A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Only variable references should be returned by reference

Filename: core/Common.php

Line Number: 257

karga | YİPPİİEEE!

A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Use of undefined constant REQUEST_URI - assumed 'REQUEST_URI'

Filename: views/dergi_view.php

Line Number: 102

http://www.kargamecmua.org/dergi/sayi/23/3521" target="_blank" class="twitter">twitter

YİPPİİEEE!


hira d.
Bana bu ara iyice bi haller oldu. Popüler siyasetten artık öyle bir leş kokusu yayılıyor ki. Doğan-Erdoğan restleşmesi, ülke pastasının yani senin benim hayatlarımızın nasıl bölüşüleceğinin ayyuka çıkan kavgası, sonuçta varılan gizli kapaklı uzlaşmalar, yolsuzluk mevzusunun bir anda gündemden düşmesi, akabinde de başbakanın milliyetçi bombardımanı üst üstüme.. Geceleri eller boğazıma.. Basan basan karamsarlık. Sol’un kavramsal geviş getirmeleri, nato kafa nato mermer hali. Çevremdeki herkesin aktif siyasete katılma arzusu, çabasının o içleri kararmış solcu adamlar ve kadınlarca, ardı arkası kesilmez polemikler ve dayanışmaya yanaşmama kararlılıklarıyla peri püskürtülüşü. Sabahları manifestolarla, güç birlikteliği, ortak siyasi platform web siteleri fikirleriyle uyanmalar. Allahım delireceğim. Biraz sakinleşmem, gevşemem gerek. Biraz da gülelim ulan!
Bu kara ceketli, boyunları bağlı, çatık kaşlı adamlar ya da bu içi geçmiş, kahverengi giyimli, nostaljik devrimci sakallıların pause düğmesine basıyorum kısacık ve huzurlarınızda 68’lerden bir siyasi hareket: Yippieler!
 
Malumunuz ‘60’ların Amerika’sı cinsel serbesti, yaygın uyuşturucu kullanımı, çiçek çocuklar, “folk revieval” kaynaklı politik müzikler ve siyahların eşitlik arayışı gibi yaklaşımlarla çok hareketli günlerdi. Özellikle Vietnam savaşı karşıtı gösterilerde bütün bu unsurlar biraraya gelebiliyordu. Bu ortamdan pek çok filiz dallanıp budandı; bunlardan biri de, siyasetin dahil olunamayacak bir pislik yuvası olduğunu savunarak, kendini mevcut siyasetin dışında konumlandıran, mevcut siyasetle dalgasını geçen Yippielerdi. Grup Abbie Hoffman, Vietnam savaşı karşıtı gösterilerin en kalabalıklarını organize etmiş Jerry Rubin, siyasi taşlama dergisi The Realist’in kurucusu Paul Krassner gibi isimlerin önayak olduğu bir girişimdi. Sonrasında Allen Ginsberg, gitarıyla alaycı siyasi şarkılar söyleyen Phil Ochs, şair, radikal solcu ve garaj grubu MC5’ın menecerlerinden John Sinclair, John Lennon, radikal feminist aktivist Robin Morgan gibi isimler girişime çeşitli düzeylerde destek verdi. Yippies ya da diğer adıyla Youth International Party (Uluslararası Gençlik Partisi) hiyerarşiden ya da üyelik sisteminden tamamen uzak, lidersiz bir hareket olmakla birlikte, Abbie Hoffman sınır tanımaz mizah anlayışı ve pervasızlığıyla grubun bir nevi sözcüsü konumundaydı.1967’dekioluşumlarından itibaren, medyanın sansasyon merakının kolaylıkla manipüle edilebileceğinin de bilinciyle, takriben üç yıl boyunca kamuoyu önünde çeşitli şarlatanlıklara, şenlikli gerilla eylemlerine imza attılar.
Ses getiren ilk gösterilerinden biri, gruptan 20 kafadarın ceplerinde dolarlarla New York Borsasına girişidir. Onları hippi diye almak istemeyen kapıdaki polisi, borsayı gezmek isteyen genç Yahudiler olduklarına ikna ederek içeri giren grup, izleyici balkonundan dolarları aşağıdaki, simsarların bulunduğu salona fırlatır. Milyonlarca dolara hükmeden takım elbiseliler dolarları kapışmak üzere, Rubin’in tabiriyle “vahşi hayvanlar gibi” birbirine girerken, grup balkonda histerik kahkahalar atmaktadır. Bu olay sonucu borsa geçici bir süre kapanmış, sonrasında da “simsarların güvenliği için” ziyaretçi balkonu kurşun geçirmez camla kaplanmıştır.
 
