Alexis" yerine, sedası bize çok daha yakın olan ve genç afişçilerin tanımadığı bir İstanbul kültürüyle bütünleşen "Aleko" kısaltmasını yeğlerdim.
 
Ama olsun, kadı kızında kusur arayacak kadar müşkülpesent davranmayacağım.
 
DAVRANMAYACAĞIM, çünkü böyle bir haykırışın varlığı; onun tasarlanmış ve yapıştırılmış olması dahi, en az Yunan Başkonsolosluğu önündeki polisler kadar hoşuma gitti.
 
Üstelik, dosya kağıdı boyutundaki beyannamenin o siyah - beyaz sadeliği, asilik yıllarımdaki teksir veya serigraf afişlerini hatırlattığı için beni daha da çok mest etti.
 
Ancak, bu zahiri görünüme aldanmadım. Zira belli, portre ya internetten "indirilmiş", ya da gazetelerin birindeki fotoğraftan önce "skan", sonra "print" edilmiş.
Eskisi gibi, stensile zar zor kazındıktan sonra, kola kuvvet, merdane döndürülmemiş.
 
Fareyi tıkla, klavyeye dokun, düğmeye bas ve işte, "kardeşimsin Alexis"!
 
AMA evet "Alexis" veya benim tercihimle "Aleko", tabii ki kardeşimsin!” konuya bir yorum getirerek degğinmiş.
kardeş aleksis, kardeşimsin aleksis, kardeşimizsin aleksis, aleksis kardeşimizdir... ya da aleko.
Mesaj herkes için aynı, hep bir ağızdan meramımızı dile getirmek istiyoruz. Kullanılan bu ileti yolları
sokakta kimin tarafından yapıldığından çok gösterilen önemini ortaya koyuyor.
 
Ancak benim sizlere belirtmeyi uygun gördüğüm ince bir detay var. Kendim de konu ile ilgili görselleri tararken karşıma Yunanistan’da yapılmış bir kaç stencil çıktı. Türkiye’de kullanılan Alexis görseli farklıydı böylece bir yorum katılmış olabilecegini düşündüm. İncelememin sonucunda, sizinde göreceginiz gibi, Türkiye’de kullanılan görselin göz çevresi özellikle karartılmıştı. Yunanistan’daki versiyonu gözlerini de belli ediyordu. Bir fotoğraftan çıkartılmış, lekesel anlatıma sahip olan stencil’i elbette kopyalamak çok kolay. Bu da bize çabuk yayılma imkânı veriyor. Bir anda her yerde o düşüncenin veya anlatının kendini göstermesini sağlıyor. Fakat, bu iki stencil arasındaki detaylar muhtemelen aynı fotoğraftan çıkartılmış izlenimi verirken, yeniden çizildigini bu özellikli durumdan anlayabiliyoruz. Bunun tepkiye katılmak isteyenlerin kendi dillerini oluşturmakta kullandıkları bir yol olduğunu düşünerek ben de bu gözlerin karartılması ve gülen yüz kontrastının olayı özetlemekte uygun bir estetik dil olduğunu, her şeyin göründüğü kadar kolaya indirgenmemesi gerektiğini düşünüyorum.
 
Karalanmış Aleksis
Size daha sonraki yazılarımda “Sokak Sanatında Saygı”dan bahsetmeyi düşünüyorum. Şimdilik bir örnek olarak
karalanmış bir Aleksis stencil’inin fotografını sunuyorum...

etastaban@gmail.com