A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Only variable references should be returned by reference

Filename: core/Common.php

Line Number: 257

karga | PAPA’DOPPLER’ EFEKTİ

A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Use of undefined constant REQUEST_URI - assumed 'REQUEST_URI'

Filename: views/dergi_view.php

Line Number: 102

http://www.kargamecmua.org/dergi/sayi/23/3548" target="_blank" class="twitter">twitter
Osman Kaytazoğlu

PAPA’DOPPLER’ EFEKTİ


Osman Kaytazoğlu
Bütün bunlar şehrin avuçlarımdan kayıp gittiğine katlanamayışımdan…Etrafımda hep bir kaos görüşüm, otobüslerin simit, barların ‘The Smiths’ kokuyor oluşu…. Oluşlardan, hiç uğruna ölüşlerden, eli baltalı bir yazgıdan damlayan kanlardan ve sanki yeni bulunmuş gibi ısrarla tekrarlanan eski sözcüklerden dönüp geldiğimiz yer burası şimdi, diyor.
Allahtan Mouse’un kablosu taa kanepeden sörf yapmaya yetecek kadar uzun da, bu serzenişleri dinlerken ne yapacağımı bilemez halde durmak, berbat hikayelerin ucuz kahramanları gibi ‘bu sırada pencereye doğru yöneldi sokakta oynayan çocuklara dikkat kesildi’ gibi eylemler yapmama gerek yok. Mouse’un kablosunu sekiz şeklinde sarıp usb girişini sekizin üst yuvarlağından dolayıp bu şikâyetlerden daha ciddi bir işle uğraşıyormuş mesajı vermeye çalışıyorum.
Etrafımızdaki insanlara bak’ dedi… “Ahlak onların arasında ne kadar yalnız. Koluna girecek bir hakikat arıyor”
Ardından laptopumun adaptörünü topluyorum. 5+1 ses sisteminin kabloları arasından geçip hangi prize girdiğini bulmam gerekiyor. Hangi priz? Yerde bir tane beşli, bir tane üçlü ve bütün bunların girdiği ana prizde de yine üç girişli bir kafa prizi vardı. Bunlardan hangisine takılı olabilirdi? Hay Allah! Zira bu felsefi feryadın bitme olasılığı işte bu uzun permütasyon hesabına bağlı… 3.5.3= 45
Yani 1/45…
 
Boşluktalar ve dertsiz başlarına dert arıyorlar. Hayata tutunmak için bir yol arıyorlar. Aralarındaki yapışkan gelenekler erimiş” diye sürdürdü konuşmasını.
Vay alçaklar, dedim eski Türk filmlerine gönderme yapıp havayı biraz yumuşatmak için ama nafile.
 
Ve aslına ne biliyor musun? Gelenekler tarafından dışarı atılmış alçaklıklarından bir şey kaybetmiyorlar. Yani 100 yıl önce alçaklık yapmış olmakla daha üç saat önce alçaklık yapmak arasında bir fark yok gözümde” diyerek, dişlerini daha da sivrileştirdi: “Ha ne var, birine ‘saçların dökülüyor’ dersen o adamı orta yaş krizine sokarsın. Aklına kurt düşecektir.”
 
Saç dökmeyi yüzde 90’lara kadar varan oranda azaltan bitkisel orta yaş şampuanları ve kremleri geldi aklıma. Birisinin kullanma kılavuzundaki soru cevap bölümünde aynen şöyle yazıyordu:
Soru: Peki kafamda çıkacak sarı tüyler ne zaman siyah saç haline gelecek?
Cevap: İlk kür dökülmeyi önler. İkinci kürden sonra sarı tüyler çıkar. Son kürde de sarı tüyler siyahlaşır.
Uyarı: Lütfen saç çıkmasını istemediğiniz yerlere sürmeyiniz. Aksi takdirde istenmeyen tüyler ortaya çıkabilir”
İnandırıcılığa bakar mısınız lütfen? Vay be, bırakın dökülmeyi, istenmeyen yerlerde sarı tüy bile çıkarıyor. İnsan orta yaşın ruhsal aşırılığında, felsefi yazı turaları arasında bu tür tıbbi ikna ediciliğe tav olabilirdi. Evet. Ama konu bu değildi. Konu 1930’ların ekonomik sancılarıyla Hitler doğuran sistemin ikinci çocuğu kim olacaktı. Asıl sorun buydu işte. Bu çocuk, ‘İyiye ve kötüye dair’, ‘Geçmişten gelceğe’, ‘Marx’ın çeşitkenar mirası’ gibi kitaplar yazmış olabilirdi. Tırnak için, bütün sözcükleri içerecek biçimde hem de..
İsim Ferdi Durke?
Zihni Livni?
Aleksis Papa‘doppler’
kaytaz@gmail.com