A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Only variable references should be returned by reference

Filename: core/Common.php

Line Number: 257

karga | ÇİFTLİK

A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Use of undefined constant REQUEST_URI - assumed 'REQUEST_URI'

Filename: views/dergi_view.php

Line Number: 102

http://www.kargamecmua.org/dergi/sayi/17/3109" target="_blank" class="twitter">twitter
Burcu Aydın

ÇİFTLİK


Pınar Deniz
Hayat berbattı. İktidar sahiplerinin kesin zulmü hüküm sürmekteydi. Hepsi haddinden fazla çalışıyor ama karşılığında karınlarını zor doyuracakları kadar yemekle yetiniyorlardı. Hoşnutsuzluklarını yalnızca çiftlik sahiplerinin uykuya çekildiği gece saatlerinde yaptıkları gizli toplantılarda dile getirmek zorundaydılar. Hatta, hoşnutsuzlukları öylesine büyümüştü ki, Koca Reis’in fikir babası olduğu bir devrimden bile bahsediyorlardı artık. Bütün hayvanların eşit olabileceği insansız bir çiftlikti hayal ettikleri.
Nihayet, zaten pek az olan yemeklerinin verilmediği bir gün, atlardan domuzlara, köpeklerden tavuklara çiftliğin tüm hayvanları el ele verip zulmün tek kaynağı olarak gördükleri insanları, çiftliğin patronlarını kapı dışarı ederek çok zamandır hayalini kurdukları devrimi yaptılar. Artık her şey çok güzel olacaktı.

Ertesi gün yine çalışmak zorunda olduklarını biliyorlardı elbet. Ama bu kez yalnızca kendileri için. Emeklerinin karşılığını tam olarak alabilecekleri “Hayvan Çiftliği” ütopyası gerçek olmuştu. Artık, İngiltere’nin Hayvanları’nı istedikleri yerde bağıra bağıra söyleyebilecek, yeni rejimin manifestosu sayılabilecek “yedi emir”i çiftliğin en önemli duvarına yazabileceklerdi. Yedi emirin de dediği gibi, “bütün hayvanlar eşit”ti şimdi.
Devrimin öncülüğünü yapmış olan akıllı domuzlar çiftlikteki tüm işleri organize etmek için de gönüllüydü. Tabii ki daha akıllı olmak ve yönetmek, beraberinde birtakım ayrıcalıklar getiriyordu. Domuzlar da bu ayrıcalıkları mecburen (!) kabul ettiler.
Çok geçmeden çiftliğin ünü tüm ülkeye yayıldı. İnsanlar bu saçma sapan rejimin kendi çiftliklerine sıçramasından ölesiye korkmaya başlamışlardı. Tehlikenin en yakınında olan komşu çiftliklerin sahipleriyse korkularını eyleme dökerek çiftliğe saldıracaklar ve orantısız güç kullanarak hayvanların nicedir yapmaya çalıştıkları yel değirmenini yok edeceklerdi.

Bu arada akıllı domuzların ayrıcalıkları iyice belirginleşmeye başlamış, hatta domuzlar anayasaya yani yedi emire bile aykırı hareket eder olmuşlardı. Diğer hayvanlar seslerini yükseltecek olurlarsa, domuzlar kıvrak zekalarıyla onları aslında emirleri yanlış hatırladıklarına ikna ediyorlardı. Artık bazı hayvanlar diğerlerinden daha eşitti.

Bütün bu olumsuzluklara ve gittikçe ağırlaşan yaşam şartlarına rağmen hayvanlar hallerine şükretmekte direniyorlardı Çünkü, her şey insan zulmünden iyiydi ve dış dünya çiftlikteki en küçük huzursuzluktan bile yararlanarak tepelerine binecek kadar zalimdi. İçlerinde en çok çalışan ve rejime kayıtsız şartsız bağlı olan Boxer hastalanıp bir kesim merkezine götürüldüğünde zalimliğin yalnızca dışarıda olmadığını gördüler görmesine, ama artık her şey için çok geçti. Boxer’in kesim çiftliğine götürüldüğü arabanın arka kapısına savurduğu tekmeler ise geç kalmış bir isyanın sesiydi. Ama Boxer yoldaş köpek yemi olduğunda bile isyan filan çıkmadı, çünkü beyinler artık yalanlarla uyuşmuştu.

Şimdi domuzlar, devrimin başlarında düşman ilan edilen insanlarla kadeh tokuşturuyorlardı. Hayvanlar birdenbire şunu fark ettiler; domuz ve insan ruhu birbirine o kadar benzemişti ki, artık yüzlerini de birbirinden ayırmak mümkün değildi.

Soğuk Savaş döneminde anti komünist propagandaya alet edilmiş, Orwell’in “Hayvan Çiftliği.” Hatta devrim sonrası patronu olan domuzun, Stalin’i temsil ettiği bile söylenmiş. Çift kutuplu siyasi dönemin kapitalist kutbu olan Amerika bu kitabı pek beğendiğinden, okullarda okutmuş ve “sakıncalı” rejimin kaka taraflarını öğretmiş çocuklara.
Evet, “Hayvan Çiftliği”nin komünizmi uygulamanın zor taraflarına vurgu yaptığı bir gerçektir. Ama unutulmamalıdır ki -Amerikalılar bu ayrıntıyı gözden kaçırmış olacaklar- çiftlikte Stalin’i temsil ettiği söylenen Napoleon, sonunda ancak ve ancak insanlar, yani kapitalistler kadar zalim olabilmiştir. Üstelik de onların katkısıyla.
info@kargamecmua.org