A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Only variable references should be returned by reference

Filename: core/Common.php

Line Number: 257

karga | Karpuz Kabuğu Yasası ve Distopya Turizmi

A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Use of undefined constant REQUEST_URI - assumed 'REQUEST_URI'

Filename: views/dergi_view.php

Line Number: 102

http://www.kargamecmua.org/dergi/sayi/118/4356" target="_blank" class="twitter">twitter

Karpuz Kabuğu Yasası ve Distopya Turizmi


Viktor Pilatan

“Dur; rektum araştırmalarının bize öğretebileceklerinin limitlerine ulaştık”* - Kang

Birtakım filmler var ve hepsi 2044’te geçiyor. Automata, Looper, hatta Spielberg’in yeni bilimkurgusu Ready Player One da. Yani şimdi efendim 2044 neyin tarihidir? (devlet bahçeli mod on) İllüminati neyin haberini vermektedir. İhanet çetesi neyin peşindedir? Bakalım bekâmıza bu kez nasıl zarar vermek istemektedir? Yayılan virüs, kesinlikle dev örümceğe benzeyen uzaylılar, meteor, nükleer patlama?
 
Futurama’nın 3000 yılında fakirliğin “suç” olduğunu öğreniriz. Hapishanelerde yer kalmamıştır. Kediler de başka bir gezegenden dünyaya gelmiş, kötü emellerini, sevimlilik kisvesi altında gerçekleştirmek için fırsat kollamaktadırlar. Bunlar tabii eğlence. Ama son yılların elit çok satanı Harari’nin kitaplarındaki gelecek tasviri fenadır. Yok efendim gereksizler sınıfı, yok efendim alt tür. E de kardeşim kendi kendini gerçekleştiren kehanet diye bir şey var. Sen eşeğin (burada baskıcı rejim diyebiliriz) aklına karpuz kabuğunu düşürürsen olur tabii. Al sana 1984. Big Brother. Resmi sonuçlara göre en çok kâhinlik payesi biçilen roman. Adam aslında zalimlerin en büyük yol göstericisi. Ar-Ge yapılıyor neredeyse. Uzay Yolu’nda kendiliğinden açılan kapılar gibi değil bu. Daha büyük bir komplo. Eleştiri yapıyorum diye afedersiniz çilingir sofralarında “Orwell dediydi mirim”, diye kıvranmak hoş değil. Bakınız şöyle bir giriş uyduralım:
 
Yıl 2044’tür. (He he) Dünyayı yarı-tanrı mertebesinde bir iş adamı yönetmektedir. Denizler yükselmiş insan eliyle betondan adalar yapılmıştır. Doğa, bitki, hayvanlar %0.2’lik bir sınıfın ulaşabildiği şeyler olmuştur. Onların yaş ortalaması 110’a çıkmışken, geri kalan dünyada 50’ye kadar düşmüştür. Michael Jackson’ın hologramı dünyanın en zengin insanıdır. Fukushima’nın etkileri görülmeye başlamış, artık ABD Futbol Ligi’nde balinalar oynamaktadır. Yenilebilen para icat edilmiş, kızılderililerin haddi bildirilmiştir…
 
Şimdi böyle dediğinizde zengine, kompradora “bak abi sıkıntı yok; böyle de olur” hissini vermiş olmuyor musunuz? Ama ne diyorum ben de, “Eleştiriyorum kardeşim,” diyorum. Zenginler diyorum, eşitsizlik diyorum. Olmaz. Kanımca “Karpuz Kabuğu Yasası” çıkarılmalıdır ve distopik filmlerdeki iktidarların kullanabileceği baskı ve zulüm metotlarının gösterdiği sahneler gerekirse sansürlenmelidir. Hatta hep ütopik filmler yapılmalıdır. Eleştiriyi de sen geçmişe yap, günümüze yap. Kötüyü göstereceğine iyiyi göster, örnek ol. Edilgen muhalifliğe karnımız tok artık. Terbiyesizliğin âlemi yok.
 
İstanbul’un geçen yıl turizmde 1 milyar dolar zarar ettiği söyleniyor. Buna da çözüm olarak distopya turizmini önermek isterim. Öncelikle betona mastürbasyon yapan öcülerin istila ettiği bir şehir alt metni verilebilir çizgi roman severlere. Esenyurt’un yukarıdan fotoğrafları afişlerde kullanılabilir, turistlerin gözleri bağlı olarak, bir su damlası kostümüyle Mall of İstanbul’un önüne bırakıldığı ve yayan olarak denize ulaşmalarının istendiği oyunlar yapılabilir. Parkların başında bekleyen dozerler gibi birçok görsel malzeme de var hem. Grinin Elli Tonu’nun yazarı çağrılıp gerçekten de grinin tonları hakkında konuşturulabilir. Yaz ortasında da özel fırtına ve sağanak turları düzenlenebilir, alt geçit yüzme yarışları, suya gömülen otobüsten kaçma gibi yarışmalar da. Daha uzun vadeli kalacakların odalarından alt kata veya üstten onların odasına sızıntılar yapılabilir. Sonra da tesisatçıların bilgisizliği ve sahtekarlığı ile mücadele etmeleri sağlanabilir. Bakan kılığına girmiş bir aktör çıkıp 8 köprü daha yapılacağını açıklar, nüfusun 50 milyona çıkarılma planlarından bahseder. 3 tarafı denizlerle çevrili, bir sürü gölün ve bir iç denizin olduğu bir coğrafyada suyun yönetimi ve tahliyesine ne kadar uzak olunduğunu ölçer bir mezurayla. O kadar emek veriliyor bu işlere, bir getirisi olmalı, dünyayla paylaşılmalı. Mesela 20 milyonluk Mexico City’nin kanalizasyon dalgıçlığı dünyaca ünlü hale geldi.
 
Son olarak, Terminatör ve Uzay 1999’a fazla aceleci davrandıkları için kızmayalım. Artık onları affedelim.

* Homer Simpson, uzaylılar Kang ve Kodos tarafından kaçırılınca yapılacak ilk işin rektum muayenesi olduğunu varsayıp pantolonunu indirmeye başlarken.

kendihayat@gmail.com