A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Only variable references should be returned by reference

Filename: core/Common.php

Line Number: 257

karga | BİR DAHA!

A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Use of undefined constant REQUEST_URI - assumed 'REQUEST_URI'

Filename: views/dergi_view.php

Line Number: 102

http://www.kargamecmua.org/dergi/sayi/121/4436" target="_blank" class="twitter">twitter

BİR DAHA!

Tekrar, teknik olarak, imkânlı değil; doğruya doğru. Atomlar vızır vızır, bütün faktörler değişime ayarlı, kesintisiz bir entropi, bütün maddeler gaz olmaya çalışıyor; tekrarı yok hiçbirinin: her an, ilk.
 
Güneşin doğuşu ve batışı gündelik, yine de tekrar sayılamayacak kadar eşsiz.
 
Geçen uzunca bir cümle kurdum; söylemem biter bitmez “Bir daha söyler misin? Dediklerini anladım, ama tekrar duymaya ihtiyacım var,” diye açıkladı arkadaşım. Göğe dikildi gözlerim, “Mümkün değil o,” demiş bulundum... “ha, başka bir şeyler söyleyip, aynı şeyi tarife girişebilirim; öyle olur.”
 
Bir şarkı söylemiş biri sahnede, müthiş güzel söylemiş, doyamayan insanlık hali alkışla tempo tutup bağırmış “Bir Daha! Şak Şak Şak! Bir Daha!” 
Oluyor elbet, de; aynısını bir daha yapmaya girmek oluyor, heyhat; ne kadar istese de, olmuyor aynısı.
 
1900 Efsanesi adında bir film izledim, -bu konuyla ilgili sayılabilecek bir açıdan da- hayatımı değiştirdi, olağanüstü bir yapım.
 
Üç-dört yıl önce görüştüğüm biri vardı, ilişkinin tek yönlü yapısı ağır bastığı için, bastım gittim. Geçen gün mesaj attı, kalkıp tekrar görüşmek istedi canım. Tekrar.
 
Bilindik, tanıdık, ne ödünler verip ne ödüller alacağım belli. Nakaratı var, hâlâ aynı olması muhtemel. Teyp kaseti geldi gözümün önüne; eskiden dinlediğim bir parça kayıtlı, iki yüzü de aynı şarkı, bittikçe baştan başlıyor. Güzel şarkı, tamam. Ama, yani, hani... Nakarat... Nakarat... 8 kere nakarat söylenir mi bir şarkıda? Bir tane bile köprü olmaz mı?
 
“Yeni yıla girerken, gardrobunuzdaki bütün askıların yönünü değiştirin, giydiklerinizi de yeniden asarken düz asın; yıl sonunda hâlâ ters asılı olanların hepsini bağışlayın/satın/atın.”
Biraz meşakkatli, ama güzel görev.
 
Bir film sahnesi hafızama kazındı; bir küçücük an: Evli ve ilkokul çağında iki çocuğu olan bir çift, kahvaltı sonrası evden çıkış koşturmasının sonunda, hızla uzanıp birbirlerine, dudaktan öpüştüler. Mmah! Sehpadan anahtarı, masadan telefonu alır gibi, bir beşlik çakar gibi; Mmah!
O sahne, neden sonra tekrar düştü aklıma; düşündüm:
Sevgilinin dudağını ilk öpüş. İzin istenmiş, izin alınmış, karşılıklı uzanılmış, heyecanlı, hassas; ve bilinçli, ve bilinçsiz.
Her öpmek istediğinde, diye düşündüm, izin alsa yeridir insan sevdiğinden.
Hak olduğu sanılmasın, aceleye gelmesin hiç; farkına varılsın, tadı yaşansın hep.
 
Övünç Üster
ovunchster@gmail.com