A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Only variable references should be returned by reference

Filename: core/Common.php

Line Number: 257

karga | meraklısına

A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Use of undefined constant REQUEST_URI - assumed 'REQUEST_URI'

Filename: views/dergi_view.php

Line Number: 102

http://www.kargamecmua.org/dergi/sayi/18/3097" target="_blank" class="twitter">twitter

meraklısına


Zekeriya Şen
Bolero’dan Caz’a
 
Bolero ile dünya klasik müzik tarihinde ölümsüzleşen Maurice Ravel, kendi zamanında ortaya çıkan caz ve blues tarzlarına inanılmaz ilgi duydu. Her ne kadar söz konusu dönemde özellikle caz müziği klasik tarz severleri ürkütse bile, sınırları altüst etmesi Ravel’i inanılmaz çekti. Bundan dolayı sanatçı yaşamının sonlarıına doğru bestelediği bir keman sonatına “Blues” adı verdi ve böylece resmi olarak blues-caz klasik müzik tarzına sokulmuş oldu.
 
Hıristiyanlıktan Dinsel Müzik Anekdotları
 
  • Hıristiyan kiliselerindeki dinsel ilahilerin ilk örneklerinin birebir Musevi sinagoglarından etkilendiği bilinir.
  • Onuncu ve onikinci yüzyıllarda gerçekleşen Haçlı Seferleri’nde, Hıristiyan şövalyelerinin savaşlarda birçok Arap müzik enstrümanı ile döndüğü bilinir. Böyle bir dönemde Türk davulları ile tanışan şövalyeler bunları askeri yürüyüşlerde ahenk sağlaması için kullanmaya başlamış. Böylece askeri bandonun temelleri atılmış olmuş.
  • İncil’e göre Kral Davud dinsel ritüelleri müzikle biçimlendiren ilk kişi. Kendisinin inanılmaz derin beste ve müzik bilgisi varmış.
  • Erken Hıristiyan döneminde sadece müzik ile sözlü müzik hiçbir zaman aynı değerde tutulmamış. İnanışa göre müzik her zaman sözlü müzikten üstün kabul edilmiş. Oysa daha sonra -hatta günümüzde bile- sözlü nakaratlar, dinsel ağıtlar kilise hayatının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor.
 
Look, Listen and Learn: ABBA
Hepimiz bir şekilde İngilizce öğrenmek için çabalarız, zira önemlidir ve bir olasılık hayatımızda kullanırız. Zannedersem herkes “Look, Listen & Learn” kitap serisini hatırlar. Neyse konuyu fazla dağıtmayalım; hepimizin yakından tanıdığı ABBA’nın aslında İngilizce konuşamadığını biliyor muydunuz? 1978 yılında ABBA İsveç’te üretilen tüm yeerli mallardan daha fazla kazanıyordu, buna Volvo’da dahil. Tüm gelirini borçlu olduğu İngilizce sözlü şarkılara rağmen ABBA aslında İngilizce konuşamıyordu. Her parçalarının sözlerini fonetik olarak öğrenen grup bu konuda inanılmaz tecrübe kazandı. Zira ABBA’nın tüm arşivine göz atan uzmanlar, grubun tek bir İngilizce hatasına rastladı. Bu da ‘Fernando’ adlı parçalarında kullandıkları “since” kelimesi. ABBA’ya İngilizce bilmeden tüm dünyayı fethetmesinden dolayı şapka çıkartmaktan başka yapacak bir şey yok.
 
Müzik Listelerinde Tekrarlanmayan bir rastlantı
 
Tarih Mayıs 1995 ve gözümüz Amerika ilk on 45’lik listesinde. Baktığımız liste o güne kadar görülmemiş ve daha sonra bir daha karşımıza çıkmayacak özelliğe sahip. Tarihi bir an, zira söz konusu listede iki farklı parçanın farklı sanatçı / grup tarafından kaydedilmiş 3’er farklı yorumu var. Bu tarihi parçaların ilki bir Georg Bruns bestesi olan “The Ballad of Davy Crockett” ve listeye giren üç yorumcu sırasıyla Bill Hayes, Fess Parker ve Tennessee Ernie Ford. Diğer parça ise bir Alex North ve Hy Zaret bestesi olan “Unchained Melody”. Söz konusu parça aynı listede sırasıyla Les Baxter, Al Hibbler ve Jimmy Young yorumları ile yer aldı. Dediğimiz gibi bu eşsiz durum tarihte bir kez daha tekerrür etmedi.
 
Seyirciye Sorulabilecek En Kötü Soru
 
İç çamaşır gibi sürekli adını değiştiren Prince sırasıyla önce “The Artist Formerly Known As…” ve daha sonra “kargacık burgacık anlamsız bir sembol” olarak adını değiştirdi. Adını bu eğri büğrü sembolle değiştirdikten kısa bir süre sonra çok büyük bir kitle önünde konser veren sanatçı, performansının en doruk anında beynine fışkıran adrenalin öncülüğünde galeyana gelip “Benim adım ne?” diye seyircisine seslendi. Bu galeyana seyircisinin aynı heyecanla cevap vereceğini uman sanatçı tam bir hüsran yaşadı. Karşısındaki on binlerce kişiden tek bir ses çıkmadı. Herkes sanatçıya nasıl hitap edeceğini düşünüyordu zira.
 
Kiss tarihinden Kesitler
  • Grubun ilk oluşumun adı Sid Cup Kent idi.
  • The Village Voice dergisine verdikleri bir ilan sonucu tüm gün yeni gitarist deneyen ekip, verimsiz bir günü kapatmaya hazırlanırken stüdyodan içeri bir ayağında kırmızı diğer ayağında turuncu ayakkabısı olan bir kişi girdi. Hiç kimse ile konuşmadan orada duran gitarı alıp bangır bangır çalmaya başladı. Gördüklerinin karşısında şaşıran grup kurucuları anında bu genci aralarına aldı. Bu kişi daha sonra müzik tarihine Paul “Ace” Frehler olarak geçti.
     
  • Kiss’in “Alive!” adlı albümü Amerikan Kongre’si tarafından seçilen Amerikan müzik tarihini temsil eden 800 albümün arasında yer aldı. Anlaşılan kongrede çok fazla Kiss fanatiği var…
Kayıp Otobandan Müzikler
 
Çoğumuz David Lynch’in şaheser filmi “Kayıp Otoban”ı izlediğini düşünüyorum, aranızda hâlâ “Ya, ben izlemedim…” diyenleriniz varsa hemen bu mecmuayı bir tarafa bırakıp gidip izleyin. David Lynch filmin müziklerini yapması için Nine Inch Nails’in beyni Trent Reznor’a yanaşmış. Yönetmen tek tek sanatçıya daha çekmediği filmin sahnelerini anlatmış ve gerisini Reznor’un hayal gücüne bırakmış. Filmden tek bir kare bile izlemeyen Reznor elinde senaryo ile stüdyoya kapanmış ve malum ortaya çıkan soundtrack bu kategoride olanların en iyisi.

 

muzik@tikabasamuzik.com