A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Only variable references should be returned by reference

Filename: core/Common.php

Line Number: 257

karga | THE KARMA KILLINGS (2016)

A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Use of undefined constant REQUEST_URI - assumed 'REQUEST_URI'

Filename: views/dergi_view.php

Line Number: 102

http://www.kargamecmua.org/dergi/sayi/115/4274" target="_blank" class="twitter">twitter

THE KARMA KILLINGS (2016)


Murat Kızılca

--spoiler içerir--

Yakın zamana kadar Hint Sineması’nı çok yakından takip etmiyordum. Arada ilgimi çeken uçuk kaçık denemelere, akıllara zarar yeniden çevrimlere ve tür sinemasına yakınlaşıyormuş gibi yapan çorba hibritlere göz atıyordum ama sıkı takibe aldığım bir sinemacı yoktu. Maalesef biraz da üstten bakan bir tavırla “Amaan, Hint filmi işte” edasıyla takip ettiğim Hint Sineması, özellikle 2000’li yıllarla beraber, kelimenin tam anlamıyla “fena afallatan” örneklerle önyargıları paramparça ederek izleyen herkesi şaşkına çevirmeye başladı.

Yaklaşık beş buçuk saat süren, Anurag Kashyap imzalı Gangs of Wasseypur (2012), süregiden bir kan davasının lanetli gölgesine hapsolmuş bir aileyi üç nesil boyunca takip ediyor. Bir yandan da aynı süreç boyunca Bollywood tarihine tanıklık etmemize olanak sağlıyor. Godfather üçlemesi ayarında bir başyapıt, müzikleri de ayrı güzel. İstanbul Film Festivali sayesinde sinemada izleme şansını yakaladığımız Gangs of Wasseypur sonrası yakın takibe aldığım Kashyap, Ugly (2013) ve Raman Raghav 2.0 (2016) gibi bomba etkisindeki filmler ile tek atımlık barut olmadığını cümle âleme ilan etti. Kashyap yeni filmlerini heyecanla beklediğim bir yönetmen. !f 2012’de izlediğimiz Gandu (2010) sayesinde tanıştığımız Qaushiq Mukherjee, filmini “genel ahlaka bir saldırı” olarak nitelendiriyor. Rap müzikali tadındaki filminden sonra Ludo (2015) isimli bir de korku filmi çeken Mukherjee de takip listemde yer alan yönetmenlerden bir diğeri. Bu kısa paragrafta bahsi geçen filmlerden herhangi birini izlemeniz sonrasında, “Hindistan’dan sadece şarkılı türkülü hafif filmler ya da ağdalı melodramlar çıkar” önyargınızın sonsuza dek toprağa gömüleceğine emin olabilirsiniz.

Geçtiğimiz ay izlediğim The Karma Killings ise farklı bir kulvarda yer alıyor. Adalet sistemini topa tutan belgesellerin popülerliği malum, başta ABD olmak üzere dünyanın dört bir tarafından ilginç belgeseller izliyoruz. The Karma Killings de sıradışı bir adli vakayı merkezine koyarak aynı trenin Hindistan yolcusu olduğunu ilan ediyor.

Yönetmenliğini Ram Devineni ve Tushar Prakash’ın üstlendiği belgesel, sanırım biraz da Amerikalı yapımcılarının yardımıyla, Netflix, iTunes, Amazon ve Google Play gibi günümüzün etkin medya araçlarında gösterim şansı yakalayarak (Türkiye dahil) bütün dünyaya ulaşmayı başardı. The Karma Killings, Hindistan’ın en meşhur seri cinayetlerinden birini ve bu cinayetlerin toplum üzerindeki etkilerini mercek altına alıyor. Kökü Hint mitolojisine dayanan gelenekler ve üst tabakayla alttaki arasında korkunç gelir farklarının bulunduğu sınıfların çatışması, ister istemez belgeselin ana konularından biri haline geliyor. Cinayetlerden sorumlu tutulan ve mahkemeye çıkarılan iki kişiden birinin masum olma ihtimali de belgeselin öne çıkarttığı unsurlardan bir tanesi. Böylece izleyenin kafasında “acaba”lı sorular oluşturarak gizem ve merak duygusunu kaşımaya çalışmışlar ki gönül rahatlığıyla bunun belgeselin artılarından biri olduğu söylenebilir.

Hemen hemen hepsi Yeni Delhi’nin varoşlarında yaşayan onlarca çocuk, polisin sonradan “kara delik” olarak isimlendirdiği ve yaklaşık 100 metre çapında bir alanda kaybolmaktadır. Yaklaşık iki senelik zaman diliminde gerçekleşen kayıplar, ilk başlarda polis tarafından çok önemsenmez. Ancak vakalar durmaksızın artar. İpuçlarını takip eden yerel bir polisin uğraşıyla olaylar yavaş yavaş şekillenmeye başlar. Hindistan’ın çok da yabancısı olmadığı kayıp vakalarının, aslında çok ama çok korkunç cinayetler olduğu anlaşılır.

Belgeselde olaya dahil olan hemen herkes ile röportajlar yapılmış; polis memurları, yılmadan çocuklarını arayan aileler, her iki tarafın avukatları, basın, katil olarak suçlanan kişiler ve onların aileleri. Röportajlar, TV haberleri ve polis kayıtları gibi arşiv görüntüleri ile desteklenmiş ve ortaya izleyen herkesin ilgisini çekecek, merak uyandıran bir belgesel çıkmış. Seri cinayetler, yamyamlık ve tecavüz gibi başlıklara da temas etmek zorunda kalan belgesel, dava hakkındaki birçok soruyu cevaplıyor ama yeni soruların oluşmasına da zemin hazırlıyor.

Gerçek adli vakaların peşine düşen belgeseller kervanına Hindistan’dan katılan The Karma Killings, adalet sisteminin dünyanın her yerinde çok önemli bir sorun olduğunu ve hiç ummadığımız insanların akla hayale gelmeyecek kötülükler planladığını (ve fırsat bulduğu anda da hayata geçirdiğini) bir kez daha hatırlatıyor. mkizilca@gmail.com