KOKUSU ÇIKMIŞ ŞEYLER; Anozmi: Bir Duyunun Yitimi


Vedat Ozan
“Pastime Paradise” ile hatırlayabileceğiniz ünlü şarkıcı Stevie Wonder, eski Kanada Başbakanı Brian Mulroney, Moody Blues'un efsanevi vokalist/gitaristi Justin Hayward, Inxs’den müteveffa Michael Hutchence, Simpsons dizisinde Marge’ın püfür püfür sigara tüttüren iki kızkardeşinden biri, yani Homer Simpson’ın baldızı, Bart, Lisa ve Maggie Simpson’ın teyzesi Selma Bouvier… Bu isimlerin ortak noktası nedir diye sorsam, muhtemelen bir ortaklık saptamak için zorlanırsınız. Ancak zor olmasına rağmen ortak noktaları yok değil, var; hem de hoş olmayan bir ortak noktaları var: hepsi anozmik.
 
Saydığım bu isimler, süt veya peynir bozulduğunda oluşan kokuyu, ocaktaki yemeğin yanmakta olduğunu veya hayatlarına mal olabilecek gaz kaçağını duyumsayamıyor, kokuyla gelen uyarıların canlandırdığı ve diğer duyu organlarına göre çok daha yoğun yaşanan bellek yolculuklarını yapamıyor, cinselliklerini tam olarak yaşayamıyor, yedikleri yemeği sadece tatlı/tuzlu/acı/ekşi (ve umami) olarak algılayıp daha tanımlayıcı ve daha keyif verici bir lezzet algısına ulaşamıyorlar.
 
Anozmi, koku duyusunun yitimi demek. Kadim Yunancada yokluk öneki olan a/an ile “koku” anlamına gelen osmoz’un birlikteliğinden oluşan bu kelime, dış dünyayla iletişim kurduğumuz beş temel duyudan birinin hayatımızda yer almaması, çok boyutlu olarak yaşadığımız duyusal dünyamızdan koku boyutunun eksilmesi anlamına geliyor. Anozmi, nezle olduğunuzda yaşadığınız durum gibi geçici veya (daha beteri) kalıcı, tüm kokusal uyaranlara karşı (genel) veya sadece menekşe veya misk gibi bir kısım koku kaynağının kokusunu alamamak şeklinde (kısmi) olabiliyor. Keza, doğuştan (congenital) anozmik olabilir veya sonradan anozmikleşebilirsiniz.
 
“Ya hiç duymadım ben bu anozmi zıvırtısını?” diyebilirsiniz ama dünya nüfusunun yaklaşık %5’inin bu dertten muzdarip olduğunu lütfen unutmayın. Bu da her yirmi kişiden birisinin anozmik olması demek. Koku duyusunu genel olarak pek önemsemediğimizden olsa gerek, diğer duyuların yitimi durumlarında gösterdiğimiz tepkilerden farklı tepkiler gösteriyoruz anozmiklere. Görme engelli birisine “Ya kocaman bina işte oradaki, hakikaten mi görmüyorsun?” diye sormuyoruz ama koklama engelli birisine “Aallah Allah, yani şimdi sen yemeğin kokusunu gerçekten alamıyor musun?” gibi merak dolu ve anlamaya çalışan sorular sorabiliyoruz.
 
Nasıl anozmik olunuyor? Ya burnumuzun içinde üst kısmında yer alan nöronların ya da bir darbeyle koku sinirimizin ve/veya limbik sistemimiz içindeki koku işleme alanlarının tahribata uğramasıyla olunuyor. Bu da belli meslek gruplarını, mesela futbolcu veya boksörleri hemen yüksek risk sınıfına sokuveriyor. Keza mesela burnunuz bir nedenle (deviasyon, polip, mukoza tahribatı, vs.) tıkanırsa, kanallardan hava geçemiyor. Hava geçemeyince içinde taşınan koku molekülleri de yerlerine ulaşamıyor ve koku alma işlemi gerçekleşemiyor. Sebep eğer buruna bağlı bir iltihaplanmaysa, elbette iyileşme süreci kolay ve hızlı oluyor; ancak sorun beyinden kaynaklanıyorsa, iş biraz zorlaşabiliyor. Anozmi, bildiğiniz gibi, aynı zamanda Parkinson veya Alzheimer gibi beyin fonksiyonlarıyla ilgili hastalıkların da erken uyarıcısı olarak biliniyor.
 
Trafik kazası sonrası görme yitimine uğramış kişilerle koku alma duyusunu yitiren kişiler arasında hemen kazanın sonrasında yapılan karşılaştırmalı analizlerde görme duyusunun yitiminin çok daha travmatik olduğu belirleniyor. Ancak aradan bir yıl geçtiğinde ve aynı örnek kişiler tekrar incelendiğinde bu kez koku alma duyusunu yitirenlerin açık farkla daha kuvvetli travmalar yaşamaya devam ettikleri saptanıyor. Zaman geçtikçe, koku alma duyusunu yitirenlerdeki duygusal bozukluk, orantısal olarak artmaya devam ediyor ve mutlak tedaviye ihtiyaç gösteriyor. Yani anozminin olumsuz psikolojik etkisi zamana bağlı olarak artma eğilimi gösteriyor.
 
Anozmiyle sonlanan bir akut beyin travması sonrası pek çok hastada hayatın keyiflerinden uzaklaşma, genel bir hüzünlülük hali, iştah kaybı, uykusuzluk veya uykuya dalmada zorluk, motivasyon düşüklüğü, konsantrasyon zayıflığı, libidonun yerlerde sürünmesi gibi pek çok bulgu ortaya çıkıyor. Bu belirtilerin tümü aynı zamanda sağlık sektöründe referans alınan psikolojik davranış bozuklukları kılavuzlarına göre depresyonun anahtar bulguları. Misal, ilk paragrafta saydığım isimlerden Michale Hutchence’in intihar sebebinin bisikletiyle yaptığı bir kaza sonrası oluşan anozminin yol açtığı derin depresyon olduğu söyleniyor.
 
İç kararttım, farkındayım. Ancak şunu bilmek de içimizi rahatlatsın ki dünya üzerinde koku duyusu konusundaki araştırma ve çalışmaların son kırk yıl içinde hız kazanmasıyla birlikte eskiden tedavisiz bir dert telakki edilen anozmi de üstesinden gelinebilecekler listesine dahil oluyor. Hatta Daniel Schein isimli bir anozmiğin sosyal medyada başlattığı bir kampanyayla Philadelphia’daki (A.B.D.) ünlü Monell Kimyasal Duyular Merkezi tarafından desteklenen Anozmi Farkındalık Günü (27 Şubat) belirlenmiş, bundan ayrı olarak Kanada’da da bir Anozmi Vakfı kurulmuş durumda. Tabiidir ki dünyadaki gelişmelerin paralelinde artık ülkemizde de varlığı kesin olmasına rağmen nedense pek dillendirilmeyen bu duyu bozukluğunun tedavisi için müracaat edilebilecek adresler mevcut. vedato@yahoo.com