A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Only variable references should be returned by reference

Filename: core/Common.php

Line Number: 257

karga | 3/7*

A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Use of undefined constant REQUEST_URI - assumed 'REQUEST_URI'

Filename: views/dergi_view.php

Line Number: 102

http://www.kargamecmua.org/dergi/sayi/115/4270" target="_blank" class="twitter">twitter

3/7*


Viktor Pilatan

Erenler hemen Moneyball diyeceklerdir. Ben Brad Pitt’in oynadığı filmlere paye vermem efendim. Bi de kim beyzbol biliyor kardeşim?

Spor karşılaşmalarında istatistiklerin gözümüze sokulmaya başlaması çok da eski değil aslında. Artık maçlardan önce “havanın 20-25 derece arası olduğu nisan ayı cumartesilerinde Northampton sol taraftaki kaleye %20 daha fazla santra yapmış” gibi şeyler diyebiliyorlar. Tabii ki pek coşkun bahisçiler dışında bu tarz bilgilerin oyunla herhangi bir alakası yok. Ama olanlar da saçma geliyor bana. Bir tenis maçı izlerken molalarda yüzlerce topun sahanın ne tarafına düştüğünü gösteren istatistiki grafikler dolduruyor ekranı. “Vaay demek ondanmış” diyerek bir aydınlanmaya kavuşabileceğiniz bir an olmuyor o genelde. Oyun yeniden başladığında aklımda “Vamos Rafa”dan başka bir şey kalmıyor. Futbolda da anlamsız şeyler var. Efendim Barcelona her maç yüz bin pas yapıyormuş. Ee iyi. Kaleye 25 şut atmış. Eee iyi. Ceza sahasında 50 kere topla buluşmuş . Eee iyi. Ama Bilbao 1-0 kazanmış. Topun yuvarlak olduğu sporlarda bu istatistiki bilgilerin herhangi bir anlamı olduğunu sanmıyorum. O kadar çok olasılık ve maçı etkileyen ayrıntılar oluyor ki istisnalar sürekli kaideleri bozma eğiliminde oluyor. Yoksa bana bu sene Chelsea’nin şampiyonluğunu hiçbir şekilde açıklayamazsınız. Bence istatistikten önce istikrar önemlidir. Efsane kaleci Edwin van der Sar’ın hem 1995’te hem de 2011’de Şampiyonlar Ligi finali oynamış olması onun her türlü istatistiğinden daha değerlidir kanımca.

Basketbolda istatistik tabii futbola göre daha geçer akçe konumunda. Çünkü skor yapma şekilleri belli tekrarlardan oluşuyor. Yani sahanın solundan üçlük atmayı seven bir oyuncu bunu her maç 8 kere deneyebilir. Ve birkaç sezon sonra da bu adamın bu konudaki başarısını rakamlarla tartabilir, taktiğinizi düzenlerken ve oyuncu alırken bunu göz önünde bulundurabilirsiniz. Ama bu da tabii saha içini anlatıyor. Mental güç ve özelliklerin istatistiği yok. Kimin ne zaman sakatlanacağını da bilemiyorsunuz. Kimse robot değil.

NBA’de bu yıl istatistikleri sallayan iki oyuncu var. İlki yeni fenomen Giannis Antetokounmpo. Nijerya asıllı Yunan oyuncu 5 farklı istatistik kategorisinde (sayı, ribaund, asist, top çalma, blok) ilk 20’de yer alarak inanılması güç bir başarıya imza attı. Yakın zamanda tüm dünyanın tanıdığı bir oyuncuya dönüşecektir. Zaten neredeyse sirk malzemesi olabilecek uzun kollarıyla hedef gökyüzü. Diğer isim ise Oklahoma City’li Russell Westbrook. Sezonu 31.6 sayı 10.7 ribaund, 10.4 asist ile bitirdi. Bu en önemli 3 kategoride de çift haneli bir ortalama yakalamak gibi inanılmaz bir iş yaptı. Ama bir istatistiğe göre rakip takımın üçlüklerine en az el kaldıran 3. oyuncuymuş. Önündeki isimlerin pota altında oynayan oyuncular olduğunu da söylemeli. Şimdi tabii siz “Vay Şerefsiz! Kendine oynuyormuş zepemenk” diyebilirsiniz. Ya da “bunun da istatistiği mi olur ule?” de diyebilirsiniz. Westbrook bu tarihi başarısını En değerli Oyuncu ödülüyle taçlandıramazsa "Keşke biraz daha fazla üçlüğe el kaldıraydım," der mi acaba? Ya da play off’un daha ilk turunda 4-1 ile elenirken ve hatta turun son maçında 52 şutta 20 isabet ve 47 sayı bulurken (iyi bir istatistik değil bu, belirteyim) "Yanımdakileri de biraz oyuna dahil etseydim," der mi? Tabii Westbrook moda ile de ilgileniyor. Eksantrik ama güzel kıyafetler de giyiyor. Uzun bacakları, kısa gövdesi ve reptiliyen suratıyla ne kadar başarılı olabiliyor bilmiyorum. Bu biraz İbrahim Tatlıses’in “Herkes İbo kokacak” sloganıyla parfüm pazarlamasına benziyor. Hayır Tatlıses’in nasıl koktuğunu bilmiyorum ama soğanlı lahmacunla parfüm? Bilemedim. Gene de sırf bu yüzden Westbrook’un favori adamım olduğunu söyleyebilirim.

*Lebron James’in takımıyla NBA finallerine çıktığında şampiyon olma oranı.

kendihayat@gmail.com