KONTRAST


Okan Aydın
FAVORİ
Swans / The Glowing Man / Young God Records
Lafı eğip bükmeden girişi şöyle yapalım; Swans döktürmüş! İnsanın doktor olsa depresyona giren her hastasına günde üçer defa Swans dinlemesini salık veresi geliyor. Sekiz parçadan oluşan albümün toplam süresi tam tamına iki saati buluyor. Swans hayranları ve ekibin başrol oyuncusu, ikonik Michael Gira sempatizanları için bu elbette şaşırtıcı değil. Swans albüm boyunca adım adım inşa ediyor ve sonrasında adım adım ortalığı yerle yeksan edip, tozu dumana katıyor. Yarattıkları ses duvarları arasında sıkışıp kalmaktan mazoşist bir zevk almamak mümkün değil gibi. Girdaplı ve ekolu gitar riff’leri, hipnotik ve baş döndüren vokaller, birbirini tekrar ediyor gibi görünüp giderek daha oylumlu hale gelen nefes kesici parçalar. The Seer ve To Be Kind’la birlikte bir üçlü oluşturan serinin son adımı Gira’nın sözleriyle Swans’ın şu anki kadrosuyla da son çalışması olacak. The Glowing Man memleketin ahvalinden dolayı azap içinde olanlara da bir merhem kıvamında.
 
PLASE
Plaid / The Digging Remedy / Warp Records
25 yılı aşkın süredir elektronik müziğin en istikrarlı emekçileri arasında sayabileceğimiz İngiltere çıkışlı ikili (Ed Handley ve Andy Turner) son albümlerinde de sürprize pek yer bırakmıyor. IDM referanslı, melodik kurgusu ziyadesiyle kuvvetli, akışkan ve sıcak tınıların sarıp sarmaladığı albüm boyunca Plaid’in kendine has (ama artık biraz da tekrara düşen) ve pek de gizemli olmayan formülünden damıtılan notalara kulak kabartıyoruz. Piyasa ortalamasının üstünde konumlansa da, Plaid’in yaratıcı potansiyeli ve IDM kulvarında açtığı ek güzergâhlar düşünüldüğünde albümün geneli yine de biraz güdük kalıyor. Kendi rotasına saygı duymakla beraber Plaid’in kendi yörüngesine dahil edebileceği başkaca ses kümelerine kaçar gözlerle bakması biraz iç burkuyor. Tüm bu not kırmalara ve serzenişlere rağmen The Digging Remedy yine de keyifli ve huzurlu bir dinleme garanti belgesine elbette sahip. Yoksa mottomuz sabit; “Plaid ise, at sepete!”
SÜRPRİZ
Raime / Tooth / Blackest Ever Black
Elektronik müziğin son dönemdeki en dikkat çekici ikametgâh adreslerinden biri olan Blackest Ever Black etiketiyle ve dört yıllık bir aradan sonra çıkan ikinci albümleriyle İngiliz ikili yine karanlık sularda dolanmaya devam ediyor. Aksak ritmik yapılar, gevşek minik gitar dokunuşları ve gergin perküsyonlarla beslenen bu tekinsiz atmosfer ilk andan itibaren dinleyeni bir şekilde içine çekmeyi başarıyor. Nabzın en baştan birkaç perde düşürüldüğü, minimalist bir perspektifle ve rafine bir ses paleti üzerinden maharetle devşirilen albüm Actress ve Tropic Of Cancer arasında bir yerlerde geziniyor. Yarattığı kendine özgü dil ve dengeli ambiyans albümün en büyük artılarından biri. Ağırkanlı bas frekansları arasında kendini bulan döngülerin arka plandaki yoğun depresif havayı iyice parlattığı albüm son dönemin sağlam elektronik işlerinden biri özetle.
Kontra Plak Adres: Tomtom Mah. Yeni Çarşı Cad. 60/A 34433 Beyoğlu, İstanbul www.kontrarecords.com
okan@kontrarecords.com