A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Only variable references should be returned by reference

Filename: core/Common.php

Line Number: 257

karga | Bi durun!

A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Use of undefined constant REQUEST_URI - assumed 'REQUEST_URI'

Filename: views/dergi_view.php

Line Number: 102

http://www.kargamecmua.org/dergi/sayi/23/3522" target="_blank" class="twitter">twitter

Bi durun!


Tayfun Polat
Durum’umuzda, ötekiler durur – biz değil…
Oruç Aruoba, Yürüme, 1992, s.31
 
 
Orhan Hançerlioğlu’nun Türkçe Sözlüğü’nde “durum: a. 1. (Os. Vaziyet, Hâl, Keyfiyet, Mevki, Pozisyon) Bir zaman kesiti içinde bir şeyi belirleyen koşulların tümü. 2. Duruş biçimi, konum. 3. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri…” biçiminde tanımlamalar yer alıyor. 4. madde dilbilgisindeki karşılığı olduğu için buraya almadım.
 
Usta Aruoba’dan alıntıladığım sözcük yıllarca kafamda döneldi durdu. Aslında durumumuzu belirleyen koşulların hepsinin başkalarına bağlı olması gerekmiyor. Ancak toplumla ilişkimizi ve konumumuzu göz önüne aldığımızda usta her zamanki yalınlığıyla “durum”u ortaya koymuş. Varsayımın (ya da saptama mı demeli?) önemi tam da ötekilerin durumumuz içerisinde gerçekleştirdikleri eylemde ortaya çıkıyor; durmak.
 
Latince situs (yerleşik, konulmuş olan) sözcüğünden türeyen situation (durum), belli bir zamanda, belli bir yerde bulunmak demek. Ya da bir insanın çevresiyle olan somut bağlantısı. Aristoteles’e göre duruşu belirleyen ilinek. Günümüz felsefesinde de insanın kendisini içinde bulduğu somut gerçeklik. Situs’a karşı Türkçe’deki kök ise dur.
 
Durmak eyleminin pek çok anlamından birinin de varolmak, varlığını sürdürmek olması ilginç. Kişinin içinde yaşadığı somut gerçeklik başkalarının varoluşlarıyla anlam kazanıyor da denilebilir öyleyse.
 
Usta aynı kitabın, aynı sayfasında “Önem verdiğimiz, kendimizden ötekilere ve ortamımıza uzanan ilişki uçları değil, her seferinde farklı bir bakış açısından –ötekilerden bize doğru, ya da ortamımızın çeperlerinden bizim yerimize doğru- uzanan ilişki uçlarının oluşturduğu ‘konumumuz’dur,” diyor.
 
İşte şimdi başlangıçtaki sözlük anlamlarının 2. maddesine de ulaştık; konum ya da duruş biçimi. İçinde bulunduğumuz somut gerçeklik nasıl durduğumuza da bağlı. Varoluş biçimimiz durumumuz aynı zamanda.
 
Bir yerde bulunmak, devinimsiz kalmak, varolmak, yaşamak, eğleşmek, oyalanmak, çalışmamak, beklemek… Bu eylemlerin hepsi durmak ile eşanlamlı. Nasıl duracağımızı, duruşumuzu belirleyen ise durumumuz. Aristo’ya göre duruşun varolması için durum gerekiyor. Aruoba ötekilerin durmasını öne çıkartıyor. Sitüasyonalizm (durumculuk) felsefesi ise her an karşılaştığımız durumların insanı belirlediğini söylüyor.
 
Aslında ister bir yerde bulunun, ister devinmeden durun, ister kalın, oyalanın, ister çalışmayın, bekleyin, ister eğleşin, ister istediğiniz gibi yaşayın, sağ olun, var olun. İçinde bulunduğumuz durum olanaklar içerir. Ve sadece bir durumun içerisinde olduğumuz için bazı olasılıklar var olamaz. İçinde bulunduğumuz somut gerçeklik.
 
Öyleyse bi durun. Durun ve durumunuza bakın. Duruşunuza bakın. Durumunuzu sizin mi ötekilerin mi belirlediğini anlamak için, olanakları görebilmek için, somutunuzun belirlediği olasılıkları değiştirebilmek için, en azından durumun farkında olmak için; önce bi durun!
tayfunpolat@hotmail.com