A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Only variable references should be returned by reference

Filename: core/Common.php

Line Number: 257

karga | Muaviye’den Sonra...

A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Use of undefined constant REQUEST_URI - assumed 'REQUEST_URI'

Filename: views/dergi_view.php

Line Number: 102

http://www.kargamecmua.org/dergi/sayi/18/3072" target="_blank" class="twitter">twitter

Muaviye’den Sonra...

Harun Bünyamin

Neşe Düzel’in Taraf Gazetesi’nde, Doç. Dr. Mazhar Bağlı’yla yaptığı röportajın son paragrafında şunları söylüyor;

”...Türkiye’de toplumun devletçi refleksleri güçlüdür. Sünnilikle ilgili bu. Sünni gelenek daha tutucu ve devletçidir. Kavgaya çok yatkın değildir. Kabule razıdır. Devlete yaslanma, Muaviye’den sonra ortaya çıktı. Devlet olmadan din olmaz gibi bir algılama var. Devleti ele geçirme, devlete sızma, nüfuz etme fikri de buradan kaynaklanıyor....”
 
Burada dikkat çekici bir cümle var; “Devlete yaslanma, Muaviye’den sonra ortaya çıktı”. Birçok kişi için bir anlam ifade edemez bu söz ama İslam tarihini bilenler için gayet ağır bir cümledir.
 
Muaviye’ye gelmeden önce, Hz. Ali ve onun yaşadıklarına bakmak gerekir. İlk üç halife döneminde onun sessizliği ve her zaman altını çizerek itidalli davranması, sonrasında halife olduktan sonra yaşanan Cemel Vakası, ardından gelen Sıffiyn savaşı ve Hakemler olayı, sonrasında Muaviye’nin halifeliğini ilan etmesi, ardından Hz. Ali’nin öldürülmesi, ardından Muaviye’nin oğlu Yezid’e tahtını devretmesi ve Kerbela olayı. Yani Hz. Hüseyin’in ve taraftarlarının katledilmesi. Bunlar İslam tarihinin en büyük acılarıdır ve sünni imamlar bu acılar karşısında hep itidalli davranmışlardır ki buna rağmen bizzat yaşadıkları çağın halifeleri tarafından işkenceye maruz kalmışlardır.
 
Sünniler isyancı değillerdir. Başlarındaki Saddam ya da Kaddafi de olsa buna razıdırlar. Ki tarih çok daha berbatlarını işaret etmektedir. Şiiler ise, İran devrimi’ni gerçekleştirdiler. Şah’la, Suudi Krallığı arasında hiç bir fark yoktu. İran devrimi olmadan önce de İran şeriatla yönetiliyordu. Sözde laiklik olduğu gibi sözde şeriatta vardır. Ama sözde demokrasi olduğu gibi, sözde diktatörlük vardır diyemeyiz. Çünkü sözde diktatörlük yoktur; diktatörlük vardır. Sözde demokrasinin olduğu yerde ise zaten diktatörlük vardır.
 
Eğer Fethullah Gülen’in Hümeyni gibi geri döneceğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Onun referansları, sünni imamlardır. Geçmişteki bu yaşanan acıları iyi bilir. Devletle zıtlaşmaz. İtidallidir.
 

 

info@kargamecmua.org