A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Only variable references should be returned by reference

Filename: core/Common.php

Line Number: 257

karga | ÇAĞDAŞ MAĞARA

A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Use of undefined constant REQUEST_URI - assumed 'REQUEST_URI'

Filename: views/dergi_view.php

Line Number: 102

http://www.kargamecmua.org/dergi/sayi/110/4090" target="_blank" class="twitter">twitter

ÇAĞDAŞ MAĞARA


Emre Eryılmaz
Sokrates’in ağzı çok büyüktü ve Eflatun bu ağıza bakarken mağara ağzından çıkmakta olduğunu anladı. “Eflatun anı”; ışığın, mağara ağzında Eflatun ile buluşmasıdır.

Sonrası bildik hikâye; göz bebeklerine dokunup içeri süzülen renk, dönüşür ve an olur. Betimleme bitince, mana ve ses ağız önünde sözlenirler. “Gölge” tınısı dudakların ötesine akar. Ardı sıra; kadim olan ve olmayan zihin melekeleri mağara ağzını boşaltırlar ve dizgi devrimize uzanır.

Medeniyet, madde çalışmalarını istifledi. Standart üretim ve mekanik işlem, denklik noktasında buluştu. İnsan karar çatısı altında debelleşmekte. Çamur yol bacaklarımıza bulandı. Önümüz evrimleşme çağına dönük. Koltuğumuzun altında taşıdığımız iki teori kitabı, evrende dizginlenme etkisi gösterdi. Bilemediğimiz, savurganlaşma eğilimli teorilerden hangisinin etkiyi aldığı.

Ardından sürüklendiğimiz doğa, sessizce yol verdi. Yürüyüşümüz sırasında öğretici doğa ardımıza sığınıyor. Bilgi aktarım hızı ve insan düzeyi; aynadan, birbirlerini süzüyorlar. Coğrafyasını belirlemek için insan aynayı ezberine alıyor.

Bilgi ağızdan çıktığından beri, ilk kez yekûnun karşılığını istiyor. Gerçekten bir medeniyet kurduk mu yoksa hâlâ mağarada toplayıcılık mı, yaşadığımız?

Madde odaklı devir, insanı da sınıfladı. Yolculuğumuz; asri yorgunluğu sırtımıza ekledi.

Mekanik işlem ve standart algı yorgunluğu, tekdüzeliği besliyorlar. Mekanik işlem yorgunluğuna karşı standart ilaç girdileriyle başarı sağlandı. Fakat standart algı yorgunluğu, havsalamıza mekanik yorgunluğun şiddetini de taşıyarak girdi yaptı. “Olması muhtemel, kaçan hayat” halüsinasyonu tekdüzelik ismiyle algımıza işlendi. Bedensel hareketi arttırmakla, tekdüzeliğe çözüm ürettiğine kanaat getiren paniklemiş algı, bedeniyle iletişimden uzaklaşmaya başladı. Algımız; bedeni küçük görüyor ve hor kullanıyor. Miktarı artan takviyeler bedeni yorgunluğu boş vermişliğe boyuyor. Birbirlerinden habersiz; boş vermek, eylemsizlik, panik ise, eylem isimli ayrı yollardan giderek korkuya varıyorlar. Gerekliliğinin gereği, canlı üzerinde sert bir tabaka oluşturan korku; güvenli mağaramızda hareketsizce oturmak ve gölgeleri seyretmek ile mağara ağzı arasında tünele isim oluyor.

Baskılanmayla isim ve işlev değiştiren yorgunluk; hafızada karmaşa yaratır. Huzur ihtiyacı, bencillikle yer değiştirdi.

İnsan, korkuyla toplumdan, bencillikle kendinden uzaklaşarak birileşmekte. Görülmüş, toplanmış, sınıflanmış bilgiler sadece mekanik ve standart hayatı sürdürebilmesine olanak sağlamakta. Fakat insan, düşünce evrimini gerçekleştirmekten uzaklaştıkça maddenin kendisi olma korkusundan asla kurtulamayacaktır.

İnsan evrim kordonunu kendi keserken, maddeyi çeşitleyen veyahut standartlaştıran yola karar verecek. Kendisi de kararlaşan yolun evrimi içinde yer alacak.

“Eflatun anı” bireyselliğimize işlemek zorunda ve bunu yapabilmemizin yolu -bilginin mağara ağzında birleşerek kolektif hale gelmesi gibi- gün be gün mağara ağzına uğrayarak uzaklaşmayı tersine çevirecek kolektif güveni sağlamak.

Kalın sağlıcakla... sefahat@hotmail.com