A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Only variable references should be returned by reference

Filename: core/Common.php

Line Number: 257

karga | JAMIROQUAI; YILLAR GEÇİYOR FARK ETMESEN DE

A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Use of undefined constant REQUEST_URI - assumed 'REQUEST_URI'

Filename: views/dergi_view.php

Line Number: 102

http://www.kargamecmua.org/dergi/sayi/115/4261" target="_blank" class="twitter">twitter

JAMIROQUAI; YILLAR GEÇİYOR FARK ETMESEN DE


Utkan Çınar

Jamiroquai, ya da Jamiryo ve Jay Kay ya da Jason Kay ‘90’ların en kuul grup ve şahsiyetlerindendi. Bunun için “Space Cowboy” klibine bakmak yeterli. Daha sonra “Virtual Insanity” gibi şarkılarla iyice popülerleşen “Deeper Underground”, “Supersonic” gibi şarkılarla dans ortamlarına da kayan grup, 2000’leri çok da iyi geçirmedi. 7 yıl aradan sonra gelen son albümleri Automaton’u konuşurken bugünden baktığımızda kariyerini de es geçmeyeceğiz.

Traveling Without Moving kasedi bayağı yıprattığım albümlerden biriydi. “Virtual Insanity” ve “Cosmic Girl” gibi iki harika ‘45’liğe, “Drifting Along”da reggea, “Didjital Vibrations”da deneysellikle, dolu dolu harika bir albümdü. Bu 20 yıl önceydi. Bu zirveden sonra Jamiroquai etrafındaki dünya çokça değişti. Grubun funk ve disko müziği birleştirme çabaları yer yer iyi sonuçlar verse de ‘90’lardaki etkisini çoktan kaybetmişti. Artık arabalar sürdüğü video klipleri ilginç gelmiyordu. 1999 tarihli Synkronized albümü ve önde gelen ‘45’liği “Supersonic” grubun kırılma anıydı. Aslında “Supersonic”, burada yazının fikrine ayrı düşeceğim belki ama, çok iyi bir şarkıydı. Jamiroquai, Daft Punk’ı iyi etüt etmiş ve videosuyla da çok daha büyük oynayabileceği bir şarkı çıkarmıştı ortalığa. Neden olmadı bilmiyorum bu yeni parti ve disko hali, pek ona uymadı galiba. Müzisyenlik, enstrümantalistlik üzerinden yürüyen saygınlığında, clubber’lığa öykününce bir sapma oldu. Tabii bir de Stu Zender muhabbeti var. İlk 3 (ve en iyi) Jamiroquai albümlerinde bas çalan ve şarkıların yazımına katkıda bulunan Zender’in gruptan ayrılması zaten problemlerin başlangıcıydı. Bu harika müzisyen kendine yeterince kredi verilmediği nedeniyle ayrılıyorsa ve bu da Jason Kay’in kokain kullanımının zirve yaptığı yıllarda oluyorsa durup düşünmeli. Gene aynı şekilde 2002’de gruptan ayrılan orijinal klavyeci ve şarkı yazarı Toby Smith’i* de kaybedince aslında Jamiroquai efsanesinin sonuna gelindiği de anlaşılıyordu. Grubun 2000’lerdeki her iki albümü de bulunduğu seviyenin altında albümlerdi. Orta yaşlılarla dolu bir mavi yolculuk gemisinin akşam diskolarına gidebilecek bir müziğe dönüştü Jamiroquai’nki. Belki de onun “dolce vita” yaklaşımı her dönemin ruhuna gitmiyordur.

Automaton ile ilgili yorumlarda Daft Punk, Giorgio Moroder gibi referanslar sıklıkla kullanılıyor. Ben bu yorumları yapanların albümü dinlemeyi 5. şarkıdan sonra bıraktıklarını düşünüyorum ya da çıkış şarkısı robo-disco-funk “Automaton”dan başka şarkı dinlemediklerini düşünüyorum. Bu şarkı albümün geri kalanından çok ayrı duruyor ve Jamiroquai’ın “Feels Just Like it Should”, “Supersonic” gibi hit’lerine benziyor. Oyunbaz bir şarkıyla çıkmak. Geriye kalan kısımda Jamiroquai’yi Jamiroquai yapan lezzetler mevcut. Özellikle albümün 2. yarısı Traveling Without Moving dönemlerini sevenleri hoşnut edecektir. İlk yarıdan “Superfresh”teki baslar ise oldukça dikkat çekici. Yani bir hayal kırıklığı değil albüm. Ama kabul etmek de gerekir ki yaptığı özgün stilin şu yıllarda çok da karşılığı yok. Tabii “Get Lucky” hiti ve Bruno Mars gibi isimlerin (bu adam da ne kadar Michael Jackson ve James Brown kopyasıdır, insan utanıyor) zirve yaptığı 3-4 yıl öncesinde bu albümle dalgayı yakalayabilirdi. Bir tık geç kaldı belki de.

Şapkalar var bir de. Şapkasız çıkmam teriminin has adamı. Önce kulakları kapatan bereler, kalpaklar, Kızılderili tüyleri derken bu albümde yanar döner elektronik şapkasıyla tanıştık. Biraz komik mi yoksa yoksa kuul mu karar veremedim.
Özellikle son konserlerinde hareketini oldukça kısıtlıyor gibi.

Jamiroquai arkasında bizi daha senelerce götürecek iyi müzikler bıraktı. Vokali de hep iyiydi. Hâlâ mükemmel olması beklenemez. Artık 47’sinde olan Jason Kay gelecek için de çok fazla umut vermiyor. Ama siz onun için üzülmeyin. Bir saniye; kaç tane spor arabası var dediniz?

* Bu yazı yazıldığı sırada Toby Smith 46 yaşında aramızdan ayrıldı. Güzel müzikler verdi bize. Huzur içinde yatsın.

khgv@hotmail.com