Kirlilik standartlarını protesto etmek üzere enerji devi ConEdison’un merkez binasına sis bombası atarlar. Rehberden rastgele seçtikleri 3,000 kişiye mektupla cigaralık postalarlar. “Mülkiyet Hırsızlıktır” sloganıyla sokakta dolar yakarlar.
 
Bu arada Rubin ile Hoffman Amerikan Karşıtı Faaliyetler Komitesi (HUAC) tarafından sorgulanır. Sorgulamayı hemen bir komediye çevirirler; bir keresinde Rubin sorguya bir arkadaşıyla birlikte gider, Rubin ABD’nin Vietnam’da savaştığı Viet Cong askerleri gibi giyinmiş, bir Viet Cong tüfeği takmıştır, arkadaşının üstünde de Amerikan bayrağı vardır. Komitenin koruma polisleri Rubin’i değil de arkadaşını Amerikan bayrağına hakaretten tutuklayınca, Rubin “pis komünistler” diyerek polislere bağırır. Rubin bir diğer sorgulamaya ise tam teşekklülü bir Amerikan Bağımsızlık Savaşı ordu kıyafetiyle gelir; sorgu sırasında ağzındaki sakızdan büyük balonlar çıkartan Rubin odadan atılır. Rubin bir diğer sorguya da Noel Baba kılığında gelir.
En ses getiren gösterilerinden biri, savaş karşıtı grupların düzenleyeceği büyük bir gösterinin, Hoffman ile Rubin’in girişimiyle bir “Pentagon’dan şeytan çıkarma” ayinine dönüşmesidir. Ocak 1967’de Pentagon binasının çevresinde toplanan yaklaşık 50,000 kişi, Vietnam savaşının sona ermesine yönelik bir gösteri düzenler.On binlerce polis ve askerin elleri tetikte beklediği bu gösteri sırasında, Hoffman’ın yönlendirmesiyle, içerideki şeytanı defetmek ve binayı yerden havaya kaldırmak üzere kalabalık el ele tutuşarak bina etrafında çember oluşturur, şarkılar söyler. Bir gencin bir asker tüfeğine papatya koyduğu o meşhur fotoğraf bu gösteride çekilmiştir.
 
1968’de Yippielerin radikalleştiği göze çarpar. Ya da daha ziyade, FBI tarafından yakından izlenen gösterileri sert polis müdahalelerine maruz kalır. 1968 baharında, gündönümünü geceyarısı New York Merkez İstasyonunda kutlamak için Yippielerin çağrısıyla gelen 6,000 kişi istasyonun dışında soyunup çığlık çığlığa dansederken, polis coplarla gruba girişir. Burada Abbie Hoffman kendinden geçesiye dövülür.
 
