Americana’dan Anadol’a Özgür Yılmaz’ın Haller’i


Tayfun Polat
Özgür Yılmaz’ı bilirsiniz. Ayyuka’nın solisti ve gitaristlerinden biri. Aynı zamanda Kırıka’da da gitar çalıyor. Sesini ve gitarını iyi bilirsiniz yani. 2016’da ilk solo albümünü çıkarttı, Ora. Enstrümantal parçalarının yer aldığı albümle bestecilik vasfının da kalburüstü olduğunu göstermişti. Özgür Yılmaz şimdi ikinci solosu Haller ile karşımızda. Ve onun bir başka yönüyle de tanışıyoruz; ozan kimliği.
 
Haller’e gelmeden Ora ile başlayalım. Bitirilememiş bir belgeselin soundtrack’i aslında albüm. ‘70’lerde 150 cc motoruyla dünya çevresini defalarca dolaşan Osman Gürsoy’u anlatan film bitmeyince, yaptığı parçaların haletiruhiyesine uygun birkaç ilave ile oluşturmuştu Özgür ilk solosunun konseptini. Minimal düzenlemelerle, tüm enstrümanları kendi çalarak bir yolculuğa davet ediyordu dinleyenleri. Bozkırlar, yaylalar, yaban eller, yol kenarlarından imajlar. Sinematografik, Anadolulu bir alt. country. Tek albümde Americana’yı Anadol’a çevirmişti aslında. Pek fark edilmedi. Oysa bir ilkti.
 
Yazıya Ora ile başlamamın sebebi Haller’in bu ilk albümün müzikal olarak benzeri, geliştirilmiş devamı olması. Yine duyduğumuz bütün enstrümanları Özgür çalıyor. Ancak bu sefer düzenlemeler biraz daha girift. Üst üste örülmüş gitar armonileri ve ruh halleri. Özgür hallerini maharetle söze dökmüş. Görmüş geçirmiş, elemiş, sakince anlatıyor. Hikâyelerin etrafına örülen atmosfer yine seyir zevki yüksek bir coğrafyayı yanında getiriyor. Şarkıları gözünüzün önüne getirebiliyorsunuz. Ama albümün vurucu tarafı gitarlar. Hikâyeden uzaklaşacak kadar kaptırabiliyor insan dinlerken. Oysa bir ozan var karşımızda.Utkan Çınar kargamecmua’nın Mayıs 2015 sayısında 2010’ların şarkıcı/şarkıyazarı geleneğinden gitaristlerin virtüözitesine dikkat çektiği bir yazı yazmıştı. Bizde de eşzamanlı olarak ortaya çıkan yeni kuşak kent ozanlarının bir kısmı gitar yetkinlikleriyle dikkat çekiyor. Selim Saraçoğlu ve Cihan Mürtezaoğlu ilk akla gelenler. Özgür’ün de Ayyuka’dan (özellikle vokal yapmadığı için gitarının da özgürleştiği Sömestr albümünden) virtüözitesini biliyoruz. Ama artık onu da hem gitarı hem söz yazarlığı ile anmak zorundayız. Üstüne albümdeki tüm enstümanları da çalıyor olması başka bir seviye göstergesi (aynı ekolden Can Güngör de ilk albümünde aynısını yapmıştı, unutmadan).
 
Yıllar sonra Haller’den bahsederken gözümüzün önüne görüntüler gelecek. Ya da yıllar yılı bir yerlerden geçerken Özgür’ün melodilerini, sözlerini mırıldanacağız. İmgesi bu denli güçlü albümün. Ama tarihsel önemi ilk defa birinin alt. country türünü bu topraklara mâl etmesi. Indie folk furyasını da yanına koyarak (Americana, alt. country, indie folk nerede başlıyor nerede bitiyor pek belli değil çünkü) meraklısının gayya kuyusunda kendini kaybettiği kadar isim ve albüm çıkartmış bir türden bahsediyoruz. Anadolu rock, Anadolu folk, Anadolu funk değil, Anadolu country. Country denince Vahşi Batı akla geldiğinden oturmuyor kafada belki. Country ama yerli. Tamamen buralı.
 
Not düşmüş olalım; Will Oldham, Calexico, Bon Iver, Kurt Vile gibi isimleri duyunca önünü ilikleyen müzik âşıkları belki fark etmeyecekler ama Özgür Yılmaz da 2018 yılında Haller albümünü yaptı. tayfunpolat@hotmail.com