A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Only variable references should be returned by reference

Filename: core/Common.php

Line Number: 257

karga | İTİDAL: GERİ DÖNÜLMEZ AKŞAMIN UFKUNDAYIM

A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Use of undefined constant REQUEST_URI - assumed 'REQUEST_URI'

Filename: views/dergi_view.php

Line Number: 102

http://www.kargamecmua.org/dergi/sayi/18/3064" target="_blank" class="twitter">twitter

İTİDAL: GERİ DÖNÜLMEZ AKŞAMIN UFKUNDAYIM


Saffet Sözen
Sürekli çağrısı yapılan basın-yayın şeysi. Geri dönülmez biçimde adımlar atılmış köprüler yakılmıştır. Kızıştırma ve gaz verme başarıyla yerine getirilmiştir. Son darbeyi vurmak için açık kollanmaktadır. Kim kimi indirecek büyük bir merak konusudur, ta ki o büyülü kelimeyi uzaktan sallaya sallaya koşturan birileri ortaya çıkana kadar. Hepimiz aynı gemideyiz tezi milyonuncu kez tekrarlanır. Tabii serde “erkeklik” vardır. Tabii ki geri basılmayacaktır. Mevcut pozisyonları korumak, bir nevi “pause”a basmak verilebilecek en büyük ödündür.
Bir-iki gün bekle/ortalık mayna olur merak etme.
Nasılsa gündeme bir başka bomba düşecek öncekinin hükmü kalmayacaktır.
 
İTİMAT: EĞER TUZ DA KOKARSA
 
Telefonunun dinlendiğini iddia eden bir devlet büyüğü televizyonda “Tuşları karıştırmış olabilir misiniz?” sorusuna “Zırva tevil götürmez” diye cevap veriyor. (Kapatmak için kırmızı olan basıcan koçum) Zırva, uçuk, normal, marjinal….. Eskiden bunların hepsinin ana skala üzerinde değişmez bir yeri vardı. Şimdi her şey birbirine karışmış durumda. Hal böyle olunca, bir nevi normale dönüş olarak da tanımlanabilecek itidal çağrısı, hangi yöne doğru yapılacağı belli olmayan sınırları bulanık bir kavrama dönüşüyor. Amip yurdumuz bir kez daha bölünmek üzere: Bir tarafta demokratlar+”Çocukken en sevdiğim günler 19 Mayıs Bayramlarıydı” lafından bile “irrite” olanlar, diğer tarafta cumhuriyetçiler+ yapabilseler bütün memleketin üstüne bayrak çekecek kumaş fetişistleri. Ben Obama’nın tarafındayım. Adam başkan olursa General Custer’a bile hesap soracak.
 
İTİBAR: AZ KONUŞ ÇOK GÖSTER FİLMİN YAKIŞIKLI OLSUN
 
Cannes Film Festivali ödül törenini izlerken şunu fark ettim: Kolay olan Sean Pean olabilmekmiş. Jüri başkanı, ismi Thin Red Line filminin künyesinde, Madonna’nın ex’i filan. O aşırı kasıntılı tavırlar, sevimsiz olduğu kadar bir dereceye kadar normal de. Zor olan Nuri Bilge Ceylan olmak. Koyu renk yuvarlak “Takeshi” gözlüklerle sahneye çıkarak bir sinema yönetmeninin dünya üzerinde kazabileceği en prestijli ödülü kazanıp yine de o vakur duruşu hiç bozmamak. Adam öyle büyülü bir laf etti ki bir-iki cılız ses hariç kimse durumdan kendine vazife çıkaramadı. “Güzel yurdum dedi hadi Orhan Pamuk’a laf sokalım” ya da “Yalnız diyerek kendi ülkemizde azınlık durumuna düştük demek istedi hadi iktidara bindirelim” olmadı pek.
 
SONUÇ: GİRİŞ VE GELİŞMEDEN SONRA GELEN KOMPOZİSYON ŞEYSİ
 
Kim kimi neye davet ederse etsin. Kim kime ne çağrısı yaparsa yapsın. Giydiği ceket üzerinden dökülen yaşlı ve bunak politikacılardan medet ummaya devam etmek isteyen varsa buyursun etsin. Biz bir süre koybolmak, soğuk denizlerde yüzüp Serge Gainsbourg dinleyerek itikadımızı güçlendirmek istiyoruz. İtirazı olan?
saffetsozen@gmail.com