Tarihe geçen esas gösterileri ise, 1968 Demokratik Parti Kongresi sırasında Hoffman’ın ayarladığı altı gün sürecek “Yaşam Festivali”dir. Bu etkinlik, asla halkın çıkarlarını gözetmeyen bir seçim sistemine ve göstermelik demokrasiye karşı, çeşitli radikal siyasi örgütlerle, savaş karşıtı örgütlerle dirsek temasıyla Şikago’da düzenlenir. Zaten FBI’ın yakın takibe aldığı Hoffman ile Rubin’in, festivalden önce -biraz da gırgırına- kongreden önce gelip Şikago su şebekesine yüklü miktarda LSD karıştıracaklarını sağda solda duyurmaları, Şikago polisini alarma geçirir. MC5 gibi grupların, Phil Ochs ve benzeri ozan şarkıcıların katılacağı festivale izin verilmez. Her türlü etkinlik ve gösteri şiddetli polis muhalefetiyle bastırılır. Ama Hoffman ile Rubin’in geri adım atmaya niyetleri yoktur. Kongre sürerken, şehir dışındaki bir çiftlikten bir domuz alıp gelirler. Pigasus adını verdikleri domuzu ABD başkan adayı olarak ilan ederler. Polisin karşılığı gaddarcadır, gösteri anında dağıtılır, özellikle Hoffman ve arkadaşları bir temiz coplanır, bayağı kan akar, Pigasus da dahil göstericiler tutuklanır.
Lakin, bu daha başlangıçtır. Hoffman, Rubin ve Yippielerden beş kişinin daha aleyhine açılan davada [“Chicago 8lisi” olarak bilinir, lakin yargıç Kara Panterlerden Bobby Seale’ın ayrıca yargılanmasına karar verir] Hoffman ile Rubin mahkeme salonunu bir sirke çevirerek, hadisenin ülke çapında duyulmasını sağlar. Davanın her aşamasında Yippie hareketinin siyasi taleplerini dile getiren grup, polis üniformasının üstüne yargıç cüppesi giymek, yargıçları Nazi selamıyla selamlamak, sorgu akışını bozacak absürd yanıtlar vermek [bir keresinde, savcının “Amerikan devleti aleyhinde gizli komplo planlamakla suçlanıyorsunuz, bu konuda ne söyleyeceksiniz?” şeklindeki sorusuna Hoffman’ın yanıtı şudur: “Komplo planlamakla mı? Biz öğle yemeğini nerede yiyeceğimizi bile planlayamıyoruz”], tanıklardan birinin tanık sandalyesine LSD çakmış halde oturması gibi hareketlerle medya manşetlerinden düşmez. Haklarındaki 175 ayrı suçlamadan beraat ederler, ama artık ulusal, hatta uluslararası çapta ünlenmişlerdir. Hoffman Revolution for the Hell of It, Rubin de Do It! adlı kitapları yazar. Ülke çapında Yippie partileri açılır. 1969’da Washington’daki bir gösteride binlerce Yippie sempatizanı Adalet Bakanlığı binasına dalar. 1970’de bir grup Yippie Disneyland’ı basıp, siyah bir zemin üzerine beş köşeli bir kızıl yıldızın, bunun üzerinde de bir marihuana yaprağı resminin olduğu Yippie bayrağını meydana asar. Aynı yıl, ABD’nin Kamboçya’yı işgal etmesini protesto etmek üzere, Kanadalı bir grup Yippie ABD sınır kasabası Blaine’i işgal eder.
Bu esnada Abbie Hoffman, bu kadar göz önüne çıkmanın kaçınılmaz sonucu olarak sallantılı bir döneme girer. ’69 Woodstock konserlerinde, The Who’nun konseri sırasında polis şiddeti üzerine bir konuşma yapmak üzere sahneye fırlayan Hoffman’ı, Pete Townshend küfrederek gitarıyla aşağıya iter. 1970’te televizyonda Mrev Griffin Show’a katılır, üzerindeki gömleğin Amerikan bayrağı deseni taşıması üzerine, gömleği dijital olarak sansürlenir! 1971’de ünlü kitabı Steal This Book! (Bu kitabı çal!) yayınlanır [Kitabın Kongre Kütüphanesinden çalınmış bir kopyasının tam metni şu adrestedir: http://www.tenant.net/Community/steal/steal.html#4.04.0 ]. Hoffman Yippieler içinde bencillik ve öne çıkma tutkusundan dolayı, feminist ve hippilerce de şovenistlikle eleştirilir. Hoffman sonuçta 1971’de bir mektupla oluşumdan istifa eder. 1973’te kokain bulundurmak suçundan aranmaya başlamasıyla kayıplara karışır.
 
Rubin ise artık devirlerinin geçtiğini söyleyerek ufaktan hareketten kopar. ’70 ortalarında artık sağlıklı yaşam vitaminleri satan bir işadamıdır ve gururla Yuppie etiketini sahiplenir.
Hoffman 1980’de saklanmayı bırakarak tekrar gün ışığına çıkar, siyasi eylemlerine devam eder. Hoffman ile Rubin 1985’te “Yippielere karşı Yuppieler” konulu bir tartışmada birbirlerine yüklenir. Hoffman ülkenin, dünyanın gidişatından duyduğu umutsuzlukla 1989’da intihar eder.
 
Yippie hareketinin siyasi tavrını kısaca özetlemek gerekirse; mevcut siyasetin bir parçası olmanın sonuçta halkın değil çıkar gruplarının işine yarayacağını savunan Yippieler, bütüncül bir devrim talebinde bulunur. Gıdadan sağlığa, eğitimden barınmaya her alanda insanların dayanışmasını, bir karşı kültür hareketi başlatmalarını salık verirler. Bu hareket yaygınlaştıkça sonuçta vatandaşlarının çıkarını koruyacak yeni bir devletimsi oluşum şekillenecektir. Ütopik, evet, gayrıciddi, kesinlikle. Ciddiyetten şimdiye dek bir yere varıldı mı, hayır.
 
Son bir lakırdı; Kıta Avrupası ile Amerika arasındaki yaklaşım farklarını gözlemek işin diğer bir ilginç yanı. Aynı kefeye koymuyorum tabii ama, Avrupa’da radikal siyaset hareket, Durumcular kendini ağır kavramsal metinlerle sunarken, mesela Hoffman bir savaş karşıtı gösteride, üzerinde kovboy kıyafeti, “Çok fazla çözümleme, çok fazla kavramsallaştırma,” diye şarkılar söyler. Durumcular ağır kavramsal hesaplaşmalara girişirken, Hoffman kitabında Amerika çapındaki beleş lokantaları, en ucuz nasıl fotokopi dergi çıkartılacağını, en başarılı aşırma tekniklerini anlatır. Son 10 yıldır süregelen şenlikli, davullu zurnalı küreselleşme karşıtı gösterilerin kaynağıdırlar.
hazbazz@yahoo.com.tr